bir doktor, bir öğretmen veya bir mimar gibi aynı güne, aynı güneşle başlayan ancak icra ettiği mesleği mühendislik olan bireyin dünyasıdır. evden çıktığı zaman okula, öğrencilerinin yanına değilde; fabrikaya makinalarının başına geçiverir. tıpkı doktorların hasta muayenesi gibi, makinaları tamir eder; günlük kontrollerini yapar. tıpkı bir mimar gibi masa başında saatlerini geçirir kimi zaman. projelerden usanmış beyni bir fincan kahve ile kendine gelmiştir sanki... ama dediğim gibi hepsi aynı güne aynı güneşle başlamış, aynı günü aynı karanlıkla noktalayacaklardır. tek fark meslekleri...
bir mühendisin meslekî dünyası çözüm bekleyen sorunlardan ve onlara getirdiği çözümlerden oluşur. işi problem çözmek olarak özetlenebilecek diğer meslek sahibi insanlardan ayırt edici özelliği çözdüğü problemlerin bu dünyaya ait, pratik sorunlar olması, getirmesi gereken çözümlerin ise ekonomik ve uygulanabilir olma zorunluluğudur. en çok bir ekonomistin dünyasına benzer bence.
kişisel dünyasında ise muhtemelen "vurun şerefsiz, duygusuz, analitik düşüncenin esiri, çakma robot mühendise" diyen insanlara yer yoktur. varsa yazıktır ona. aklı varsa şahane takılır. para kazanır, karizma yapar falan. "mühendisler morondur." düşüncesine sahip insanlardan daha çok para kazanmanın ve hemen her konuda (gerek teknik gerek sosyal) onlardan derin bir kavrayışa sahip olmanın getirdiği haince tatmin çok tatlıdır.
for(int i = 0; i>=0; i++)
{
kalk; küfür et; işe git; küfür et; kendi işini kurmanın planlarını yap; dua et;
otur otur götün dümdüz olsun; akşam eve gelirken yolda hatunları gör; amına koyim de;
gel yat uyu; zıbar a.q.
}