|
|
- "umutları değil midir insanları yaşatan?" o hayalle yaşamak bile insanı içten içe rahatlatmaktadır. elveda demek hiçbir zaman çözüm olmamalıdır. başka bir değişle; "umut fakirin ekmeğidir" her zaman için geleceğe gülen gözlerle bakmayı bilmeli ve ona göre yaşamalıdır...
(butterfly, 16.06.2007 01:28 ~ 07.04.2008 12:54)
- farkında olmadan mazoşist olmaktır gerçeği kabullenmemek olur bazen.kavuşacak bir şeyler kalmadığını bile bile umut etmektir kalbin çok derinlerden zılgıt çekmesidir.sevgiye ihanet etmemektir.yaşattıkça büyür sevgi yaşatmaya değmeyeceğini bir gün anlayana kadar.
- sevgili, seninle ben pergel gibiyiz:
iki başımız var, bir tek bedenimiz.
ne kadar dönersem döneyim çevrende:
er geç baş başa verecek değil miyiz?
(bkz: ömer hayyam)
- (bkz: umut fakirin ekmeği)
- kısa ya da uzun, her ayrılık yıllar gibi gelir insana. hele bir de ölesiye seviyorsa onu. geleceğini düşünüp, "bir gün kavuşacaz ya" diyerek teselli bulur özlem mahkûmu.
- kendini kandırmak, yaşanan hayatı çekilebilir hale getirmeye çalışmak bu olsa olsa. ne giden döner eskisi gibi olur herşey; ne de beklenen geldiğinde mutluluk öldürür bekleyeni. boş işler.
tabi mahşerde kavuşucaz, o ayrı.
- (bkz: ölüm)
- elbet bir gün buluşacağız
- (bkz: tilkinin dönüp dolaşacağı yer kürkçü dükkanıdır)ın kibar versiyonudur aslında.
- umuttur.bazılarının olmassa olmazıdır bu umut. bir gün dersin içinden bir gün olacak ve bu inançtır belkide seni ayakta tutan tek şey
(bkz: rüyalarda buluşuruz)
- zamanla yerini bir gün kavuşacağını bilmenin bir öneminin kalmadığını bilmeye bırakır.
(bkz: hayatın gerçekleri)
- çok severek ayrıldığın bir sevgili ile gelinecek noktayı hissetmektir. araya yollar, yıllar, başka insanlar, felaketler girse de bir gün kavuşacağını biliyorsa insan kavuşulur. boş bir umut değildir kesinlikle, bunu hissetmek aynı anda sizinle bu duyguyu hisseden kişiden bilmeyerek aldığınız frekanstır. insanlar çeşitli faktörler ve zorunluluklar nedeniyle ayrılabilir, asıl önemli olan kavuşabilecek olma ihtimalini ortadan kaldırmamaktır. bir gün kavuşacağını bilenler ; kavuşmak istedikleri ile birbirinin yüzüne dahi bakamayacak şekilde ayrılmamış olanlardır. bir gün kavuşacağını bilmek için öyle bir ayrılmalıdır ki kavuşmaya yüzü olmalıdır insanın.
kavuşma günü
en güzel gülüşünle karşıla beni
işte geldim yanına yorgun ve yitik
yılmışım, yıkılmışım, kahrolmuşum
içimde tarifsiz bir gariplik
anlamaya çalış bir şey sormadan
yaklaş yanıma, gözlerime bak
dağıt saçlarını çocuklar gibi
sonra başını omuzlarıma bırak
dertliyim, kahırlıyım, efkarlıyım
ağır, çaresiz hüzünlerle geldim sana
birlikte ömür boyu yaşayacağımız
perişan gecelerle, günlerle geldim sana
paramparça hayallerim, umutlarım
ne kalmışsa içimde kırık dökük
al, yeniden yarat beni, ayıkla arıt
baksana, bütün ışıklarım sönük
pelte pelte karanlığım koyu, zifir
göklerin üstüme abandığı gecelerdeyim
dinle, sana bir şarkı söyleyeceğim özlem dolu
dinle, bütün çalgıların sustuğu yerdeyim
oysa ki sen aradığım, bulduğumsun benim
oysa ki bu en güzeli kavuşmaların
bakma şimdi böyle kahırlı olduğuma
en mutlu şiirleri söyleyeceğim sana yarın
yeter ki mahşere dek beni özle beni sev
zamanların en ölümsüzünde yaşat beni
işte geldim yanına alev, alev dopdolu
al dilediğin gibi yeniden yarat beni.
ümit yaşar oğuzcan
|