size oluyor mu bilmem, ama bana çok oluyor, ve artık hakikaten de rahatsız edici bi boyuta ulaştı bu. mesela bi buluşmaya, doğum günü toplantısına, herhangi bi organizasyona gidiyorum, organizasyon derken bi cafe’de takılma filan işte. oturuyorum masaya. ve o da ne!!! masadaki kızların dörtte üçünü daha önce en az bi kere hoplatmışım.
geçen gün yakın arkadaşım alper’in doğum günü vardı. 20-25 kişilik büyük bi masa. biraz geç katılabildim. bi şekilde benim hayatıma giren kızlar onun da arkadaşı olduğu için haliyle çağırmış. masaya bi oturdum aman yarabbi, jesus christ! uzak bi akrabanın cenazesinde kaldırdığım hatundan tut, ilkokul öğretmenimin kızına, amcamın kızının arkadaşına, lise tayfamızın en harbi çocuğunun eski sevgilisine, dayımın aile dostunun biricik yavrusuna, ve bunlara benzer bir ya da birkaç sevişilmiş, sonra da görüşülmemiş, küslük yok tabii, sadece görülmemiş bir iki hatun daha…
tuhaf oldum. daha önce üç dört tane hoplattığım hatunla aynı masada oturmuşluğum vardı tabii, buna alışıktım, ama sayı 6-7’nin üzerinde olunca ben bile huylandım. hani yanlarında sevgilileri olmasa bi nebze, daha kolay olur. ama ne bileyim mesela dallamalardan biri, “ya alex’in sözleşmesini uzatmaları iyi oldu” derken, “ulan bırak alex’i şimdi göt, sen önce yanındaki hatunun ayak baş parmağıyla yanındaki parmak arasındaki çukuru biliyor musun, gördün mü, hiç yaladım mı” demek geçiyor içimden. ya da bir başkası garsona salak bi espri yaparken,” göbeğinin yakınında, boşluğuna doğru bi yer var sevgilinin vücudunda, oradan öpünce çok huylanır, titrer, başını arkaya atarak kahkahalarla güler, zordur ama orayı bulmak, bi dudak boyu kadar çünkü” düşüncesi sarıyor her yanımı. sonra önümde bi çift görüyorum, sarılıyorlar birbirlerine, üzerindeyken bana “erkeğim… beni hiç bırakma… seninim…” diyen yavrunun başka alemlerden bakan gözleri, şu haliyle çok sevimsiz görünüyor.
inanın artık hiç bi yere gitmek gelmiyor içimden. eee bi şey içicem, yiycem, bi espri yapıcam, takılcam kısaca, hoş bi zaman geçireceğim, ama aklıma bu yavrularla ne yaptığım, nasıl seviştiğimiz, yanlarındaki ibişlerin onları haklarını vermeden hoplatışını, hoplatamayışını düşünüp sinirleniyorum.
bir çok kız ile seks ihtiyacını giderdiğini cümle aleme anlatmaktan zevk alan bünyenin, hayasızca triplere girip, bütün herkesin kendisine ''vah canııım, ne şanssız çocukmuşsun, bak ne üzüldüm'' demesini beklemesi ve bunu bariz şekilde ortalığa saçması durumu.
ne yani, üzülelim mi şimdi? o kadınlara vay ırıspılar mı diyelim, ne yapalım? inan umrumda değil... ister kıskanmak deyin, ister başka birşey. çok gerekliymiş, süper bir haltmış gibi anlatılması herhalde canımı sıktı. ''sayısını unuttum ama bayağı kızın üstünden geçtim hübelelele'' tadında yaşayıp tüm nefretleri toplamaktansa ömür boyu elimi düzerim daha iyi.
(bkz:
aferin çok iyi yapmışsın)
bu başlığı açanın bi tarafları kalkıyosa benimde adım hatun değil dedirten konu. işte bu kadar söylüyorum. bunlar yapamama psikolojisinin ürünleri. hani internette seks hikayeleri siteleri falan varya, anlıyosun direkt senaryo gülmek için birebir. o hesap yani bu kayser sozer in yazdıkları da. allah yardımcısı olsun.
bu kadar "
yapıcı" biri ise geri kalan dörtte birini de masanın altında yapmak demektir.
(bkz:
huylu huyundan vazgeçmez)
masada dörtten daha az kız varsa sonucu küsüratlı çıkan matematik işlemi.
ek: masadaki kız adedi dörde tam olarak bölünmüyorsa da olur. illa ki az olması şartı yoktur. uyarı için
fikrettin abi'ye teşekkür ediyorum. zekice.
*
korkudan da zıplayabilirler. herhangi bir yaratık maskesiyle aniden "böööööööööööööö" diye bağırarak başarılabilir. o zıplamayan da korkmuşturda belli etmiyordur.
(bkz:
serbest çağrışım)
aferin ne kadar mutlusun dimi şimdi. hatta aklından geri kalan dörtte birini de hoplatmak geçiyordur. kolay gelsin. kendini sikiyle erkek zanneden insan... kolay gelsin...
fakat ruhunuzdaki iğrenç kirliliği göremezsiniz siz...
yazık çok yazık...
bazı zavallı ibnelerin hayallerde yaşaması.
asosyal bozukluk nedeniyle halüsinasyon görmek.
(bkz:
komplo)
- "bir masadaki kızların dörtte üçünü hoplatmış olmak" nasıl bi duygudur abii?
+ ben
rüya yorumcusu muyum lan yarak hasan!
masada tek kız varsa ciddi sorunlar yaratabilecek durumdur. tek kız var ve sen sadece dörtte üçünü hoplatabilmişsin, bir bok yemişsin ama oda olmamış.
(snail, 08.02.2009 18:53)
-..merhaba con, hey merien, ee yaşlı metyu aramızda görünmüyor?
+..tuvalette etin suyunu sıkmakla meşgul
(gülüşmeler)
<..metyu yarım saate gelemez biz başlayalım, eprıl'ın doğumgünü münasebetiyle toplandığımız bugünde, 75 oldu mu ha eprıl ha-ha..(öksürme nöbeti)
>..kapa çeneni herıld..
<..neyse, bugünde hayatımızı borçlu bulunduğumuz sevgili vilyım'a şükranlarımızı bildirmek istiyorum. dakota'nın en iyi kardiyoloğuna kadehlerimizi kaldıralım şimdi, vilyım'a!
-..şerın, dikişlerin henüz yeni, bu aralar o bölgeyle dikkatli olmalısın...
^..evet, şerın, bundan sonra öyle tehlikeli pozisyonlar yok..(kesik kahkahalar)
-..baya zorlanıyorsun heralde metyu?
^..onu bunu bırak da doktor, şu kahrolası masadaki kadınların dörtte üçünü hoplatmış olmak nasıl bir duygu onu anlat bize..
bazen sadece hayal gücünün ürünüdür. lakin bazı erkeklerimizin hayal gücünün maşallahı var... aslında biraz da ego tatmini yönünde bir hayal dünyasıdır bu. hele bir de ulu orta yerde gerine gerine anlatıyorsa bilin ki gerçeklik payı çok azdır. amaç aslında "bak hacı bak, çılgın bi -götürdüğüm hatunlar listem- var benim! burdan açsak çarşaf gibi kuzey kutbuna uzanır! ahaha işte ben buyum lan bu bu bu! pışşııık sende var mı lan böyle liste!?" gibi imalarda bulunarak kendini -çok büyük bok yemiş- gibi göstermeye çalışmaktır. ama ne yazık ki bu davranışlar dinleyen/okuyan kişinin, okumadan önceki aynı baygın bakışını koruyarak "eee.. bu ne şimdi? buna gülecek miydik?" tepkisini verdirtmekten öteye gidememektedir.
yıllardır ezilmiş parçik pinçik edilmiş egonuzu nolur böyle abik gubik hareketlerle tatmin etmeye çalışmayın. oturun bi meşgale edinin, kendinizi orda gösterin, insanlar daha siz ağzınızı açmaya fırsat kalmadan yüceltsinler sizi, övsünler, takdir etsinler...
nihayetinde ağzımızı açacak olduktan sonra daha ---dolu--- konulara açmamız saygınlığımız açısından daha doğru bir karar olur. ha tabi bazılarının saygınlık ve karakter gibi hususlarda endişesi hiç olmamıştır, büyük ihtimal asla da olmayacaktır... onlar takılsın kendi hallerinde...
dı gardiyan'da yazan habere göre ingiliz bilim adamlarının yaptıkları araştırmada belli bir açlık sınırının üstüne çıkan tavukların bulundukları mekanı buğday ambarı zannettikleri tespit edilmiştir. bu sonuç akla "tavuklar şizofren olabilir mi?" sorusunu getirmiştir. bilim adamları bu konuda araştırmaya başlamışlardır.