küçükken dedemin bana bir şey yaptırmak için koyduğu ödül. eskiden nerde öyle şimdiki gibi fındıklı, fıstıklı bisküviler..
pötibör + pudralı lokum ikilisiyle ucundan tutmuşluğum olan şahane yiyecek.
(bkz:
kalori bombası)
dişlerin arasına sadece lokumun değil bisküvi kırıntılarının da kalmasını sağlayan ama gene de süper bileşim.
(talen, 07.09.2007 15:22)
ayrıca lokumu çaya banıp yumuşatmak suretiyle pötibör arasına yayılmasını kolaylaştırabiliyor,zevkin doruklarında yolculuk yapabiliyorsunuz.
o değil de editi: eti yada ülker bundan çıkarsın her gün en az iki paket yemezsem adam demesinler.
(mihman, 07.09.2007 15:38 ~ 15:44)
pudralı lokumu iyice yassılaştırıp, iki pötibör bisküvinin arasına koyarak yapılan inanılmaz lezzetli bişey. tabii lokum pudralı olduğu için eliniz, ağzınız pudra oluyordu ama olsun...
eskilerin pötibör bisküvi arasına koyarak yaptığı, bilimum bisküvi firmasının üretime geçirmesi halinde deli gibi satacağı lezzet bombası.
lokum adi ve son kullanma tarihi geçmiş olduğunda mükemmel olabilen yiyecek mikstürasyonu
*
bana babamı ve kış gecelerini hatırlatır ki babamın ve benim ortak olduğumuz bir durumdur,favorimizdir yani.babamla geçirdiğim en güzel anlarda hep bu iki vardır.baba eve bisküvi ve lokumla gelir,malzeme benden hadi bakalım lokumu sıkıştırmak sana düştü der.öyle büyük bir zevkle yaparım ki bu işi,lokumu itinayla bisküvi boyutuna getirir bi güzel sıkıştırırım..işte o muhteşem lezzet ortaya çıkarbabayla afiyetle yenir.bizim orlarda bunun bir adı vardır 'kıstırma' yiyecek firmaları niye düşünemiyo bunu yaaa.
dedemin annemlere her daim yaptığı en güzel tatlıymış. annem hep lokum alıp petibör arasına koyar bizden yememizi bekler ve dedemi rahmetle anar. ama biz abur cubur çocukları onu yiyeceğimize halley yeriz diye hep yüz çeviririz. aslına bakarsak güzeldir ama naparsın abur cubur çağı.
tadı hala damağımda olan tatlı.
bu kadar mı lezzetli olursun arkadaş...
babamın sürekli bizim çocukluğumuzda yediğimiz en lüks şeylerden biriydi dediği kobinasyon.
daha dün yaptım ellerimle, misler gibi de yedim. en kral tatlıya değişmem tadını hele lokum güllüyse tadı daha bir başka oluyor, denemeyen varsa en yakın köprüden salsın kendini derim ben.
bu enfes tatlının anneanne sözlüğündeki karşılığı için (bkz:
sürgü)
an itibariyle şekersiz koyu bir bardak hazır kahveyle tüketmekte olduğum şey. tek başına fenerbahçe'deki högh gibi. ama kahveyle uche-högh ikilisi oluveriyolar.
bisküvi pötibör ve lokum güllü olarak ayarlandığı zaman piyasadaki pek çok tatlıyı aratmayan müthiş lezzet
bunu hazırlarken üşenmeyeceksin katiyyen. yoksa kenarları lokumsuz yemek zorunda kalıyorsun. bir de bisküvi kırılıyo boşluktan dolayı. tam yayarsan ısıra ısıra sonuna kadar yersin. lokum da güllü olacak. hepsi gitmez. hindistan cevizlisi falan ters.
(bkz:
bisküvi arası şokella)
(bkz:
bisküvi arası sarelle)
gibi leziz varyasyonları bulunur. anneanne elinden yenmelidir.
daha çok mevlütlerde ve cenazelerde dağıtıldığı için, benim algı dünyamda hep buruk olan ikilidir.
dedem ne zaman bir cenazeye gitse lokum getirirdi. iki petibör bisküvinin arasına konulmuş leziz lokumlar. küçükken ırgalamasa da büyüyünce insanın içinden gelmiyor yemek. hep ölümü hatırlattığından yiyemem ben bunları. herkesin öleceğini hatırlatır bana. bir gün sevdiklerimin de öleceğini.
bakma kalas gibi durduğuma. benim de bir kalbim var. valla bak!
asıl adı
kıstırma olan lezzettir.
genelde komşunun söz ya da nişanından sonra, nişana giden annenin getirdiği peçete içine sarılarak getirilmiş lokum ve bisküvinin oluşturduğu yiyecek çeşididir.genellikle çaya batırıldığında kolayca eriyen finger bisküvi kullanılır.
kiloyla bisküvinin garip mika kaplar içinde yahut da kartonda satıldığı, açık lokumun yanına kondurulduğu zamanlardan kalma muhteşem ikili. cidden öyle olmalı ki, boğazı için para harcamaktan hayli çekinen annem safi çocukluğunu hatırlatıyor diye lokum gördüğü kuruyemisciden çıkarken "bisküvi de alalım, unutturma e mi?" diyor. şimdi adım başı pastanenin olduğu bir dünyada, lokum-büskivi kombinasyonunun çoğuna tanıdık gelmemesi ve hayli "kuru" bulunması pek normal.
çok sevgili anneciğim beni taşıdığı dokuz ay boyunca her gün yemiş. bıkmadan, usanmadan yemiş hem de. ben bilmiyorum tabi o zamanları ama söyleyenlerin yalancısıyım, benim ilk dişim çıkınca hanimiş benim kızım diyip bana da yedirmek istemiş öyle bi rivayet var. sonuç olarak annem hala daha yer aradan o kadar zaman geçmesine rağmen. ben ise o zamanlar da reddetmiştim yemeyi, hala daha yemiyorum. anne karnındayken doymuşum demek ki o tada..
ilk yenişi bir bayram olması sebebiyle;teyzeyi,dedeyi hatırlatan,benim için hatırlattıklarıyla leziz olan yiyecek.