süper imge.
martının kanadından düştüğünde, yere çakılmış somut bir simgeye dönüşecek olan risk altındaki soyut ve bir o kadar da sevimli gölge.
(itaki, 29.08.2006 23:35 ~ 30.08.2006 00:52)
(sunflower, 29.08.2006 23:37 ~ 19.08.2007 21:45)
denizdeki balığın gümüş parlaklığı ya da suyun berraklığıdır martı kanadına yansıyan.
(albina, 14.09.2006 11:21 ~ 11:21)
boylumlanmış martı kanadı gibi gelmeye başladı. korkuyorum.
öncelikle (bkz:
postmodern şiir denemeleri)
yalan bunlar yalan sen koskoca soyut imge git öyle sıradan herhangi bir martının kanadından yansı hiç olacak iş mi?hayır o değil martının kralı gelse yansımaz bu, o derece.olacak iş değil.
sonradan döner yaptılar bu martıyı. imge kaldı öyle kopartılmış kanadın tüylerinde. ama ne imgeymiş kardeşim, hala parlıyor.
züccaciyelerdeki parıltıların yarattığı imgelemlerin zihinde bıraktığı izlerden biri...
(bkz:
öptüm)
bazen martı boku olarak haydari tabağının içine yansır, adamın keyfini bozar.
(bkz:
@2354787)
- bütün kalelerim bak, yıkıldı birer birer, ama martılar, onlar uçup gidiyor.
- ne diyon lan, ne konuşuon saçma saçma?
- ne bileyim abi, bi garip oldum ben martılarla çok uğraşınca.
- hadi hadi, yol şunları, öğlen oldu, adam döner saracak daha.
tam 1 sene önce kanadıkırık bir martının albatros misali kanatlarında hain dönercinin elinde katanaya benzeyen döner bıçağının yansıması ile gözükmüştü. çok ağlıyorum hÂla bu sahneyi hatırladıkça...
- abi şu martının kanadına yansımış soyut imgeyi görüyor musun?
- deli misin oğlum sen!? ne martısı ne kanadı ? hayal mi görüyorsun ?
- abi ne hayali ? hadi soyut imgeyi görmüyosun, martıyı da mı gürmüyosun?
- çarpıcam bi tane şimdi ha ! ankara'da ne martısı ulan?
- yürü abi, balık haline, martıları göstericem sana. soyut imge de şimdilik bende kalsın. şiir yazıcam bi ara onla.
bu kadar çok tarif edilince somuta binen imge. gözümde uçan bir martı ve peşinden elinde tepegözle koşan mühendis kılıklı bir adam canlandıran bunaltıcı imge. neden martı kanadı? perde yok muydu? veya beyaz bir duvar? diye sorduran, pis imge.