1. o kişinin en ufak bir kırıcı sözünün,sizin canınızın çok yanmasına neden olacak şey.
  2. sonunda çok üzülmenize neden olacak olan,her seferinde bir daha kimseye gereğinden fazla değer vermeyeceğim demenize neden olan; ama nedense uygulanamayıp tekrarlanan üzücü durum. konuyla ilgili en güzel söz de şudur ki: birine gereğinden fazla değer verirsen ya onu, ya kendini kaybedersin
  3. neyin ölçüsünün esas alınarak belirlendiği belli olmayan (kimin neyi ne kadar hakettigini bilmek nereden ileri gelir? onu da düşüunmek gerekir ayrıca), lakin verilen değer ve gösterilen özveri doğrultusunda karşıdaki insanın beklentileri karşılayamaması sonucunda (bu da bir nevi kendinde ayar eksikliğinin ifadesidir) oluşan durum.
  4. insanlar hata yapan varlıklar olduğu için, kimse karşısındakinin gerçek değerini bilemez.
    (bkz. mühendis yaklaşımı):
    tavan değere ulaşana kadar değer verilir, verdiğiniz değer zamanla optimum değere inecektir.tepe noktası eğer alçaktaysa , bu optimum değere inme süreci eğer karşıdaki kişi iki yüzlü cıvık bir şahıs ise hızlı olur (eğrinin eğimi), eğer karşıdaki yüzünüze sürekli gülen akıllı bir parmakta oynatıcı ise bu değerin optimum değere inmesi daha uzun vakit alır.

    değersizliği anlamanız er geç olacaktır, mühim olan kendinizi fazla kaptırmamanızdır.
  5. değer verilen kişinin kendini bişey sanmasına, sizinse eninde sonunda üzülmenize neden olacak hadise
  6. bir insana hakettiğinden fazla değer verirsen ya onu kaybedersin ya kendini kahredersin.*
  7. çok sevgiden kaynaklanır.siz değil,gözünüzü karartan sevginiz onu hayatınızın merkezine koymuştur.hatanızı anlayınca çok canınız yanacaktır evet,ama yere sıkıca bastığınız her adım hatalardan çıkardığınız dersler sayesinde değil midir?..