bir kadının faşist olması   

adana çık aradan

  1. inanmazsınız, ama ben gerçekten üstünde çok fazla düşünüyorum bu durumun.. ve tüm çabalarıma rağmen hala anlayamıyorum. bir imamın ateist olmasından bile daha garip bu durum benim gözümde. bi kadın neden faşist olur ki? dünyanın her yerinde fuhuş ve reklam sektörlerinde sömürülen kadın, tecavüze ugrayan yine kadın.. şiddete maruz kalan, genelde süs niyetine kullanılan, vücudu pazarlanan kadın kalkıp nasıl olur da faşist olur? hayır, mal mısın da beni uğraştırıyorsun arkadaşım? çok açıkça; beyninizi sikiyim hepinizin.
    (andromeda, 15.08.2007 01:46)
  2. (bkz: bir kadının komünist olması)
    (bkz: bir insanın gs'li, fb'li yada bjk'lı olması)
    (bkz: kendi gibi olmayanı garipseme içgüdüsü)
    (kötüböcek, 15.08.2007 02:06 ~ 16.08.2007 18:10)
  3. "faşizm iki kişi arasında başlar" diyor yazar ıngeborg bachmann. iktidar savaşının her ortamda olduğu gibi iki kişi arasında başladığı bu durumda da güçlü taraf faşizme kayma eğiliminde olacaktır ya. işte güçlü olan kadınsa eğer bir kadının faşist olma durumu hemen oluşur. insan anne olabilen bir varlığın faşist olacağına inanamıyor ama..
    (z string, 15.08.2007 02:10)
  4. faşizmin yalnızca siyasi literatüre ilişkin bir kavram olmadığını ve insani ilişkilerde de tezahürlerinin görüldüğünü akılda tutacak olursak, asıl sorulması gereken bir insanın nasıl faşist olabildiğidir. cinsiyet bir kriter olmaktan çıkmalıdır bu noktada. yine de yukarıda bahsedildiği gibi kafa karışıklığı yaratan bazı boşluklar yok değildir.

    ezilen, oyunu neden ezmekten yana kullanır misal ? haksızca yere düşürülen ayağa kalkar kalkmaz neden bir başkasına çelme takar ya da ? israil örneği ortadadır. gaz odalarında zyklon b'lerle, fırınlarla öldürülen milyonlarca yahudinin acıyı ve faşizmi adı gibi bilmesine rağmen, güce tapınma ritüelini tekrarlaması ve abd'nin yanına yani ezen tarafa geçişi ortadadır. filistin'e yaşattıkları ortadadır.

    asıl başarı zaten ezilenlerin içerisinden ezen devşirmektir. yazık ki gerçektir ... şaşmamalı !
    (tante rosa, 15.08.2007 02:15 ~ 28.08.2007 04:18)
  5. (bkz: bir yazarın beyne sahip olmaması)
    (hplovecraft, 15.08.2007 02:21)
  6. olmayacak iş değildir. tabi faşist olmayan erkek kişimiz, bir de üstüne duygusal ise, bir kadına bu sıfatı yakıştıramıyor olabilir. durum tamamen bunla alakalıdır. evet faşizm iğrençliktir ama cinsiyet ayrımı da yoktur.
    (cisim tamlaması, 15.08.2007 02:26)
  7. (bkz: seni o faşiste yar etmem ulan)
    (atlantis, 29.04.2008 21:32)
  8. esaslı bir faşist ve 3. reich'ın en esaslı sanatçılarından olan leni riefenstahl'in triumph des villensi çok şey anlatır bu konuyla ilgili olarak. haşmetlileri nürnberg'e ayak bastığında onu otele taşıyan yol boyunca erkeklerin kat be kat fazlası alman kadınları ve çcukları vardır, mutlu, gururlu ve heyecanlı , führerlerinin elini tutabilmek ya da ona çiçek sunabilmek için heyecan duyan kadınlar. bu bir tesadüf müdür yoksa bunu hazırlayan altyapısal koşullar mı vardır?

    hem birinci dünya savaşının hem 29 ekonomik krizinin derinden etkilediği en önemli kitledir alman kadınları hiç şüphesiz. erkeklerden daha fazla etkilenmişlerdir çünkü evi geçindirmekteki ortak sorumluluğa eklemlenen baskı da vardır tabiki. esecek bir umut rüzgarına karşı yelken açmaya son derece hazırdılar, hitler'in önderliğindeki nsdap bunu onlara fazlasıyla sağladı; her yerde umuttan ve "güzel bir gelecek" ten bahseden sert sesli adamlar onları cezbetmiştir elbette. slogan basittir; "führerinize güvenin , o güzel yarınları sağlayacaktır." onlara düşen ödevler vardı; erkeklerine hizmet etmek, mutlu gelecek idealine katkıda bulunmak için çocuk doğurmak (elbette ki erkeği makbuldu çocuğun) ve kilisede iman etmek (ünlü 3k formülü).

    faşizmin doğası gereği ön plana asla ve kat'a çıkamayan bu kadınlar hitler için yapabilecekleri en iyi şeyi yapmışlardır; onların doğurduğu çocuklar 42 yılında henüz 16 yaşlarındayken hitler-jugend çatısı altında yıkıcı bir savaşın ortasında yer almışlardır. son tahlilde ulu liderleriyle birlikte bu ideolojik dava da son bulmuştur alman kadınları açısından çünkü hiçbir düşünsel temele dayanmamıştır onların hitler savunusu. "iyi gelecek" hayali suya düşünce de ideolojik töz tabiri caizse küle dönüşmüştür.

    leni riefenstahl mi? o elbette farklıydı, elinin uzanamayacağı yer yoktu, hitler de dahil olmak üzere. partinin en yüksek mevkisinde her daim söz hakkı bulmuştu, çünkü yetenekli bir kadındı. ve tabiki hitler'in elinin onun körpe bedeninde fazlaca dolaşması da bunda etkendi.
    (joussaince, 29.04.2008 22:06)