erkek hayatında bir kez %100 ünü verir, o yüzdeyüz de hep bitarafında patlar, artık kapı herzaman aralık bırakılacaktır. belki erkeğin hayatına bundan sonra giren en düzgün insanlar bile o büyük deneyim yüzünden yaşanan güvensizliğin bedelini ödemek durumunda kalırlar. erkek parasının hepsini borsada tek bir kağıda oynamış ve kaybetmiştir, bu onun kalbinin üzerinde bir daha onu korumasız bırakmayacak bir kabuk oluşturur. zaman geçtikten sonra herşeyin eskisi gibi olabildiğini gören erkek artık o kadar üzülmenin, başkasını kendinden daha çok sevmenin yani gene risk almanın artık kimseye değmeyeceğine inanır, taaa ki çocuklarının annesini bulana dek o da şanslıysa.
-abi seninki tavana değer mi?
-bilmem biraz zor ya.
-peki bir kız için değer mi? ne dersin?
-bir kız için değmez de sen bi 3-5 tane getir deneyelim.
-peki abi.
sıradan bir kız için değmese de, eğer arada sevilen ve seven iki insan varsa; bir kız için de bir erkek için de değer.. hayatı anlamlaştıran da budur sanırım.
x: abi hastayım bu karıya.
y: olur mu olm o benim.
x: hayır benim. gerekirse dövüşürüm. carpe noctem: iyi de o basçıyla evli.
y: x'cim, seni çok seviyorum.
x: eyvallah abi, bir kız için değmez zaten.
yurt odasında arkadaşlarla yaptığımız zirve sonucu 1 kararsız oya karşılık ezici çoğunlukla kabul gören durum.çekimser ben oluyorum tabiki.fakat artık katıldığım görüştür.
sokaktan geçen sıradan birisi değildir, ya da televizyonda 15 saniyeliğine meşhur olmuş başkası da değildir.
aşktır belki de... belki de değildir. kafanın içindeki takıntıdır sadece... belki de sadece aşktır. ama kız sıradan değilse senin için, kararttıysan gözünü, tüm kalbinle sevdiysen ya da elinden geldiğince sevdiysen zamanında ya da zamansızca...
unutmak ya da unutmamak için türlü bahaneler uyduruyorsan.
belki sadece aşıksan. ya da bir zamanlar aşıksan, kepazeliğini çıkarırcasına...
en utanç verici zamanını düşünürken bile gülümsüyorsan ya da hala utanıyorsan.
ya da geçmiş zamanda ya da şimdiki zamanda aşıksan...
hala aşıksan
ya da unutmuşsan...
değer miydi diye düşünmek yerine güzeldi diye düşünüyorsan...
düşünmüyorsan bile. utanılacak bir şey yapmadım, unutulacak bir şey de yapmadım diyorsan ama git gide de unutuyorsan... ya da unutmuyorsan, unutamıyorsan, unutulmuyorsa ya da belki unuttuğunu bile hatırlamıyorsan.
ya da sadece aşıksan... hala ya da bir zamanlar.
değer miydi diye bir an bile olsun düşünüyorsan.
düşünmüyorsan ya da...
aklına bile gelmiyorsa ya da aklından bir an bile çıkmıyorsa.
ya da en azından pişman değilsen. yaptıkların için ya da yapmadıkların...
belki sadece aşıksan... önce, şimdi ya da sonra...
''oldu canım, seni kaç tanesi paklardı'''denesi cümle.
bu, iki cinsiyetin birbiri adına değersizleştirme çabalarına verilebilinecek örneklerden biridir.ki aslında insanların yaşadığı kötü olayları birine yükleme,hafifleme,çözüm(?) üretme çabası...
bu cümleyi ele alalım;
öncelikle, kendilerini dünyaya getiren kişinin * bir dönem ne olduğunu unutmanın ,gözardı etmenin hafifliğiyle kurulmuştur.ve nasıl bir mantıktır ki yaşanan bir iki olayla(yaşasa yaşasa kaç tane yaşayacak?!) toplumun kız olarak nitelendirilen bir grubu adına böyle genel bir yargı cümlesi kurma hakkını kendilerinde bulabilmektedirler.
en iyi savunma saldırıdır fikriyle kurulan bu cümleyle; hayata dair iki cinsiyetin yaşabileceği mutluluğu elinin tersiyle itmekten başka birşey değildir.çünkü bu yargıyı beyninde taşıyan kişi adına ağzınızla kuş tutmanız bile önemsizdir;siz isminizle,kendinize özgü özelliklerinizle,yaşama bakış açınızla şekillenmiyorsunuzdur,şekil bellidir''kız değil mi?''
editcan: yavrum bu yazdığımı okumaya benim bile sabrım yetmedi. manyak mıyı neyim?!
erkeklerin kötü bir ayrılıktan sonra duydukları ve bir an için teselli olmalarına sebep olan sonra tarihin tekerrür etmesiyle yeniden maruz kaldıkları teselli cümlesi.