ani bir kızgınlık ya da kırgınlık durumunda yapılan eylemdir. mesela bu tarz bir eyleme girişildiğinde "aman söz konusu kişiyi bir daha şaşırıp da aramayayım" diye telefondan numara silinir, kişi bununla da yetinmez bazen kızgınlığı büyükse "suçlu" "aman msne girdiğimde gözümün önünde olmasın" düşüncesiyle msnden de silinir. aslında bu tüm yapılanlar ve eylemin kendisi çoğu kez kötü sonuçlar doğurabilecek bir davranış teşkil eder. şöyle ki, söz konusu kişi bir süre sonra bağışlandığında numarasını tekrar istemek güç olabilir, özellikle msn adresi bol _ içeriyorsa bunu istemek de tehlikeli boyuta getirir ilişkiyi. en azından;
"hemen de sildin mi inanamıyorum sana" gibisinden cümleler duyulur.
mesela kişi silindiğinde -küçük ya da byük bir hatadan ötürü- ve aynı anda pişman olup aradığında, siz gayet soğuk bir "alo" yla (deterjan olan alo değil, ıy espri yaptım) karşılayacağınızdan, o sizin onu tamamen sildiğinizi farkedebilir. bu da özür dilemesini engelleyebilir mesela.
çok sıkıntı verici bir durum ortaya çıkarır aslında bu eylem. insanları hayatımızdan birden silmek, telefon hafızasından ve msn listesinden silmekten daha zordur çoğu kez, bu nedenle neden sildiğimizi o kolay ulaşılamayacak "kalemle" bir yere not etmek temkinli bir davranış olacaktır.
özellikle eski sevgili için yapılması gerekn durum beceremediğinde ilişki felaket bir hal alıyor sonra imkansızlaşmış ve kangren haline dönüşmüş bir hikaye başlayıveriyor.insanların ciddi boyutta ki yanlışlarının gelecekte hayatlarında olucak insanların canını yakmaması için başınıza geldiğinde yapılması gereken durum...
gereksizdir. değişim herkes içindir çünkü. zamanın ne göstereceği bilinemez.
ilişkiyi dondurmak ve/veya araya mesafe koymak varken, bir kalemde silip atmak aynı zamanda oldukça lükstür. dönüş yolu çoğu kez acıtır çünkü.
bir kez yara aldıktan sonra kolay mıdır resetlemek? herşeye yeni baştan başlayabilmek...
derinlerde batıp çıkarken, sessiz sedasız uzattığın elin tutulmamasını unutabilir mi insan? kıyıya vurduğunda, kedi gibi yalanarak iyileştirmeye çalışırken kendini, güvenebilir mi tekrar? dostluk, ruhunu bilmekse dostunun, onun yanında ruhunu çırılçıplak bırakabilir mi yine?
tamir edilebilir mi sökükler... aldatmak olmaz mı bu, hem kendini, hem onu? şimdi vazgeçmesi zor gelen nadide şey, yamalı bir bohça haline dönüşmeyecek midir?
gelme, bırak güzel kalsın...
yamalanmasın, eksik kalmasın...
eksik kalsın.
kim olduğumu, ne olduğumu, nerden gelip nereye gittiğimi, sen de öğretenlerden biri olmuştun bana... *
lafta kalacak bir eylemdir.
her ne kadar bir insanı hayatımızdan çıkarma kararı verip bunu başarıyla uygusalak bile(!) duygularımızı bir anda silmemiz imkansızdır. çok çok bunu başarmış gibi davranırız ama o da biryerden sonra illa ki patlak verir zaten.
bir kalemde silmek için yürek gerekir. yüreğin yoksa silemezsin hele ki sildiğin kişi hayatında en rahatından zıbaran cinsindense sildikten sonra herşeyin nasıl olacağını düşünmekten buna vakit bile kalmaz. ama bazen tek kalemde silmek gerekir. unutmak gerekir. unutulduğu gibi de o hatıraları defter i kebirin mümkünse en sota yerine gizlemek gerekir zira acı verebilir karşınıza çıkması mazinin, he yine de:
(bkz: geçmişe mazi sikilmişe gazi derler)
ancak farkında olmadan yapılabilecek bir şeydir. hayatımıza kim girerse girsin, ne yaşatırsa yaşatsın bir kalemde silinemez kolay kolay.
bir kalemde silmek; her şeyiyle unutup, arkaya bakmadan yola devam etmektir. anıları silmektir. hatırlamayacak olmaktır. farkında olmadan olabiliyorsa bir kalemde silmek olur anca.
biriyle kırgınlık yaşandığında ve sonrasında bir daha konuşulup, görüşülmediğinde eski günler anımsanıyor ise her ne olursa olsun unutulmamış, silinmemiş demektir. bir kalemde silinmemiştir.
oysa bir kalemde silmek; hayatımızdan çıkan ve ya çıkarılan, çıkardığımız birinin akla gelmemesidir. gidilen yerlerde, izlenen filmlerde, dinlenen şarkılarda hatırlamamaktır. arkamızı dönüp baksak bile üzülmemektir. ona, olaylara dair kırıntı kalmamasıdır, canın yanmamasıdır.
bilinçsizce yapılabilir.
zamanla farkına varılan bir şeydir bir kalemde silmek.
bir kalemde silmek, hayatta aslaya yer vermemeyi anlamaktır benim için. asla olmaz dediğim şeyin olmasıdır... bir kalemde silmek öyle bir öfkedir ki, iki damla yaş bile akıtmaz gözden. sızlatmaz kalbi, öfke ağır basar... bir kalemde silmek iyidir aslında... hayatta boşluk yaratır... oluşan boşluğa ne kimse alınır, ne de bir daha boşluk yaratabilecek kadar hayatını kaplayacak birine güvenilir...
elindekilerin kıymetini iyi bilenlerin, hayır demeyi bilenlerin çoğu zaman yapmakta zorlanmadığı eylemdir. kimileri de aradaki bağın inceldiği yerden kopacağına inanır, zamana bırakır. üzmek istemiyordur karşısındakini, kırgınlıklara sebep olmak istemiyordur bu hareketiyle. araya mesafe koymaya çabalar ama gel gör ki "hayır" demeyi beceremeyenlerden ise anca karşı tarafın belirlediği mesafede gider gelir, sürüklenir kendisi yahut karşısındaki pişkindir, görmez örülen duvarları.
hani bir insanı istemeye istemeye de olsa hayatınızdan çıkarmak zorunda hissederseniz kendinizi, başarılı olamayabilirsiniz. anlık öfkeler neticesinde aldığınız bu ve benzeri kararları uygulayamayabilirsiniz lakin şüpheye yer bırakmaksızın hayatınızdan birini çıkarırsanız, izi kalmayacaktır sağda solda.
"x diye biri benim için artık yok" gibi cümleler kurmaya dahi lüzum görmezsiniz. isterse bulunduğunuz ortama gelsin, tam yanınızda otursun, size bir şeyler anlatsın, zerre anlam ifade etmez sizin için.
elindekinin kıymetini iyi bilenler dedik başta. elindekilerin kıymetini iyi bilenler parmakları arasından kayıp gidenleri toplamaya yeltenmezler sıklıkla. gözlerinde küçülenleri büyütmezler gözlerinde.
kendi mutluluğunu, kendi özgürlüğünü, kendi hayatını yaşayabilmek adına yapılan bencil hareket.. zamanla öğrenilir.. hayatta yapılan en güzel hareketlerden biridir.. karşıdakinin bir yanlışı, hatası, tersliği varsa bir çizgi çekip her şeyi bitirmek en en en doğru şeydir bazen.. sonunda da kişi pişman olmaz, huzur dolar içi.. bir şarkı armağan edeceksek eğer bu tarz insanlara, yasmin levy - adio kerida diyerek el sallayabiliriz..
ister kelime anlamıyla ister kasteddiği anlamda ele alsanda bir yere varmayacak, varamayacak olaydır.
kalemle silmek , karalamak veya bir şeyin üzerini kapatmaktır. ama silmek denilemez buna kanaatimce.
düşündürdüğü anlam ise bir kimseyi, işi, olayı unutup bir anda yoluna devam etmek. buda kendimize söylediğimiz en büyük yalan galiba. çünkü silmek yok insan yaradılışında. unutmak var ve malesef hatırlamak var. yani üzerini karalarız bazen çirkin ithamlarla, birilerini suçlarız, bazen çizeriz .. ama silemeyiz...
haksız yere yapılırsa, isyan sebebidir. hiç hatan yoksa, nefret tohumları bile eker yüreğine. bir hatan olsa eyvallah ama yoktur.
bir kalemde silmeyi, belki 20 tane hata yapan alçak bir mahluk, senin hiç suçun yokken yapar. senin defalarca affettiğin, bir kalemde silmediğine bin pişman eden o adi mahluk... eğer düşerse, bir tekme de ben atmazsam, namerdim.
söz ile ya da tepki ile anlatılıp yapılabilecek birşeydir.
lâkin bir kalemde kimse, hiçbirşeyi silemez...
silmesi için ne gerekir? uygunsuz ya da beklenmedik şekilde terso (argoca) harekette bulunmuş olması gerekiyor...
bu kez de, şunu düşünür insan, "nasıl yapabilir?", "neden yaptı?", "ben ona ne yaptım ki?" v.b. gibi düşünceler sürekli olarak kafasında yer edecektir. bu da ne demektir, hâlâ silemedi (!) demektir.
canı yine yanar, gene üzülür ama bunu kimseye belli etmeme lüksü de vardır.
kendine karşı dürüst davrandığında bunu fark eder. gel zaman, git zaman (sözün gelişi) bu endişeler, kuşkular, belki de acılar evcilleşir ve belirli sohbetler ve hatırlatan şeyler dışında pek düşünmez...