1. --------------------spoiler--------------------
    başlık biraz sansasyonel oldu farkındayım. amacım ibnelik yapmak değil. bazı ülkelerde hem erkekler evlenebiliyor, hem de eşcinsellik yaygınlaşıyor diye, uzun vadede daha yerinde olacağını düşündüm bu başlığın. bir de bahsedeceğim ve üzerinde duracağım konu daha çok "kadınlar" olduğundan, belirtmekte ilgi çekici bir fayda gördüm.
    --------------------spoiler--------------------

    efendim, bu kadın sevdiği kadın dahi olsa, bir erkeğin neden evlenmekten korktuğunu hiç açıklanmamış şekilde can alıcı noktalara temas ederek anlatacağım not alın.

    evlenmekten niçin korkmalı bir erkek öznel olmadan, nitel olmadan, nicel sayılara dayanarak? ayrıntılarıyla düşünüp, kendi korkularıma da başvurarak izah edeyim.. onlarca istatistik yapabiliriz belki. tamamen nesnel olmak açısından sayılara dayanarak. lakin ben birine kafayı taktım. buradan yola çıkacağım.

    bir erkeğe nazaran bir kadın, evlenmek için erkek aradığında veya erkekleri o gözle sorguladığında ilk önce "parası var mı" veya "varsa ne kadar var", "olan bana yeter mi" sorusuna göre erkeğin diğer özelliklerine bakmaya başlıyor. az sonra bayan olarak yazılarınızla aksini iddia edecek olsanız dahi, sevgili bayanlar bu gerçeği siz de biliyorsunuz. muhakkak aklınızdan geçer bu detay. daha bu ilk üçlemeden geçilmediğinde, kadının zaten "evlenilir mi" diye bakması olasığı kalmıyor. bu yadsınamaz nicel bir gerçektir.

    işte ben bu ikiyüzlülüğe kılım hocam. bir erkek evleneceği zaman para pul aramaz. sevebilir mi, ömür boyu sevebilir mi ona bakar. nasıl incelerseniz inceleyin rakamlar hep bunu gösterir. para için evlenen erkekler istisna olacak kadar azdır. lakin kadın kısmına bakarsan oran çok büyüktür. bu verilere dayanarak, kadınların daha duygusal insanlar oldukları iddiası da çürüyor. para için evlenen, parası daha çok diye ihtimaller arasında seçme önceliği belirleyen kadınların oranı hakikaten fazla. kimse kadın olduğu için savunmaya geçmesin. biz uzaylı değiliz. görüyoruz amk. hatta senin de osurduğunu biliyoruz. salak değiliz.

    tüm bunların ışığında şimdi hani kadınlar ince ruhluydu? hani duygusallardı? ulan evlilikte sevgi arayan benim. ince ruhlu neden sensin? eşitlik diye bir olay çıktı. -ama değişik bir olay lan bi oku hemen atlama. oku bi.- ağır işe gelince centilmenlik yutturmacasına erkeğe iteleme durumları hep var. buna itirazımız yok. ama sorumluluk alanında da bu yutturmaca var. ben seni döveceğim demiyorum ki zaten. konumuz evlilik. şimdi sen parası çok olanlar arasından tercih yapıyorsun. bir yuva kurarken beraber kuralım mantığın baştan iflasta. çünkü para arıyorsun. önceliğin bu. e haspam eşitliğe noldu? ekonomik özgürlük işin bitince dehlemek için mi bizi? e ben sana nasıl güveneceğim? nasıl korkmayacağım evlilikten? hiçbir erkek bir kadınla evlendiğinde kafesledim demez. çünkü kadını değerlidir. orta konuşmalarına meze etmez onu. ama zengin koca ile evlenen kafeslemiş oluyor. bu tarz kavramlar zaten bir günde oluşmadı. bakış açınız bu evliliğe.

    şimdi eğri oturup doğru konuşun ve inkar etmeyin amk. eksi basarsınız çok çok. ama korkumuzu böyle yok edemezsiniz. çok zengin olmayan bir erkeğin dahi, bu bakış açısından iğrendiğini bilin. bunları muhakkak aklınızdan geçirdiğinizi bilmesinden duyduğu rahatsızlığı öğrenin. belki bir gün "birlik" denen şey tam olarak özümsendiğinde, bu sorunlar kalmayacak. çünkü o zaman kullanılmadığımızı hissedeceğiz. erkek olarak fedakarlıktan, sorumlulukları tek başına yüklenmekten şikayet etmeyiz zaten bunu doğru anlayın. ama bunu kullanmak olarak algılayan kafataslarına da alarjimiz var.

    saygılar, sevgiler.

    http://albastropos.blogcu.com/...
  2. türkiye'de yaşadığı tahmin edilebilir erkektir. zira bu korkularının yersiz olduğunu söylemek haksızlık olur.

    bu ülkede kadınlar eşitlikten söz ederler ama hayatın ekonomik yükünün altına çok çok çocuk doğurana kadar girerler. ondan sonra ev kadını hayatına terfi ederler, -ki bu da erkek için "türk, öğün, çalış, sürün" döneminin başladığı yeni bir hayat demektir.

    bu ülkede yasalar kadın-erkek eşitliğini sağlamaya yönelik (nasıl oluyorsa anlayan beri gelsin) eklenmiş yep yeni mülk unsurları bulunmaktadır. öyle ki, bu evlilik bir gün sona erecek olursa, her türlü evlilik sürecinde edinilmiş mal ve mülk eşit olarak ikiye bölünür. kadının bu mülklerin edinilmesinde ne kadar katkısı olduğunun hiçbir önemi yoktur. hatta ve hatta söz konusu mal-mülk size ailenizden miras kalmış olabilir. ve siz bu mirasları eğer evliyken satıp farklı bir yatırım planıyla değerlendirmek isterseniz, satış işleminden hemen sonra elde edeceğiniz gelir "evlilik sürecinde edinilmiş" kapsamına girip doğrudan %50 kadının da payı olduğu anlamına gelmektedir.

    şimdi seri eksi oy verecek tüm bayanlar, adım gibi eminim.

    ama bu ülke de evlenecek erkeklere tek tavsiyem, mutlaka ve mutlaka mal-mülk ayrımını çok iyi şartlara bağlayan bir evlilik sözleşmesi yapmasıdır.

    aksi taktirde çalışır, didinirsiniz.. sevgi, saygı, birliktelik gibi kutsal değerlerle kandırılan sizin tüm varlıklarınıza sermayesiz bir ortak almış olursunuz.

    tüm kadınlar evlilikte işler kötüye gitmeye başladığında erkekten birşeyler koparmanın hesabını yaparlar. (tamamen duygusal)

    daha ne diyeyim, birlikte yaşama fikrine karşı olup ille de evlilik diyen türk kadının er ya da geç hesapları bunlardan ibarettir işte...

    bitirdiniz lan bizi, hayallerimizi, alçak kadınlar ! (yalnızca bu zihniyette olanlara sözüm)