ege çubukçu'nun hem albümünün adı hem de ikinci klibini çektiği şarkısı.
bir gün ama bir gün
burda olmadığım bir gün
mutlu olabilirim
huzuru bulabilirim
kaçabilirim
yok olabilirim
uzaklaşabilirim
buralardan
çaktırmadan ayıltmadan
elalemi yari anayı bekleyeni üzebilirim...
bana güzel gelmiştir nedense ilk "hey dj" fiyaskosundan sonra..
söz - müzik aylin aslım a ait parça, gelgit albümünde yer alır:
bir gün burdan gidersem
hiç kimse bilsin istemem
kalbim
kaybolmuş bir gemi
hiç kimse bulsun istemem
benim derdim bana yeter
yalnız gelen yalnız gider.
bir gün seni affedersem
hiç kimse duysun istemem!
sevgilim
nerde büyük aşkın
çoktan vazgeçtim istemem.
benim derdim bana yeter
yalnız gelen yalnız gider
apansız uyanırsan gecenin bir yerinde
gözlerin uzun uzun karanlığa dalarsa
bir sıcaklık duyarsan üşüyen ellerinde
ve saatler gecikmiş zamanları çalarsa
bil ki seni düşünüyorum.
bir vapur yanaşırsa rıhtımına bin, açıl
örtün karanlıkları masmavi denizlerde.
ve dinle kalbimi bak nasıl çarpıyor nasıl?
o bütün özlemlerin koyulaştığı yerde
bil ki seni bekliyorum.
bir sabah gün doğarken aç perdelerini, bak
sevinçle balkonuna konuyorsa martılar
kendini tadılmamış derin bir hazza bırak.
dökülsün dudağından en umutlu şarkılar
bil ki seni istiyorum.
gecelerden bir gece uyanırsın apansız
uzaklarda elemli, garip bir kuş öterse
bir ceylan ağlıyorsa dağlarda yapayalnız
ve bir gün kabrimde bir sarı çiçek biterse
bil ki seni seviyorum.
yine en iyisini sen bilirsin de bu kadar da acıtma demek istediğim şiirdir.
ayşe kulin'in biri kürt diğeri türk olan iki çocukluk arkadaşının anılarından yola çıkarak, iki toplumun ortak yanlarını ele aldığı güzel, okunası kitap.
ayşe kulin'in pek bilinmeyen ama çok anlamlı kitabı.
çocukken en yakın arkadaş olan iki kadının son yüzleşmeleri, farklı soyladan gelmelerinin yarattığı nafile düşmanlık...
keşkelerin bir önceki evresidir, hayatı ertelemektir. o beklenen bir gün asla gelmez asla yeterince vakit olmaz asla o beklenen güç insanın içinde bulunmaz. beklemekle heba olan zamanlara geri dönüp baktığında insan elinden sadece keşke demek gelir keşke "birgün...." diye bir cümleye başlamasaydım aklıma gelenleri arzu ettiklerimi elime geçen ilk fırsatta yapsaydım yapmak için fırsat yaratsaydım.
ama bu da hayatın bize oyunlarından biridir o ana gelmeden o gün bu şekilde düşüneceğimizi bilemeyiz her zaman bir hengame içinde önceliklerimizi şaşırır yanlış yollara sapar yolun yanlış olduğunu sonuna gelmeden anlayamayız, aslında doğaldır da çünkü beşeriz şaşarız...
o 'bir gün'
yuvalanmış sanki içinizde
buğulu cam tıpkı
hiçbir şey görünmüyor
besbelli dışınızdan bakıyor size.
yokuş aşağı, yokuş yukarı
düzlerde, eğrilerde
yansır ondan size her ışık
bırakılmış bir bıçaktan dövüşte.
beklemek, avuntu -bir silah patladı uzakta-
yakında bir tel koptu
durmanın durgunluğu -yeterse-
sürsün bir süre böyle -ne çıkar-
emzirsin içinizi o sonbahar bulutu.
gelecekte, dediniz -ama ne zaman-
kim bilir, belki de geçmişte
yağmurlardan kalan kimsesizliğin
saklıdır acısı o 'bir gün'de.
'bir gün' buluşuruz -çok iyi-
'bir gün'dü, hani nasıl -silinti-
gerisi döküntü günler
ola ki beslemekte 'bir gün'ü hepsi.
bir gün dönüp baktığımızda iyi ki yaşamışız bugünleri diyeceğiz beraber. ben sana senin benim için ne kadar değerli olduğunu söyleyeceğim yine. kahkahalar atacağız beraber, kordonda yürüyeceğiz elimizde dondurmalar. akşam sen elinde leblebilerle geleceksin. oğlunun peşinden koşmanı izleyeceğim keyifle. arada sırada da olsa bir gün ankaraya gideceğiz birlikte. orta yaşlı hanımlar olarak, ellerimizde çocuklar oflaya poflaya yürüyeceğiz tunalı sokaklarında. bir gün ağlayacağız bir kayıpta..sonra bir gün güleceğiz sen terfi ettiğinde.
evlendiğin günü hatırlayacağız bir gün. ben gülmeye başlayacağım, "güya ayakkabının altına adımı yazdın, hala bekarım. evde kaldım".oğlun yaklaşacak teyze diyecek bana. yakınlarımız bizi yemeğe çağıracak, memleket sorunlarından konuşacağız. ben bir gün laboratuarda çalışmanın zorluklarını anlatacağım..
masmavi koyları gezeceğiz beraber, sezen aksu şarkıları dinleyeceğiz, frambuazlı pasta yiyeceğiz.
bir gün hasta olacağız belki, yaşlanmş kadınlar olarak hizmet bekleyeceğiz, dedikodu yapacağız.
sonra bir gün, geçmiş günleri yad edeceğiz. tuanam diye sesleneceğim sana, kıskanacaklar bizi, kolkola yürüyen iki yaşlı kadını gösterecekler.gittikçe huysuzlaşacağız..
ve bir gün ayrılmak zorunda kalacağız. ama kalan menekşeler dikecek gidenin mezar taşına, ne olursa olsun çocuklarını torunlarını toplayıp gelecek.. hala anlatacak olan biteni..ve söyleyecek, kimseye hissettirmeden fısıldayacak.."biz ayrılmadık, ruhlarımız bir.."
açık cek gibidir bir gün.
üzerine her şeyin yazılabileceği bir tarihtir.
her söz verilebilir bir güne dair. bir gün her şey olabilir mesela, tarih olarak bir gün belirtildiğinde kimse bir şey diyemez. daha gelmedi o gün der geçilir.
hiç bir söz tutulmadan biter bazen bir gün ömür, o zaman da "gelmeden o bir gün gitti rahmetli iyi adamdı" denir geçilir.
ömrü yetseydi o bir günü görmeye, kesin tutardı; sözünü zaten..
ege çubukçu'nun yaptığı en iyi iş budur bana göre.buyrun sözleri ;
esrarlı bir gece vakti
ya da yağmurlu bir akşamüstü
belki de güneşli bir öğle vakti
bakarsın bir gün dönümü
bir gün ama bir gün
burada olmadığım bir gün mutlu olabilirim,
huzuru bulabilirim, kaçabilirim, yok olabilirim,
uzaklaşabilirim buralardan
çaktırmadan, ayıltmadan;
el âlemi, yâri, anayı, bekleyenimi üzebilirim
o gün, kötü gün, kördüğüm
budur kendime sözüm, kendi özüm
gözüm kara, aslan gönlüm
çekip gitmeyi ister bir gün
haksız sayılmaz, hakkını çalmaz kimsenin
güzellik ettim, kötülük biçtim
seçmedim, ayırt etmedim
kimseyi, kimseden çok sevmedim
asla demedim, kimseye yok kinim
dürüstlüktür dinim
insanlığa dair bunu bilirim, sebebim
yok ki bir sınırı bu kalbimin
özgür ruhlu, paradan tuzlu, bu geminin nuh’u
yalandan gururlu, altın kumu, sevgi unu,
üzmesi kolay, çalması zorlu
yine kolay olanı seçti insanoğlu
doğası yılanları seçti, tepti iyi olanı kötülük biçti
tarih tekerrür etmeyi bildi
ve şimdi önünde iki seçenek
ya kalıp acı çekecek ya da bilecek
doğru seçeneği bulmayı
doğru seçenek bir gün çekip gitmek!
bir gün ama bir gün
burada olmadığım bir gün mutlu olabilirim,
huzuru bulabilirim, kaçabilirim, yok olabilirim,
uzaklaşabilirim buralardan
çaktırmadan, ayıltmadan;
el âlemi, yâri, anayı, bekleyenimi üzebilirim
gözlerin göz kapağı hapishanesinin müebbet mahkûmu olana dek
bunlar sürecek üzme kendini
göreceksin değmeyecek
bir gün acılar dinecek, diyecek, bekleyeceksin beklide gelecek ama
mutluluğun geç kalabilme ihtimali mevcut ve de had safhada
kaçmak tek çare kendine et sen her neler edeceksen
ama bile, bile çek çile ya da çek git bir gün doğru bildiğin yere
bir gün ama bir gün
burada olmadığım bir gün mutlu olabilirim,
huzuru bulabilirim, kaçabilirim, yok olabilirim,
uzaklaşabilirim buralardan
çaktırmadan, ayıltmadan;
el âlemi, yâri, anayı, bekleyenimi üzebilirim
"bir gün, bir gün ve yine bir gün...bir gün diye bir şey yok.bir gün dediğimizde, hiçbir gün, asla demek isteriz aslında...bir gün eşittir bin gün, beş bin gün.on beş bin gün..."-kusma kulübü
bir gün için verilen randevular o bir gün gelmeden zaten iptal edilir.
"halkın gazetesi" sloganıyla 75 kuruştan satılıyor. hangi halksa kastettikleri ben pek anlayamadım. sanırım hali hazırda türkiye'nin en pahalı gazetesi.
ayakta durmayı ben yazmıştım yıllar önce,
kesin daha da önce başkaları yazmıştır.
ayağa kalkmanınsa en, en-büyüğü bence,
bir çocuğun bir gün ilk ayağa kalkışıdır.