aşkı strateji oyunu olarak görmek aşka ihanettir.en önemli şart dürüst olmaktır.oyun oynamamaktır...
edit:
ne adammışım be diye düşünüyorum şimdi.aşkı zaten oyun olarak görmek lazım diye düşünüyorum şimdi.her oyun gibi aşkta bi süre sonra biter.2 kişilik multiplayer oyun...
günümüzdeki aşk'ı en iyi açıklayan yaklaşımdır belkide.sonuçta bir ilişkide eğer ki ilişki hakikaten aşk içeriyorsa, insan karşısındakiyle elektriğini hep maksimum düzeyde tutmak ister. bunun için de maalesef çoğu durumda dürüstlükten ziyade bazı taktikler kullanmak durumunda kalır. hoş olmasa da pek çok defa test edilmiş bir realitedir.
aşkın; iki tarafın da kendilerini diğer taraftan akıllı zannederek birbirlerine oyunlar kurması, birbirlerini sürekli sınamaları, ve sonuçta hiçbir şeyi harbiyatıyla yaşayamadan ve hissedemeden yaşanılmasına sebebiyet veren dobralık yoksunluğu.
iyice oyun birbirinizin gözünü .mına koyim
hayrı en büyük kurnazlık dürüstlüktür. siz bırakın birbirinizi sınamayı. hayat zaten sizi bir güzel sınayacak orda anlarsınız.
bu durum insanların birbirlerini sadece konuşarak tanımasından da kaynaklanır. beraber hiçbir eylem gerçekleştirmemiş, sadece muhabbet etmiş insanların birbirlerinden şüphe duyması doğaldır tabi.
aşk bir anlıktır,girer hayatımıza,gökyüzünü öperiz,denizin derinliklerine dalar,vurgun yiyene kadar sırılsıklam kalırız.oyun yoktur aşkın içinde,yalan yoktur,düzen yoktur,sadece masumiyeti taşır bireyselliğinde.bu yüzden aşklarımızı hep iyi isimlerle anarız zaten.ne olursa olsun,karanlığa da düşsek,gözyaşında da boğulsak kanarız yalanlara aralıksız.aşkın stratejisi yoktur,aşk ilk el tutuştaki çekingenlik,ilk öpücükteki masumiyettir sadece.eski türk filmlerinde kötü adamın aradan çıkartılması gibi..ama şairin de dediği gibi,eskidendi çok eskiden
ben inanıyorum ki; aşkın strateji ile uzaktan yakından bağlantısı yoktur. önce aşkı düşündüm. aşk var kabul etmek gerekir. aptallık olsa da onursuzluk, sefalet türünden insan haysiyetini yerlere çarpan bir etki yaratsa da evet o var. var ancak aşk, akli (mental, rasyonel) bir bağlama hiçbir zaman sahip olamayan bir olgudur. aşk, belirli bir zaman diliminde kendini açığa vuran ve sadece aşık olunana bağlı olarak duygulanımlar yaratan ve gerçekte aklın geçici manipülasyonuna, devre dışı bırakılmasına (by-pass) dayanan bir duygu yoğunlaşmasıdır. şu halde demek istediğim aşkın başlı başına duygusal, soyut temellere dayandığıdır. öte yandan aşkın belirli bir amaca dönük olduğunu söylemek nasıl bir yanılgı olacaksa onun önünde sonunda başarı doğuracak hamleler zinciri olduğunu tasarlamakta o derece yanlıştır.
benim düşüncem, aşkın kısmi, geçici olduğu ve aslında akli süreçleri gözardı etmesi nedeniyle pek de gerçekçi olmadığıdır. bundan sonra strateji içi söyleyeceğimiz sözlere dönersek, bizi amacımıza ulaştıracak yol ve yöntemler bütünü olarak tanımlayacağımız bu kavramın, elbette aşk ismi verilen belirli bir zaman dilimine münhasır duygusal yoğunlaşmalar ile (yukarıdaki derinliksiz açıklamalar gözönünde bulundurularak) uzaktan yakından ilgisi olamaz. zira, aşk eğer bir hedefse-amaçsa-bizi bu amaca ulaştıracaka en iyi stratejiyi kurmamız zaten maşuku temelde mağlup etmemiz anlamına gelir. öte yandan eğer aşk bir araç ve hedeflenen başka bir şey ise ve bu hedef için aşk aracı ile farklı yollar izlenecekse; bu defa da aşk ismi verilen aracın denize düşen kesme şeker misali bir müddet sonra yok olacağını düşününebiliriz. bunlara ek olarak, strateji kesinlikle akli olmayı, rasyonel kararlar alabilmeyi, yüksek entelektüel yetkinliklere sahip olmayı gerektirir ki; aşkın kendi doğasında olmayan aklın, bu durumda çelişik bir durum yaratacağını kolaylıkla söyleyebiliriz.
aşk ne bir strateji kabul eder, ne bir oyundur. aşkın temeli olmadığı gibi kontrol altına alınamayan duygulanımlar nedeniyle de çoğu kere yanlışa sapıldığı ve hatta bu yüzden bütün bütün yaşamdan kopulduğu da görülmüştür. aşk, hiçbir stratejiyi kabul etmez, yoğundur ama sıradanlığı ancak kaldırabilir. o geldiği anda sessizce karşısında oturup seninle hangi oyunları oynacağını seyretmeni-ve hatta bedeninden dışarı çıkıp aşkın elinde neye döndüğünü görmeni- tavsiye ederim.acı çekmek hiçbir zaman bu kadar zevk vermemiştir. hazcı yapar çıkarır seni aşk yanisi. hiçbir kere ona gücün yetmez, erişemez, kontrol edemez ve yön veremezsin. aşk kendi stratejisini kendi yaratır ve hatta abartarak söylemek gerekirse, aşk; kendi oyununu kendi kurar ve sonra oyuncuların paramparça hallerine, salya sümük kalmalarına, perişanlıklarına kahkahalar ile güler. ne stratejisi ne oyunu haydiyin oradan.
aşkı yorumlayış biçimlerinin gerçekliğe en yakın olanıdır. tarafların bu oyunu birlikte oynayabilme yetenekleri aşkı meydana getirir ve oyundaki başarılarının paralelliği direk süreye yansır.
maalesef geç de olsa fark ettiğim durumdur. gönül ister ki herkes gönlünce yaşasın aşkını, mutlu olsun ancak her oyun gibi bu oyunda da bir kazanan ve bir de kaybeden vardır. stratejinizi iyi kurmazsanız(doğru fiili mi kullandım bilmiyorum) kaybeden olmaktan başka bir şansınız yok.
oyunun amacı hatun yapmak ya da çocuk kafeslemek falan değildir. mutlu bir ilişki sürmektir. aksi go'nun bir tahtaya en güzel desenle taş yerleştirmek olduğunu sanmak gibi bir düşüncedir.
kimi insan tarafından aşkın algılanış biçimidir. oyunlar aşkı öldürebilir ölçülü değilse yapılmamalıdır aslında. hesaplı planlı bir aşk olmaz olsun da denebilir. her an kazık yiyeceğini düşünüp komplo teorileri yazan insanlar doyasıya aşkı yaşayamazlar ve kendilerine güvenleri tam değildir. oysa sevgili görevlerini karşılamak yeterlidir.
yüklenmesi için kalpte çok yer ister..ayrıca arka planda çalışırken de beyinin belli bir kısmını tutar (sanal memory ayakları)
silinmesi zahmetlidir, nitekim add/remove programs hep sorun çıkartır, yok efendim ben bu aşkın dll dosyalarını bulamadım, ondan dolayı silemicem der..
klasöri shift+del yapıp sorunu kökten kaldırmak istersiniz ama bu sefer de tam tamına hayatınızdan çıkaramazsınız bu aşkı..nitekin bünyeye format atıncaya kadar oyunun sistem dosyaları sizi yer bitirir..
2 dvd'dir oyun, orinali pahalı yani, ama korsan alınca da bilin ki sorunlu bir versiyonuna çatacaksınızdır..
atmosfer ve konu olarak çok başarılıdır, tüm herşeyi yapma şansı oyuncuya bırakılmıştır, ama temel strateji mantığı ile ilerlerseniz muhtamelen yenileceksinizdir..değişik ünitelerden yeterli sayıda yapmak gerekir, karşı tarafın ilgisini her zaman canlı tutmalı ama sıkılmasına da engel olmalısınız..youth is the key to the salvation..ben bunu başka bir yerden hatırlıyor gibiyim ama..
grafikler ise çok güzeldir..belki de bugüne kadar gördüğünüz en güzel grafiklere sahip aşktır aman pardon oyundur bu..kendinizi kaptırmışsınızdır..grafik kartınız yetmiyorsa bile yettirmeye çalışın, nitekim bu oyun öyle low detail'da oynanacak tarza bir oyun değildir..ilgi gerektirir, kendinize çeki düzen vermeniz gerekir, yoksa oyundan optimum zevki alamazsınız, siz oyundan değil oyun sizden sıkılır..
taktik hatası kabul etmez bir strateji oyunudur, önceden save yapayım da bir dalayım düşmana olmaz, bir kere oyunun başında save edebiliyorsunuz, sonra ise herşey bittikten sonra load seçeneğini görüyorsunuz..aralarda autosave'ler var fakat sizin buralardan load yapmanıza izin verilmiyor..değişik bir oynayış tarzı tabi..takdir ettim..onun için dikkatli karar vermeniz gerekmektedir, bazen geri dönüşü olmayan bir yolda olabiliyorsunuz..ama zararın neresinden dönerseniz de kardır, bu da ayrı bir nokta..
- canan aceyip yoruldum bugün, bak işten geldim daha anca. azıma sçtılar zaten ofiste. başka zaman oynayalım he mi canım ?
- sen beni sevmiyosun artık, kemal !
- ne alakası var şimdi ya !
- gol!
- evet..
- sen de bunu yedin..
- evet yedim.. ofsayt şüphesi var ama..
şüphesiz ki iki taraf ta age of kings'deki köylüler gibi "emret.", "yaparım." gibi cevaplar vermez. ayrıca iki tarafın da convert edilme olaslığı vardır.
dünya küçüktür ve boştur, bu dünya da en büyük ve en dolu olan şeye ruhunu kapatmaksa yapılacak en büyük hatadır yaşamak uğruna. aşk uğruna ölünebilecek, uğruna bu boş dünyada nefes alınabilecek kadar güçlüdür çünkü. yaşamaktan daha değerlidir aşık olan olanlar için aşk. bununla dalga geçmek ve bunu stratejilerle küçültmek kendini küçültür ve bitirir insanın. ille de strateji isteyenlere aşk için yada onların deyimiyle "aşık olup-aşık olunmak" için uygulanması gereken tek strateji doğru insanı beklemek yada aramaktır. beklemek ümitsizlere, aramak ise aşka aşık olmadan bile inanabilecek insanlara kalanıdır buluşmada.