bugün öğlenki halim budur.
sabah 11:45 de subayevleri durağından otobüse binersiniz.otobüs giderken birden caminin önünde bir kalabalık görürsünüz;cumadır,evet ama bu başka bir şeydir
cenaze gibi.yok cenazede
polisin ne işi vardır hemde her köşede neredeyse.bir türlü jeton düşmez.burası
subayevleridir.kim oturuyodur burda
başbakan.hımm demek ki bu polisler başbakan içindir.vay canına...camiye giderken güvenlik;koruma...
ve
clompinin aklına şunları getirir bu etten duvarlar:bir kaç gün önce
clompinin binbir işkence ile otobüsün camlarına yapışarak bir saatte gittiği yolu başbakan
4 dakikada gitmişti.evet tam dört dakika.clompi bunu anlayamamıştı.bu nasıl bir düzendi ki onun gittiği yolu başbakan 4 dakikada gidiyordu??
şimdi anlamıştı.
cuma namazına bu kadar korumayla giden meclise 4 dakikada tabii ki gider.
yol boş olsa;özel arabanla gitsen bile
keçiören meclis arası günün o saatinde mümkün değildi 4 dakika..
ve clompi sinirlenmişti.başbakan ile onunla aynı mahalde oturan insan arasındaki farkın büyüklüğüne şaşırmıştı..anlamıyordu.anlamayacaktı..
ve otobüsün camlarına hergün yapışmaya devam edecekti.
bitmeyen inşaatların içerisinde bir o yana bir bu yana savrulup gidecekti.
birileri 4 dakikada giderken;birileri 1 saatini ayakta ter içerisinde geçirecekti;bomboş bir şekilde..