bu tarz kitapları okurken elinizden bıramazsınız. her türlü işi aktiviteyi bırakıp sadece ve sadece kitabı okursunuz. bittikten sonra da neden bitti diye üzülüp kitabın devamının çıkmasını istersiniz. ama bu seri kaç kitap olursa olsun size asla yetmez.
(bkz. yüzüklerin efendisi)
jean christophe grange kitapları. kızıl nehirler bir solukta bitmesine ragmen sonu rezalettir. siyah kan çok sürükleyicidir, sonu tahmin de edilse yine heyecanlı sayılır.
kitabın arka kapağından bir alıntıyla: "general bir başka gardiyana döndü: "buradaki tutukluların statüsü nedir?" gardiyan soruyu pek anlayamamıştı. bir şeyler söylemek istiyordu ama kem küm ediyordu. general bu kez soru şeklini değiştirdi: "yani evladım" dedi "buradaki tutuklular normal tutuklular mıdır?" asker bu kez soruyu alamamanın şevkiyle gırtlağını yırtarcasına cevap verdi. "hayır komutanım." "ya nasıl tutuklulardır?" "anormal tutuklulardır komutanım." "peki normal tutuklularla, anormal tutuklular arasındaki fark nedir?" "normal tutuklular, normal cezaevlerinde bulunurlar komutanım. hırsızlar, esrarcılar, ırza geçenler normal tutuklulardır. vatanı yıkmaya kalkışanlar anormal tutuklulardır!" "peki bunlara nasıl davranırız?" "anormal komutanım!""
james patterson adlı yazarın balayı adındaki kitabı..fazlasıyla kötü bir çeviriye ve sıradan bir konuya sahip olmasına rağmen bir gecede heyecanla okuduğum kitaptır, ilginçtir.