sallantılar arasında iç dengesini, iç huzurunu, son olarak da kendisini kaybedebilen varlık.
üç tane siz vardır karşınızda, üçüyle ayrı ayrı vedalaşırsınız her gece uykuya dalarken. birinci olarak hayatın size biçtiği rol vardır siz olarak karşınızda. örneğin vefalı bir evlat, çalışkan ve hırslı bir iş adamı ya da elinden her iş gelen bir anne gibi... size biçilmiş rolü ne kadar başarılı oynarsanız, o denli saygın olursunuz toplum içinde.
ikinci olarak kendinizi ve rolünüzü saklamaya yarayan maskenizle karşılaşırsınız. bu maske gerektiğinde aptalı oynar etrafındakileri kandırmak için, gerektiğinde ise safı . maskeniz ne kadar inandırıcı oynarsa, siz o denli az zararla çıkarsınız girdiğiniz tüm yükümlülüklerin altından.
üçüncü olarak sizle karşılaşırsınız. hayatın ona biçtiği rol altında ezilen ve maskenin üstünü örterek kapattığı sizle... o kadar kaybolmuştur ki diğer sizler yüzünden, en az onu tanırsınız.
bu üç siz arasında gelip giderken, yani rolünüz, maskeniz ve kendiniz arasında çırpınırken ne iç denge bırakırsınız kendinizde ne de iç huzur. bir nevi intihardır aslında bu. yavaş yavaş içinizdeki huzuru öldürürken, kendinizi boğazladığınızın farkına varmazsınız. sonra bir gece öyle bir derin uykuya dalarsınız ki, bir daha gözünüzü açıp bu üç sizi de göremezsiniz.
(bkz:
hamlet)