dönemin sağlık bakanının televizyonlarda çay içerken boy gösterdiği, "o kadar çayı heba mı edelim." mantığı güdülmüş bir dönemde edilmesine hiç şaşılmayan ve hatta malum şahsın "bakarsınız siz de züpper gahraman olursuuuuz gençler!!!" gibi bir tepki verip türkiye'ye ilk büyük şakasının ardından bir de küçük şaka yapması olasılığı yanında normal bile durabilen söyleyen zat ve dönem göz önüne alındığında "olur öyle, daha neler oldu bu ülkede." dedirten ifademsi.
not: atom enerjisi kurulu başkanı ve sanayi ve ticaret odası başkanı imiş benim sağlık bakanı sandığım zat raupe'ye inanılmaz teşekkür tabi.
doğada, toprakta ya da yediğimiz çoğu üründe, çok az oranda yer alan bir olgudur radyasyon. tam hatırlamıyorum yüzdesini ama yüzde %0,1 civarı birşeydi. yani illa her bünyeye biraz lazımsa biz zaten alıyoruz onu doğal olaylar sonucu.
(bkz: azı karar çoğu zarar)
"hmm o zaman biraz almak lazım..." tepkisi beklenen lakin hiç de öyle olmaması gereken tezdir.
radyasyon zaten birçok şeyde az miktarda vardır ve taraflar tarafından yeterince (hatta fazlaca) alınır.
zihni evvel insan bunun için ekstra çabalamayacağını kestirebilir. hatta bilakis radyasyonun etkilerini azaltmak adına bir maranki usûlü olan et suyu, tarçın ve kimyon üçlüsünü karıştırıp, demleyip içer.