lostu ordan burdan duyup "dur bakalım neymiş şu lost"diye heves,merak ve bi okadar da "aman ben kesin beğenmem herkes beğeniyor ya" diyen bi edayla izlemeye başlayıp günde 8-10 bölüm izleyecek kadar lostkolik olup sonra 2.sezonun en çetrefilli karmaşık dolaşık merak uyandıran bi yerinde michael'a uyuz olup diziyi izlemeyen bunu başarabilen bi insanın yapmakla övündüğü olay...
(angelif, 27.08.2007 19:09 ~ 19:11)
belki işe yarar :
(bkz:
grup terapisi)
3.sezonun ortasından itibaren baymaya başlamış olduğu için her an yapılabilecek bir durum.3 sezonda kıç kadar bir adada ne olduğunu sonlandıramayan dizi muhtemelen 2010 sonunda da abuk bir şekilde bitirecektir. bu dünyadaki gelmiş geçmiş en uzun ve en başarılı dizi "friends"tir. hatta şimdi bile yeniden hiç sıkılmadan seyredilebilinir.en azından güldürüyor.
dizinin iyice boka sardığını düşünüp vazgeçmektir. lost un prim yapan tarafı tamamen soru işaretleri bırakmasıyla alakaladır.kişi sürekli 'lan noluyo,nolacak,şu herif nereye gitti,bu kız nerden çıktı.' gibi sorular şahsın beynini tırmalar.lakin bu durum bi yerde sonuca varılmamasıyla iyice sıkmaya başlar. ardından diziden vazgeçilir, başka dizi aranmaya başlar.