son dönemlerde sıkça siyasetçilerimizin ve ülkenin burjuvazi kesimi olarak adlandırabileceğimiz sivil güçlerin (bkz: tobb,tüsiad vs...) dile getirdiği ve millet olarak çooook ama çook ihtiyacımız olduğunun kalıplaşmış bir söz grubu halinde, konuşma metninin kaleme alındığı bilgisayarların masaüstünde notepad'e kayıtlı bulundurulmak suretiyle her an için copy-paste'e hazır bulundurulduğu sözcük grubudur. anlamından kastedilen ilk aklıma gelen (bkz: dayanışma,hoşgörü vs...) olup olmadığı hep aklımı kurcalamıştır. zira, birlik sözünden kastedilenin, 10. cumhurbaşkanımız olan sezer'in de dile getirdiği gibi "her t.c. vatandaşının resmi ideolojiyi benimsek zorundadır." olup olmadığı aklıma gelip durmaktadır. tek tip düşünen ve gelişememeye mahkum bir topluma dönüştürülmeye çalışılıyor olduğumuz paranoyası beynimi kemirir durur. zannımca bu fikrin zihnime bulaşmış olduğu tarih,2 kere 2'nin 4 olduğu konusunda bile tek tip düşünme ihtimallerinin düşük olması gerektiğini düşündüğüm, akademisyenlerden oluşan yaklaşık 100 kişilik bir kurul olan üak'ın oybirliğiyle karar aldığı tarihlere tekabul eder.ama ihtimal odur ki ifade edilmeye çalışılan, (bkz: hüsn-ü zan iyidir),
hacı bektaş velinin söylediği gibi: "bir olalım, iri olalım, diri olalım"dır.
toplumca mütemadiyen-ad nauseam ihtiyacımız olduğu bildirilen şey. hangi ortak zeminde oluşacağına bakılmaksızın hep olumlu birşeymiş gibi sözedilir. kimilerince güzel bir ütopyadır. medyaya ve kimi politikacılara göre bazen şıp diye oluşuverir. birlik ve beraberliğin, ekseriyetle sınır ötesi operasyonlar ve milli maçlar esnasında medya tarafından "tam da ihtiyacımız olan şu günlerde" inşa edilişine tanık olabilirsiniz. "türkiye tek yürek" oldu felan diye manşet atılır. futbolun f'sine sempatim, militarizmin m'sine tahammülüm olmadığından ünlü tek yüreğe bir türlü dahil olamamışımdır ben kendim.
askerde komutan, namazda imam marifetiyle, başarıyla sağlanan şey. yalnız kışla ve cami dışına çıkıldığında sağlamak güçleşiyor ki, bunda da sivil denen akışkan kütlenin bir türlü emir ve komuta zincirine tam riayet etmeye yanaşmayan başıbozuk kendi halindeliğinin önemli payı var.
bir diğer başıbozuk olduğu kadar serkeş, bozguncu olduğu kadar küstah unsur ise kadın. ne cami ve ne de kışla terbiyesinden nasiplenemediğinden olacak, kendisi bu birlik ve beraberlik orjisine ayak uyduramadığı yetmezmiş gibi erkeklerin de dikkatini dağıtmaktan geri kalmıyor.
siviller ve kadınlar, toplumumuzun atsan atılmaz, satsan satılmaz öğeleri, özlenen birlik ve beraberlik seviyesine mazhar olmamıza bir türlü izin vermiyorlar.
bombalı eylemlerden, hain pusulardan sonra yapılan çağrıların bel kemiği, ama ülkemizde daha çok milli maç galibiyetlerinden kısa da olsa gerçekleştirilebilen durum.