ünlü fransız ressam toulouse lautrec'in başına gelmiş ve onu depresyona sürüklemiş olan hadise. kendisi cüce ve çirkin olduğunu ne kadar bilse de bu olay onun yüzüne bir tokat gibi inmiştir.
bir grup arkadaş toplu halde gırgırına kerhaneye gider. gaza gelinir ve biri hava atacağım edasıyla fahişe ile pazarlık yapmaya başlar. olaylar şöyle gelişir:
o*:how much?
f*:fifty euro
o:ten euro!!
f: for ten euro you can f*ck your mother!!!
onunda bir seçim dünyası olabilir,herşey para değildir ki?önemli olan kimin reddedildiğidir ki;yarası olanın sesi çok çıkar,bir de zaman ve mekan mefhumu vardır.reddi yemek aslında kadına verilen değeri çoğaltmalıyken kimisinin öfkesine tesirde bulunur.kiralık ilişki işçisi olanlarında hakları vardır bunlardan biride reddetmektir.try again!
-melaba yavrım. bak bu osman, bu recep, bu benim emmioğlu kadir, arkasındaki onun bacanağı raşit, solumdaki mahalleden rıfkı abi, onun biraderi ismail, şuradakiler ali, cemil ve oktay... fandezi yapmak istiyoz. ayak barmaklarını, iki elini, amini, kötünü, aazını ve memelerini zikeceğiz. aramızda kura çektik rotasyon yapıcaz. bunun için bize bi fiyat teklifi verecen mi gülüm.
-nayır nayır nayır!!! milyon verseniz ne bedenime ne de ruhuma sahip olamazsınız.
adam: ne kadara veriyon?
fahişe: 50 milyon
adam: 30 olmaz mı
fahişe: yürü git lan işine
adam: de hade naz etme
fahişe: olm git dedim olmaz
adam: olur olur
fahişe. ulan amına kodugum olmaz dedik ya senin ki altından mı ben hiç yarak görmedim mi 30 a yatayım senin altına ha...