yerinden hatta ve hatta bilgisayarın önünden kalkacak taakati olmamak,uyumak istememek,can sıkınıtısını ve düşünmesi gereken şeyleri sözlüğe yazı yazarak gidermeye çalışmak ve ertesi günün bir yandan bir an önce gelmesini çok isteyip bir yandan da hiç umursamamak.
uykusuzluğun çektirdiği ızdıraplardan biri. insanın çok fazla uykusu olmasına rağmen yatağa girmemesi. çünkü girse de uyuyamayacağını bilmesi..
(bkz: ceza)
çok yoğun geçen bir günün ardından kanepe köşelerinde uyuyakalmak daha bir tatlıdır. biraz kestireyim diye uzanırsınız ancak kestirmekle kalmaz, resmen oraya yorgunluktan sızıverirsiniz. hele bir de evde ''git yatağına yat'' diye baskı uygulayan biri varsa bir türlü o gücü toplayıp kanepeden yatağınıza transfer olamazsınız.
efendim kadınlar sabırsız olabiliyorlar, açıklanamıyan bir şekilde sevişme başladığı yerde bitsin anlayışına sahip oluyorlar. kanepede başlıyorsunuz, bir kere zevke geldi ya, yatak matak demenize kalmadan sus ve yalamaya devam et diye direktif geliyo. bazen yalamaktan sikmeye bile vakit bulamıyorsunuz.
benim başıma böyle birşey gelmedi tabi, bir arkadaş anlattı, ona da kuzeni anlatmış.