çok normal bir davranıştır; ayrıca cüzdan dostudur.
herkesin okuduğu (okuyabildiği) bir kitabın, -söz konusu "herkes" olunca-, "okumasan da çok bir şey kaybetmeyeceğin bir kitap" olması muhtemeldir haliyle. bir de anlatırlar, bilirsin zaten ne olduğunu; almaya gerek kalmayabilir. genelde kişisel gelişim kitabı veya bestseller falan olur bu tarz kitaplar, hani anlık modaların esintisiyle, çantaların içinden yarı çıkmış bir şekilde cadde sokak gezen kitaplardır. tabi burada muhatap kitabın kendisi değil, onu sakız eden kişi oluyor; yoksa kitap candır, herkes okusun.
tanıdığınız bir çok insanın hayatında tek okuduğu kitaptan bahsediyorsak çok normal bir davranıştır. hele ki her kitap muhabbetinde o kitabın adı dönüyorsa tiksinme bile olabilir. he bu durumun kitabın yazarıyla ve içeriğiyle alakası olmayabilir o ayrı ama şu kitabı gördüğüm her yerde tüylerim diken diken oldu ve seri oldu bi de başımıza.
bir yerde sözkonusu kitabın muhabbeti geçtiğinde ot gibi kenarda oturacak tek insan olmak. zira konu dışında kaldığı zaman kimseye pek cool gelmez sırf herkes okudu diye okumamış olmak..
kitabı okuyanı sevmek veya sevmemekle ilgilidir. duygusal davranmaktır. sevilmeyen birisi eğer bir kitabı okuyorsa, "ben onun okuduğunu okumam, onun gibi olmam" türünden şekilci bir yaklaşımdır aslında. hastalıklı durumdur.
-bizim çocuk hiç ders çalışmıyor. neymiş efendim, sınıftaki herkes bu kitaptan çalışıyormuş. hoca da bu kitaptan soruyormuş.
+banane onlar da başka kitaptan çalışsınlar.
-gerizekalı fahrettin.
"kitap bu kadar popülerse yakında filmi çekilir nasıl olsa, okumaya gerek yok." diye düşünen üşengeç/faydacı insan davranışıdır. mantık doğru olmasına rağmen, her zaman istenen sonucu vermeyebiliyor yalnız. mesela dikkatimi çeken das kapital diye bir kitap var ki benden başka herkes okudu sanırım. yıllardır filmi çekilsin diye bekliyorum, hala tık yok. hollywood uyuyor yav.
"herkes okuyorsa vardır bi hikmeti" düşüncesinin bir yandan kitabı satın almaya iterken diğer yandan da kitabı satın alanları "herkes" değişkenine katması sonucu oluşan zincirleme tepki ile kitabın yüzbinlerce kişiye satılmasını acıyan bakışlarla izleyen kişinin yaptığı eylemdir.
ortaokulda herkesin kitap okuyup anlattığı türkçe dersi sayesinde hiç reşat nuri güntekin kitaplarını okumama rağmen adım gibi bilmekteydim içeriklerini. bu açıdan bakınca pek birşey kaybetmemiş görünebilirim ama gene de okumak gerek. sanata saygı, emeğe saygı.
böyle devam eden bir liste düşünün ki bunlar kültür sanat programlarında haftanın en çok satanları listesinde uzun süre kalmış kitaplar ve bana göre hepsi gereksiz kitaplar silsilesi. eğer bir işe yarıyor olsa bu kitaplar bugün tutup herkesin okuduğunu okumayan insanlarla uğraşmak yerine daha hayırlı işler yapıyor olurduk.
farklı olmak adına kendini sınırlamaktır. bir yandan sadece popüler olanı okuyana eleştirel gözle bakarken, sadece popüler olmayanı okuyarak aynı konuma düşmektir.
kitaplarınızı süpermarketlerden seçmediğinizi de gösterebilir.çok nadir istisna durumlar da olsa günümüzde çok satanlar ticari kaygısı olan kitaplar edebi değil. bu yüzden çoğu zaman ben de bunu yapıyorum,çok çok çok merak edersem daha sonra birinden isityorum.
bir grubu herkes dinliyor diye dinlememek ile paralellik gösteren davranış biçimidir. zaman zaman haklı nedenler ile yapılması mümkündür.
herkes tarafından okunan, dinlenen, alınan; tabir yerindeyse bestseller zabazürtler genelde beklentileri kitleye göre daha üst seviyelerde olan kişileri tatmin etmez.
zaten çok alınan, tercih edilen hedeler hakkında çok da konuşulduğu ve yazıldığı çizildiği için sahip olmadan ya da denemeden kabak tadı almak mümkündür insanda merak da kalmaz neredeyse. okunmuş, izlenmiş, dinlenmiş ya da ne bileyim tecrübe edilmiş kadar olunur.
"ya baba ben entel adamım öle herkesin okuduğu banal kitapları okursam benim ne entelliğim kalıcak" şeklinde düşünen ortamcı arkadaşların yaptığı fiildir.