özgün olmak, kendi başına ayakta durabilecek biri olmak, sevgi göstermek ama asla onur ve gururdan ödün vermemek ve de onun tüm duygusal içgüdülerine hitap edebilmek adına duygusal ve sahiplenici olmak.
her daim karizmatik olarak görünmek. az konuşmak , sorulan sorulara kısa ve net yanıtlar vermek. sigara içmek ve o içişi en karizmatik hale getirmek. herkes toplu halde bir yerlerde oturmuş gülüşürken , gidip ücra bir yerden etrafı izlemek ve uzaklara dalıp gitmek -esrarengiz hava katar. iyidir-
sürekli kendinizi,geçmişinizi,sportif başarılarınızı,tuttuğunuz takımı falan anlatmayın.sizi dinlemekten hoşlanır gibi görünseler bile sizi salak yerine koyarlar ve eğer ki çekici bir bireyseniz şirin salak kategorisinden listeye girmeye hak kazanırsınız.
ama eğer onu etkilemek istiyorsan birazcık onu dinlesene
"hangi müziği dinler?","en sevdiği aktör kim?","nasıl bir gelecek istiyor?" vs.
bunları sorun ve hayata biraz da onun gözünden bakın.ne kadar kolpa bir adam olursanız olun bu işe yarayacaktır.
yazarın notu: tabi bu bir sihir değildir.öyle kızı dinledim ama olmadı demeyin.kızı dinleyip sonrada yanında iki balgam atarsanız tabi ki etkilenecektir. ama kötü anlamda etkilenir.üstünde ki düşünce balonunda iki tane kırmızı eksi olur.
ne olursa olsun imaj yapmaya çalışmak, ortam muhabbetlerini kıvırabilmek, ağzında iki güzel söz tutabilmek, iddialı konuşmak; çok şey hakkında az şey bilmek, ama çok biliyormuş gibi göstermek, %10 duygusal, %90 serseri olmak, tüm milleti sallamayıp ''ne yaparsanız yapın, kendi yolum bu'' demek.
basit kızların tamamına yakını, tüm kızların ise birçoğu bunlara aldanır.
bir sefer, bir basket maçında, anlatmamın mümkün olmadığı büyük bir zevkle (ağzım açık), karşı takımdaki kız rakibime bir blok yapmıştım da kız sonra maç boyu beni hiç bırakmadı. çok etkilenmişti galiba.
(bkz: kızın ifadesini almak)
herkes izliyor paparazi niteliğinde ki programları veyahut görüyor gazetelerde ki o lüks arabaları, yaşamı.bunları görüpte etkilenmemek, iç geçirmemek mümkün mü?. bazen kendimiz bile demiyormuyuz -ah, şuna da ben binsem ya, sahip olsam ya..
bir kızı etkilemek denilince; maddi değerler artık ön planda. ''konuşmanın'', ''oturuşunun'', ''düşüncenin'' bir önemi yok.istenilen tek şey şaşaa'lı bir yaşam, ihtişam'lı arabalar, güzel kıyafetler olduğu için
etkilemekte diyemiycem çok vıcık geliyor bana ama görünen o ki sadece ama sadece;
kızın önünde intihar etmek. er kişi kendini kızın gözleri önünde astığı takdirde kızı çok derinden etkileyecek ve ömür boyu unutulmayacaktır. hem bakarsınız piskolojisi bozulan kız da kendini intihar eder ve öte tarafta buluşurlar...
bütün kızlar, gençlik anılarının, okuduğu kitaplarla ,gezdiği sanat müzeleriyle,okulda aldıkları ineklik belgesiyle değil (bu anılar akrabalara ve komşulara caka satmak için vardır) ,taksimde sabahlamalarla,arkadaş evlerinde dönen deli eğlenceli muhabbetlerle, gözde mekanlarda çekilmiş grup fotoğraflarıyla,aldatıldığı,kederlendiği,gözyaşı döktüren bir aşk hikayesiyle dolu olmasını ister.elbette ki bu anıları ona ,süveterli-gömlekli annesinin en yakın arkadaşının oğlu yaşatamaz.
2.iyi bir okul,okul olmadı mı bölüm,oda mı olmadı para şarttır.
hatun kişi övüneceği bir erkek ister.üniversite iyiyse;
-xcan "blabla" üniversitesinde okuyor,kimseler kazanamıyor okulu yaaa çok başarılı aşkım hihihih der,
bölüm iyiyse;
-ycan "blabla" bölümünde,herkes bu bölümü yazıyor aşkım kazandı süper para kazancak ilerde hihih der,
para varsa;
"zcan'lar çok zengin,babası ona iş açtı/açacak/babasının işini devralacak, ne güzel di mi hihih der.
3.yakışıklılık extra bonus.hatta boşverin bütün bunları ,sokakta herkesin dönüp baktığı şöööyle apollon tadında bir eleman olun yeter.sussanız cool,konuşsanız sempatik olur ,yine etkilersiniz.bazıları şanslı mı doğuyor ne?
bu konuda insanın kendisi gibi davranması önemli bir unsurdur. insanın olduğu gibi olması hatun kişiyi etkiler. kendiniz gibi davranmanız bir kıza çekici gelmiyorsa zaten yanlış kızlasınızdır ne yapsanız ikinizden biri rol yapmak zorunda kalır. gerek de yoktur.
gözlerinin içine hisli hisli bakıp aşk dolu cümleler sarfederken aniden burnuna kafa atmak suretiyle kırmak , "sevgilim ellerin ne kadar güzel yumşak yumşak" derken bileği tutup çevirmek , "bebeğim seni çok seviyorum" dedikten hemen sonra "senin ağzını yüzünü sikerim lan" diye bağırmak.. ilk aklıma gelenler.
ilk insan;
ormandaki en büyük hayvanı avlamak. kabiledeki herkesi dövmek, enerjik/canlı olmak. büyük bir odun sahibi olmak, kabilede kimsenin bilmediği yerleri bilmek, kimsenin gidemediği yerlere gidebilmek, kimsenin yapamadığını yapmak.
son insan;
en çok parayı kazanmak, herkesi dövmek, enerjik/canlı olmak. silah sahibi olmak, yurtdışına gidip gelebilmek, türlü seyahat kabiliyetlerine haiz olmak.
bazı vatandaşlarımız tarafından , "hey yavrum hepsi senin mi?", "ayağının altında pas pas olayım", "evimde koleksiyon koleksiyonu yapıyorum" gibi söz öbekleri bu yapılabilecekler arasında yer almaktadır. ne kadar yazıktır.
ilgilenmekle yapış yapış olmak, güven duymakla başıboş bırakmak arasındaki ince çizgiyi gözden kaçırmamayı, salon erkeği gibi davranmaktan asla korkmamayı gerektirir bu iş öncelikle. bu yola baş koymuş erkek, kız arkadaşına dünyanın en güzel kadını olduğunu hissettirmek için çabalamaz ama "kendisi" için dünyanın en güzel kadını olduğu hissini vermeye gayret gösterir. karakterli olmalıdır. her zaman ne kendi istediğinin yapılmasını ister, ne de hep onun isteğini yapar. ve tüm bunları yaparken azıcık da buz üstünde olduğunu hissettirir kıza. çok eğlencelidir buz üstünde olmak belki ama bir o kadar da kaygandır. yanlış hareketinizde affetmez. düşersiniz ve canınız yanar. bunu her zaman bilmeli karşınızdaki. bu da demin söylediğim gibi sağlam bir karakter gerektirir.