o insanı kaybettiğinde hayatının geri kalanını ağır aksak yaşamaya sebep olacağı aşikar. ben daha çok sebepleri üzerinde durayım.
tabii, bu insanı tanıyabilmek için bazı şeylerin aracı olması lazım ve çoğu zaman yanında dünyalar güzeli bir gülümsemeyle
* 'bana senin gibi olmayı öğretsene' sevimliliği çok işe yarar. daha sonrasındaki her görüşme iki taraf için de karşılıklı kendini kandırma seansları haline gelir. sen de o da bazı şeylerin değişemeyeceğinin bilincinde hareket edersiniz.
oyun gibidir ilk başlarda, hiç aklının ucundan bile geçmezken bir gün gelir, artık onun için yaşamaya başladığını fark edersin. her şeyi onun mutluluğunu düşünerek yaptığını. hatta elinden gelse dünyayı onun istediği renklerle, onun istediği şekilde yeniden düzenlemeyi hayal edersin, yapamadığın için söylersin de; gözyaşlarını silsen, yüzünü güldürsen ona yeter.. uyuyamadığı gecelerde korkuları uzaklaştırmak benim işim, her zaman yanındayım, hiç yalnız kalmayacak, umutsuzluk, mutsuzluk, hayal kırıklığı, yalnızlık sadece sözlüklerden aklında kalan kelimeler olacak diye yavaş yavaş kendini bırakırsın.
şimdi düşündüm de, bunları her insan yapabilir aslında. bunun için illa ki karşındaki insanı hayatının merkezine bırakman gerekmez. ama değiştirmeye çalıştığın insana aşık olabileceğini hesaba katmamışsındır sadece..
bir zaman sonra işin rengi değişir artık. o değişmiştir, fakat sen artık gözüne eskisi gibi cazip görünmemeye başlamışsındır. adeta senin içindeki yaşama sevinciyle beslenir olmuştur hayatının merkezi. yitirdikçe içindekileri anlamsızlaşmaya başlar her şey. 'hayattaki güzellikleri görebilmek için biraz insaflı olmalısın' diyen çocuktan eser kalmamıştır içinde. çiçekler eskisi gibi güzel görünmez, deniz eskisi kadar mavi değildir, gökyüzü hep gri, geceler yalnız, kapkara. hayat, tatsız tuzsuz.
ve bir gün gelir, artık onun mutluluğunu dilemek için yaşadığını fark edersin; aslında var olmayan bir şarkı, halen hayatının
merkezkaç kuvveti..
"when you cried i'd wipe away all of your tears
when you'd scream i'd fight away all of your fears
and i've held your hand through all of these years
but you still have all of me "
*