|
|
- söz ve müzik kayahana ait, sezen aksunun müthiş yorumu..
sezen aksu'88 albümünde söylemişti.
hep karanlık hep karanlık
yeter artık yeter
bir avuç kar beyazı
bir adım yol bana
bir nefes ver
bir fısılda
dağlar duvar olsa önüme
yollar kördüğüm düğümlense
dönmem!
gözümü bağlasalar
ipe götürseler
sen bir kuş uçur yeter! (sen bir çağır yeter! )
bir küçük pencere..
bir aydınlık bana!
hep karanlık
yeter artık yeter!!!
- bir şarkıdan fazlası sanki.
'' daha henüz çok gencim, kara geceyi kara görmek için''. okudum. dokundu. üzerine ''hep karanlık hep karanlık, yeter artık yeter'' söylendi. araftı hissettiğim. müspet ya da menfi düşünce nedir ki, arada kalmışlık daha kötü. derken daha bir şiddetli söyledi sezen; ben güçlendim o söyledi, o söyledi ben güçlendim.
bir nur yağmalıydı, yağmurun beklendiği mecralardan. bir hüzme. gözlerim kamaşıyor, diyorum. hayır hayır, değil senden sebep. bir haber bekliyorum. yüzüme bir gülüş yayacak, o haber. gamzeler ifşa. göstermedim bugüne değin. sen gör, sade. bir kuş uçur, evet. sessiz harflerden muaf, ses getirsin. inadına. kanatları beyaz; rengiyle müsemma, aydınlatsın. dağlar, yollar dümdüz o vakit. ''sen bir çağır yeter ''.
gözlerin üşümüş diyorum. alkolü boca ediyor. ya ellerin; ne kadar da beyaz, esmerken bile. iki nefes arasında, aklımda sen. ardından bir yudum daha, alkolden. hayır hayır, cesaretten. cesareti yudumluyorum. söyleyeceklerim var. kelimeler biriktirdim sana. sıra sıra. '' bir küçük pencere, bir aydınlık bana''. açma, ardına yaslama. ama arala ne olur. 'n'olur' yazamıyorum, yalvarırır gibi oluyor. serde var kibir. o kadar olur. yedide bir. habersizlikten geberiyorum. yarelerim muhtelif, pare pare. ''bir kuş uçur yeter'; hırsız martılardan olsun. kalbim kapı önünde. aklım keza. amade komutuna. hadi...
''hep karanlık hep karanlık
yeter artık yeter!''(muglak, 09.08.2007 16:22 ~ 14.09.2007 14:03)
- buram buram kayahan kokmasından mütevellit sezen*den dinlerken yadırgadığım şarkı. güzeldir hoştur ama ne bileyim yadırgıyor işte bünye. manasız bi iş yapıyor da olabilir.
- samimiyetsizlik denilen zehirli bir yağmur yağmış gökten kanımıza işlemiş.
öyle samimiyetsiz, dostluk denilen gerçek sevgi denilen bencillikten arınmışlığı unutmuş yaşıyoruz.
çok can yakıyor bu şarkı. hele ki bu karanlık günlerde. bakıyorum hayata, çoğumuzun hayatına, "bir kuş uçur yeter" diyebileceğimiz adam sayısı ne kadar da az aslında. giderek birbirimizden uzaklaşıyoruz sanki. ihanete kurban gitme korkusundan yapayalnızlaşıyoruz. sonra cenazeler sessiz, boş, önemsizleşmiş...
"hep karanlık, hep karanlık, yeter artık yeter!"
bütün dünyanın yükünü taşıyor bu ruh, kendi derdi dahil. durmak mümkün değil. samimiyet bulmak için dünyayı dönecek bu ruh. ve hep karanlık, tüm etiği ahlakı aşıp kendini dönüştürürken, tüm sınırları aşıp engelsiz ve "prensipsiz" kaldığında sanki hayat daha çok abanıyor üstüne, sokakta üşüyen adamın kuru ellerindeki sızıyı, açlıktan ve susuzluktan canını kaybeden bebekleri düşünmediğin, tek derdinin okuldaki notların sevgiliye yaptığın kaprislerin olduğu bir algıda yaşamayı istiyor insan bazen. mümkün değil tabi ki. geri dönemez bu ruh. sanki sınırlardan da kurtulunca daha çıplak kalıyor insan acıya. gerçeğe.
yeter artık yeter...
- sezen in mükemmel yorumunun kayahan şarkılarını bile muhteşem yapabildiğinin kanıtı olan şarkı.
- (bkz: arık kuşlarını uçur)
(bkz: serkeş çağrışım)
|