çocuk ile oyuncak arasındaki ilişkiye yaslanan bir metaforla güzelce açıklanabilecek edim. şöyle ki: bilinir: her çocuk oyuncak sever, oyuncak onu iyi hissettirir, ona eğlenmeyi, üretmeyi, paylaşmayı öğretir; lakin bu güzel bağ kısa sürer, çünkü çocuğun kısa zamanlı ilgisi, oyuncak ne kadar görkemli olursa olsun, ondan sıkılmasına neden olur. o an artık yeni bir oyuncağın alınma zamanı gelmiştir, çünkü "yeni"dir hep istenen,
ideal oyuncak yoktur çocuk için. bazı okurlar için de durum budur, "yeni"dir hep istenen, "yeni" gelince "eski" yarım bırakılır ve hiç bir kitap bitirilmez; çünkü her zaman bir "yeni" vardır/olacaktır. "yeni çıkan" demiyorum, dikkat edildiyse, yeni alınanı, demin ele geçeni, bulunanı kastediyorum.