ecnebinin
procrastination diye özetlediği, benim ise her gün
yepisyeni fantezilerle geliştirdiğim yetidir. akla hayale gelmeyecek saçma etkinliklere imza atar insan, hayaller kurar, oturur seyahat planları yapar, kendine
domain name arar, okuyacak kitap arar, izlenecek film download eder, sözlüktü facebooktu maildi zilyon kere kontrol eder, gitarına tel bakar, kız arkadaşına hediye bakar, sanki yemek yediği süre boyunca zaten çalışamayacağından günahsızmışcasına hababam birşeyler yer, hacı bende ne sorun var acaba deyip internetten konsantrasyonla ilgili ne bulursa okur, buralardan aldığı bilgilere dayanarak
barok müzik dinlemeye başlar,
feza buzluca'nın sayfasından indirdiği güzide barok müzik örneklerini hatmeder, arkadaşlarının web sitelerini ziyaret eder, kullandığı programları yeni sürümlerine upgrade eder,
arjantinli şaban oda arkadaşıyla dalgasını geçer, ilk gördüğü çinliye
long time no see der maymun eder, memelekete döneceği zaman için tiyatro bileti arar, ve yine en başa döner, hayaller kurar...
ama bir türlü başlayamaz çalışmaya
(bkz:
koy detone)