|
|
- insan ilişkilerinde bazı zamanlar çok işe yarayan bir taktiktir.
- babanın bilgisayarın ile takılmasını önlemek istiyorsan ingilizce terimler kullanıp beynini göçertme ve 'haaaaaaaaa öyle mi?' dedirtme ve bilgisayarına bir daha dokundurtmama durumu.
- bu taktiğin ilginç yanı, bu kafa karıştıran insanların itirafta bulunup 'ben kafa karıştırmaya çalışıyorum, lazım bana' demesidir.kısır döngü olmayı hedefliyorlar herhalde
- + babacım benim daha güçlü bir bilgisayara ihtiyacım var
- elinde var ya bi tane
+ ya baba o eskidi işte
- daha yeni bişeyler almıştın noldu ya
[pederbank finansmanı ile alınan hard disk'i ve cd writer'ı kastediyor]
+ yha çok teşekkür ederim aldığın için ama şimdi yani o idare etti de, olmuyor bazı parçaları söküp yenilerini takmam icap ediyor artık. şimdi işlemciyi çıkarıp yerine daha hızlısını alsam şu anki anakartımla en fazla %20 daha hızlısını alabilirim; ki bu da benim işimi görmeyeceği için anakartı değiştirip yeni altyapının el verdiği ölçüde işlemciyi sağlam alıp hazır yenilemişken eskiye dönük olmayan ekran kartımla ramimi bir de bunları içine koyacağım kasayı ve güç kaynağını yenilemeliyim ayrıca hemen ekliyeyim şimdi bu toplu halde yenileme mecburen bir arada oluyor, tek tek ayrı zamanlarda alamam ve benim derslerim için gerekli bu güncelleştirmeler ve üzerinde java asp dot net php mysql apache gibi kendimi geliştireceğim yazılımları kurmam için gerekli.
[soru işaretleri ile dolu bir duraksama]
+ yani eski parçalarımı uygun fiyata elimden çıkarıcam, yerine uygun fiyata yenilerini alıcam, anlatamam biraz uzun sürer istersen açıklayabilirim.
[yeterince kafası karışmamışsa, dahasını duyma korkusu içine işlemiş... hedefe doğru ilerlenmektedir.]
- kaç para tutacak bu iş?
+ 5 kalem mal altı üstü, çok değil. kredi kartına taksit de yaparlar diye düşünüyorum
- ne kadar?
+ bin lira, en fazla.
- bak, bir kaç ay sonra gelip de 'şu bu lazım' deme ama bir daha
+ yani gerekli oldukça güncelleme
- azuur
[ikinci hece uzatılmış, şansımızı zorlamamamızın gerekliliği anlaşılmıştır.]
+ tamamdır, anlaştık
- yarın hesabına geçerim parayı
(bkz: mission accomplished)
- hemen bir confuse atarak işi bitirebilirsiniz.
- (bkz: entelektüelizasyon)
- olduğundan fazlası gibi görünmek için terimlerle konuşma sanatıdır. futboldan anlamıyorum bari "enine paslarla alan daraltarak kreatif bir oyun sergiliyoruz" gibi cümleler kurayım da beni bi bok sansınlar şeklindeki ilker yasin maç sunuşu, en basit bir şeyi bile abuk subuk terimlerle anlatan üniversite hocası abukluğu buna örnektir.
(lethe, 10.07.2006 22:05)
- bir çin atasözü olma ihtimali de bir hayli yüksek olan önerme.
- işin bilim halini almış versiyonu için:
(bkz: demagoji)
- (bkz: konfiçyus demiş kü)
- hakikaten de çok iyi bir taktiktir. şahsen test edip onaylamışlığım vardır.
vakt-i zamanında saf ama temiz kalpli bir tanıdığım vardı. arkadaş ortamında, açıkçası kandırılmaktan, herkesin gözü önünde rezil edilmekten bıkmaz, arkadaşlar kendisini rezil etmekten, gülünç duruma düşürüp ayı gibi kahkaha atmaktan bıkardı. birgün aklıma süper ötesi, dahice, kurnaz, ortalığı bir anda altüst edecek ve ortamda, tüm gözleri şahsım üzerine odaklandırıp, tebrik sözlerine maruz bırakacak bir fikir geldi. planımı hayata geçirebilmek için bir müddet çok kafa yordum, epey bir düşündüm. daha sonra "ben niye eğlenmiyorum lan? benim eğlenmeye, ortamın göz bebeği olup kurnaz bir şahsiyet imajı çizmeye hakkım yok mu? ortamın sürekli çıkışlar yapan ve göz bebeği olan kişisi benim lan" şeklinde düşünceye kapıldım ve saf arkadaşı yanıma çağırdım. tabii o sırada da tüm tanıdıklar çevremizde toplanmış, sıkı bir bağ oluşturmuşlardı. elime tuhaf şekli olan, kalemden çok amdan götten, gereksiz bir alete benzeyen kalemi aldım ve saf arkadaşa göstererek, "abi bu uçlu kalemin ucu hiç bitmiyor. sürekli kendini yeniliyor. çok ilginç bir alet." dedim. anlaşmalı olduğumuz arkadaşlar da beni destekledi. "gavur yapıyor abi" cümleleriyle birlikte sözlerimi onayladı. saf olan arkadaşımız kalemi eline aldı ve amaçsızca incelemeye, çeşitli hareketler eşliğinde kaleme değişik açılardan bakıp gövde gösterisi yapmaya başladı. sinirlendim. kalemi elinden büyük bir hızla aldım ve "nabıyorsun lan g.tüne koduum. hassas kalem bu. bozarsın filan şimdi. inanmıyorsan inanma ya" dedim. önce bana tuhaf bir yüz ifadesiyle baktı. "tamam. inandı hıyar" diye düşünüyordum ki, "adam mı s.kiyorsunuz lan burda? salak mı sandınız beni? salak değilim lan ben." gibi patavatsızca, düşüncesizce cümleler kurdu. açıkçası hepimizi yanıltmış, şaşkınlığa uğratmıştı. bununla da yetinmemiş, asıl salağın, düşüncesiz hareket etmekten zevk alanların bizler olduğunu söylemişti.
neyse. bir müddet tartıştık filan. arkadaşın saf ya da salak, her neyse, bu tanımlardan birine yakıştığını düşündüğümden dolayı, bu gibi kalem vs. üreten firmaların ne kadar büyük bir rekabet içerisinde olduğundan, artık piyasanın belirli firmaların hakimiyeti altında olmadığından filan bahsettim. bir süre de hangi firmanın daha çok kazandığını ve rağbet gördüğünü hesapladık. kafası karıştı. ikna edemedim lakin, akıllı olduğunu sanıp da, herkesin rahatça gözlemleyebileceği bir şekilde salak olduğunu, hatta şerefsiz g.tün teki olduğunu kanıtadım. kafası da bir güzel karıştı. belirsiz hislere kapıldığı yüz ifadesinden belli oluyordu.
peki elime ne geçti? tabii ki de hiçbir şey. ağzıma sıçayım.
|