belki ilginizi çeker
  1. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · the twilight saga new moon
  2. · colin kazım richards
  3. · ibrahim üzülmez
  4. · darwin i bitiren balık
  5. · çok istenip de olunamayan meslekler
  6. · günün tek şarkılık özeti
  7. · başkaları sevinsin diye yapılan atraksiyonlar
  8. · kızını yunan damata vermek
  9. · zurnacı

bir kitabı yarım bırakmak  

  1. bir hayatı yarım bırakmaktır, intihar etmektir.
    (pyros, 13.05.2009 11:23)
  2. ara vermek olarak tabir edilebilir ya da isme kanıp alınan bir kitap seviyeniz adına gerilerde kalan didaktik bir eserse bunu yapar ihtiyacı olan daha genç insanlara verirsiniz. bu şekilde yarım bırakırsınız.

    yoksa günahtır arkanızdan ağlar...

    bir de farkı durumlarda ara vermek vardır. bir şeye odaklanıp kafanızı toplayamadığınız zamanlar ki bana bu oluyor. ancak ben bu kitabı bitirmeden de bırakmam!
    (idiot, 13.05.2009 11:25)
  3. bazen korkudan. ki kitaplar hayat değiştirme, hapse düşürme, aşkı harlama, deli damgası edindirme gibi mühim işlevler icra ederler eğer esaslı bir kalemden akmışlarsa, esaslı kişilerce ele tutuşturulmuşlarsa. korkaklar okuyamaz, kitabın müteessirliğini farkedince. yarım adamlar okuyamaz, yarım kalır kitaplar.
    (neazadem, 13.05.2009 11:38 ~ 12:45)
  4. suçluluk duygusuna neden olur.
    (arapbebek, 13.05.2009 11:56)
  5. bazen kitap öyle sıkıcıdır ki bitirmek isteseniz de bitmez ve nihayetinde dayanamaz bırakırsınız
    (yalnız insan merdivendir hiçbir yere varmayan, 13.05.2009 11:57)
  6. sevişmenin en ortasında yataktan kalkıp gitmek kadar anlamsızdır. herşeyin , düşüncelerin, kitap üzerine yapılan hayallerin çıkarımların yarım kalmasını sağlar. sonradan geri dönsenizde bir anlam ifade etmez. çünkü beyin tüm o yarısı okunan bişlgiyi bir şekilde silmiştir. insan tekrar başlamak ister bu sefer de üşenir. kitap hiç okunmamış olarak kalır.
    (karyatid, 13.05.2009 11:59)
  7. zamanında okuduğunuz kitap metal fırtına ise olası bir durumdur. küçük olmama rağmen çok salak bir kitap olduğunu anlamıştım. her şeyi oldu bitti olan kitapları okumayın zaten.
    (thedill, 13.05.2009 12:02)
  8. (strutter, 13.05.2009 12:08)
  9. bazı kitapların mecburiyetten* ya da yazarın gıcıklığından yarım kaldığı, yazımının tamamlan-a-madığı görülmüş:

    (bkz: şato), (bkz: amerika) - (bkz: franz kafka)
    (bkz: dubrovsky) - (bkz: alexander puşkin)
    (bkz: aslan asker şvayk) - (bkz: yaroslav haşek)
    (bkz: niteliksiz adam) - (bkz: robert musil) (bu kitabın tamamlabildiği kadarıyla basılmış halinin ikinci cildinin hala türkçeye çevril-e-memiş olması ayrı bir konudur)
    (bkz: sodom un 120 günü) - (bkz: sade)
    (bkz: canistan) - (bkz: yusuf atılgan)

    bir de taslak halinde kalıp hiç yazılamamış kitaplar vardır ki insanın içini en çok burkanlar da bunlar esasen:

    (bkz: türkiye'nin ruhu) - (bkz: oğuz atay)
    (odo, 13.05.2009 12:23 ~ 22:06)
  10. şashsımın zamanında çok gerçekleştirdiği bir şeydir.
    kitap katilliğidir bir nevi serial book killer'lığıdır.
    kitaplara başlayıp sonunu kendi hayal etmeyi seven insanların ya da kitabı çok sevip te ay hiç bitmesin diye asla sonuna gelmeyen tiplerin de gerçekleştireceği eylem olabilir.
    (syyr, 13.05.2009 12:38)
  11. onu bitirmeden başka bir kitaba başlayamamaktır benim için.
    hikayeler yarım kalmamalı.
    ama mutlu ama mutsuz bir sonuca varmalı.
    (eni, 14.05.2009 17:51)
  12. (sokaklambasi, 14.05.2009 18:08)
  13. kendimce şöyle bir metaforla açıklayayım "yarım bırakma" huyunu:

    kendinizi yüzlerce çeşit yemeğin, meyvenin , yemişin, tatlının olduğu bir sofrada hayal edin.
    bu sofradakilerden tadabilmeniz için de bir hayli kısıtlı zamanınız var.
    ne yapardınız:
    herbirinden azar azar mı tadardınız,
    yoksa birkaç tanesini seçip onların tadına mı varırdınız?

    öyle açsınız/açgöçlüsünüz ki tek yemekle yetinemiyorsunuz.
    birinin tadına bakarken diğerini merak ediyorsunuz; diğerini biraz tatmışken yeni bir yemiş keşfediyorsunuz, ona yumuluyorsunuz, çok sürmüyor diğerine geçişiniz, sonra bir başkası, başkası, başkası...
    yarım kalan onlarca tabak...

    mide de bozuluyor tabi.

    ne yapalım hayat böyle.
    (bülend, 14.05.2009 18:14)
  14. the monk who sold his ferrari kitabıyla karşılaşana kadar asla gerçekleştirmeyeceğimi düşündüğüm eylemdi.fekat gerek beklentilerin karşılanamaması , gerek aradığının bulunamaması akabinde sıkılmaktan ellinci sayfadan gerisi görülememiştir bu canım kitabın.içimde bir acıdır,yaradır. *
    (kira, 14.05.2009 18:16)
  15. her başladığımız işi bitiremediğimiz gibi her kitabı da bitiremeyiz. çok da insanca değil mi?
    bu kitabın yazarına saygısızlık ya da 'kitap'a ve 'kitap okumaya' saygısızlık olarak algılanmamalı.
    sevmediğimizi bırakmayı bilmeliyiz...
    (aysberg, 15.05.2009 15:18)
  16. çocuk ile oyuncak arasındaki ilişkiye yaslanan bir metaforla güzelce açıklanabilecek edim. şöyle ki: bilinir: her çocuk oyuncak sever, oyuncak onu iyi hissettirir, ona eğlenmeyi, üretmeyi, paylaşmayı öğretir; lakin bu güzel bağ kısa sürer, çünkü çocuğun kısa zamanlı ilgisi, oyuncak ne kadar görkemli olursa olsun, ondan sıkılmasına neden olur. o an artık yeni bir oyuncağın alınma zamanı gelmiştir, çünkü "yeni"dir hep istenen, ideal oyuncak yoktur çocuk için. bazı okurlar için de durum budur, "yeni"dir hep istenen, "yeni" gelince "eski" yarım bırakılır ve hiç bir kitap bitirilmez; çünkü her zaman bir "yeni" vardır/olacaktır. "yeni çıkan" demiyorum, dikkat edildiyse, yeni alınanı, demin ele geçeni, bulunanı kastediyorum.
    (bülend, 20.05.2009 18:13 ~ 18:16)
  17. bir kitabı yarım bırakmak bir diğer kitaba uzunca süre hiç başlayamamaktır. delirten bir durum olmakla beraber kitabın etkileyiciliğinden çok okuyucunun psikolojisine bağladığım bir durumdur. misal sevgilinizin yanına şehir dışına gidiyorsunuz ve kalın bir kitabın ortalarındasınız. ha geldim ha indim derken zaman sular seller gibi geçtiğinden sayfalar da patır patır çevrilir. fakat kitap dönüşte de elinizdeyse ve hâla bitmemişse, bitmez. okunmaz o yolculukta. otobüsten iner çeşitli araçlara binersiniz ama eve gidene kadar asla elinize almazsınız kitabı... eve gittiğinizde ise kaldırır rafa yerleştirir, içindeki ayıraç ve belirteçlere bile dokunmadan ortamdan uzaklaştırırsınız. artık o kitaptan nefret ediyorsunuz, sanki şu an sevgilinizle ayrı şehirlerde bulunma nedeniniz oymuş gibi.
    (yok, 20.05.2009 19:29)
  18. bir kitabı yarım bırakmak , unutkanlığa neden olur , ben değil , bilim adamları diyor.
    (goriot ana, 20.05.2009 19:36)
  19. mina urgan kitabı yarıda bırakmayı hiç sevmezmiş. sevmediği kitapları bile zoraki okurmuş. bu durumu
    yahya kemal'e açmış. o da "kızım farzet ki manavdan karpuz aldın kelek çıktı, oturup onu da yiyecek misin" demiş.

    açıkçası kasmamak lazım. kitabı sevmediyseniz atın gitsin.
    (kürsat bana bi kitap alsana lan, 20.05.2009 20:41 ~ 20:42)
  20. teoman çok yapar bunu. hayır kankası değilim bir röportajını okudum. 150 sayfa okurum sonra bırakırım, bana ne sonundan o yazarın sonu diyor. ya bu adam değişik hakikaten.
    (macajoynovic, 20.05.2009 20:48)
  21. bir süre sonra aklınıza gelince yarım bıraktığınız "ulan nasıldır ki acaba sonu ? en son bla bla yerde kalmıştım..." diyeceğiniz ve bitirmediğiniz sürece de aklınızın hep bir köşesinde durmasına yol açacak kötü eylem.
    (davnbulüz, 20.05.2009 20:56)
  22. telafisi bırakıldığı yerden tekrar okumaya devam etmek olan eylem.

    (bkz: gönlünü almak)
    (bi biskreme verdimm, 20.05.2009 21:28)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil