çocukluğumuzda oynadığımız sıra mantığına dayalı oyunlarda kullanılan antidemokratik seçilme nidası. bu sihirli sözü söyleyen kim olursa, o oyuna ilk olarak başlar, diğerleri de bu seçilimi itirazsız kabul eder, hatta ikinci ve üçüncü sıraları kapmak için çabalarlardı.
çocukluğumuzdaki bu kabullenme dikkat çekicidir. çünkü ilahiyet bizim için o zamanlar üzeri perde ile örtülü bir kavramdı, ve allah ismi arkadaşlar arasında kuralları bilinmeyen ama uyulması gerektiği düşünülen hayat oyunun en gizemli parçasıydı. zaman geçtikçe maşallah, inşallah, mazallah, ya allah ile aşinalaştığımız bu isim o zamanlar en kutsal sözdü. ancak yanlış kullanımlara da rastlanmıyor değildi, bilen bilir: bir sayısının yerine başka sayılar da koyuluyordu. akıl baliğ olsak şirk koşmak anlamına gelecek olan bu masumane hata, çocukluğumuzda bize komik geliyordu.
bugün çevremize bir bakalım. sokakta oynayan çocuklar mahalle başına bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıdalar; bu ekolü bilmeden yaşatanlar da bu çocuklar olsa gerek. ancak ezici bir çoğunluk evlerinde "play station" veya bilgisayarlarıyla haşır neşir olurken sözü geçen cümleyi kullanmak akıllarının ucundan bile geçmiyor; sanalyaşamın kendilerine dayattığı "first player"lık ve "second player"lığa razı oluyorlar.
burada yapmak istediğim bir sistem eleştirisi kesinlikle değil, yalnızca çocukluğumuzun değerlerinin nasıl da göz göre göre kaybolduğunu vurgulamak. belki de kaybolmayı hakediyordur bazı şeyler. ancak çocukluğumda pek atak bir veled olmadığım için sevmediğim bu seçim tarzını, bugün çok seviyorum. en azından yalanlarla dolu sistemin yalanlarla dolu seçimlerinin yanında hatalarıyla birlikte oldukça masum görünüyor gözüme. keşke her seçim böyle masumca olsa da, ben yine ikiyim bir allah diyebilsem.
not: gxix kardeşime de anılarımı depreştirdiği için teşekkürler *