belki ilginizi çeker
  1. · buruna kanepe düşmesi
  2. · her evde bir haber var
  3. · babaya küfretmek
  4. · tuvaletini yaparken birinin aniden kapıyı açması
  5. · itü sözlük
  6. · gecenin köründe eve yarasa girmesi
gündem
  1. · 24 kasım 2009 barcelona inter maçı
  2. · sevgilinin söylediği unutulmayan sözler
  3. · kesilen kediye acıyıp koyuna hiç acımamak
  4. · otuz yaşına gelen kadının kendini avutma yolları
  5. · google wave
  6. · itü sözlük yazarlarının aslında içmek istedikleri
  7. · soğuk havada kısa etekle dolaşan kızlar
  8. · çakmak çakmak gözler
  9. · fendi

bir evde yaşanabilecek en dumur olaylar  

 sayfa  / 3
  1. (pia perfectio, 10.03.2007 01:41)
  2. kadın yatağından kalkıp tuvalete giderken, yatmadan önce son sigarasını içip karanlıkta yatakodasına doğru yürüyen erkek, koridorda kafakafaya çarpışırlar..

    o günden sonra ışık düğmesine dokunurken karşı tarafa "ben hareket halindeyim" uyarısı yapılagelecektir.
    (factotum, 10.03.2007 01:46 ~ 11:43)
  3. mutfaktan gelen koşuşturma sesini merka edip gidip bakmak ve ebeveynlerin gayet sessiz bir şekilde su savaşı yaptığına şahit olmaktır.
    (talweg, 10.03.2007 01:53)
  4. salonda top oynarken kalecinin(yani ben) gaza gelerek topa uçması ve az ilerde bulunan sobaya çarparak köprücük kemiğini kırması.
    (kötüböcek, 10.03.2007 02:07 ~ 11.03.2007 13:01)
  5. kızkardeşin büyük siyah renkteki saç lastiğini sağa sola fırlatırken,lastiğin perdenin üstüne takılması,saatler sonra perdeler kapanırken o lastiğin omuza düşmesi ve yaklaşık 3-5 dakika sonra bacaktan aşağıya doğru inmekte olan el büyüklüğündeki kapkara örümceği görmek ve yusuf yusuf sesleriyle oradan uzaklaşmak.
    (kötüböcek, 10.03.2007 02:11)
  6. haberiniz olmadığı bir gün üst kat komşunuzda mevlüt okunurken son ses müzik dinlenmesi,mevlüt okuyan hocanın olayı anlamdıramaması , akabinde annenin aşağı inmesi, olanlardan haberiniz yokken ve yarı uykulu vaziyetteyken annenin havada uçuşan terliklerine hedef olup şaşırmanız.sonrasında tüm apartman sakinlerini görünce utanıp açıklama yapılıp ve özür dilenmesi.
    (sarmalak, 10.03.2007 21:54 ~ 27.06.2009 16:29)
  7. gece su içmek için uyanıp, uykulu uykulu normalde hiç giymediğiniz terlikleri giyip ışığı yakmakla kim uğraşıcak şimdi diyerek karanlıkta yürürken birşeyin üzerine basıp da çıtırt diye bir sesle uykunuz açıldığında, ışığı açıp neye bastığınızı görmek isteyip normalde giymediğiniz terliğin altında kocaman (devasa) bir karafatmanın hala antenlerini kıpırtattığını görüp terliklere dua etmek

    (bkz: ben mi yazdım bunu)
    (julian apostate, 29.05.2007 13:22 ~ 13:22)
  8. gece uyanıp ayağı yere attığınızda bi' ıslaklık hissetmek. "ulan bu yaşta altımıza mı işedik?" diye dumura uğramak ancak soğuk suyun bileklere kadar geldiğini fark etmek. olayı idrak etmenizle " anneeeaaa evi su basmış!" diye çığırmanız. anne babanın sular içinde gelmelerine rağmen "hani yavrum, nerde?" diye sormaları... ışığı açmanızla feci manzarayla karşılaşmanız. tadilattan yeni geçmiş gül gibi evin sular altında kalmış olduğunu görmeniz. kovalarla (yazar burda mübalağa sanatını kullanmış) su boşaltılması, parkeler şişmesin diye haftalarca üzerlerine koyulan ansiklopediler falan fıstık...
    işin kötüsü ise gece suyun sesini duymanız ama yağmur yağıyor sanmanız.
    dumur edici olan olay ise tüm prizlerin suyun içinde kalmış olmasıdır. okulda hocanıza "hocam, böyle böyle biz niye çarpılmadık?" sorunuz üzerine öğrenirsiniz ki, tuzlu su elektiriği iletirmiş. şans mı dersiniz, başka bi'şey mi ama ertesi gün posta'da manşet olabilirdik. evet... *
    (mor kulaklı mavi kurbağa, 29.05.2007 15:29 ~ 27.01.2009 00:52)
  9. sabaha kadar ders çalışıp uykusuz bi şekilde okula gidip döndükten sonra doğruca yatağa yatmak, 1-2 saat sonra odadaki gürültüyle uyanıp odadaki hırsızı ev ahalisinden biri sanmak (çünkü gözlükleri gözünde değil) ve uyku sersemi bi halde gözlüğü bulup hırsızı gördüğün anda onun da seni görmesi, hırsızın bir şey alamadan kaçıp gitmesi ve korkup apartmanın önünde ev ahalisini beklemek...
    (anatoly1499, 29.05.2007 15:54)
  10. istanbulun göbeğinde evde akrep çıkması ve evde yaşayan bir erkekle bir kızın "ben öldürcem" diye birbirleri ile yarışması.
    (everestk, 29.05.2007 15:57)
  11. dakikalar evvel msn de bir arkadaşla görüntülü chat halinde iken,
    arkadaşımın, belinde ki havludan banyodan yeni çıktığı anlaşılan büyük abisinin odaya girmesi ve gelişen olaylar,

    abinin içeri girip önce etrafı,sonra ekranı süzmesi.kapıyı kapatıp,arkadaşımın arkasına geçmesi ve kardeşine arkasına bakmamasını sıkı sıkıya tembihledikten sonra,bir an bile tereddüt etmeden belinde ki havluyu sıyırıp atması...

    eğile,dikile yerde boxer arama girişimleri,'aman dönme haaa,sakın dönme haaa,malı bir görürsen uyuyamazsın eki eki' tadında espriler,saniyelerin dakikaya,dakikaların saatlere dönüştüğü anlar.

    dumura uğramak,nutkun tutulması,fevrin dönmesi,nerden geldiğini şaşırmak,mausu tutan el ile seni duymamaları için ağzına abanmak.gülmekten yeri göğü inletebilecek doygunluğa ulaştığın halde,gık çıkaramamak,kendi içinde yarılmak...

    tarifi imkansız bir ruha hali içinde kalakalmak.
    yaşamayanlarca bir an hayal edilmesi dahi böğüre böğüre kahkalara boğulmaya kafi iken yaşayan insanın ses bile çıkaramaması.

    çatlamak üzereyken,(komedimin dramıma dönüşmesine ramak kala)mikrofonu kapatmayı akıl edip yerlerde sürünmeye başladığım an anladım ki,arkadaşım hiç bir şeyin farkında değil ve büyük abi hala içinde tombala kelimesi geçen cümleler kurarak arkası dönük kardeşe espriler yapma çabasında.
    (bkz: ben yarılmayım da kimler yarılsın)
    dünyanın ilk çıplak stand up showu mu dersiniz artık web cam show mu dersiniz bilmiyorum.
    ben allah belanı versin arkadaşım dedim.
    nasıl farketmezsin ?
    (adrian, 04.06.2007 23:52 ~ 21.03.2009 18:55)
  12. anneyle baba dışarı çıkacak zannederken kapının önünden babanın bağırtısı gelir. "ayakkabılarını giyiyolardı n'oluyo ki" diye koşup gidersin. bakarsın ki karşında dudağı patlamış, kanlı bir baba yanında avaz avaz gülen bir anne ki bir yandan "oy aman" diye başının arkasını ovmaktadır.
    anlayamazsın, bakar kalırsın manzaraya.

    ayakkabı bağlamak için aynı anda kafa kafaya eğilinmemelidir, hadi diyelim ki oldu doğrulayım derken arkadan eğilene kafa atmamalıdır.
    (kum, 05.06.2007 01:14)
  13. küçük kardeşin bisikletinin daracık koridordaki varlığını uykulu halde görememek, takılmak ve hızını alamayıp süsleme amaçlı kartonpiyere omzu geçirmek.
    (bkz: sabaha kadar acıdan kıvranmak)
    (clvclnx, 05.06.2007 02:25)
  14. bir arkadaş ile birlikte öğle arasında beş parasız,aç bilaç gezdiğimiz bir gün,bir mahalle arasında kalabalık bir düğün evi dekgeldi.tam yemek vaktiydi anlaşılan,düğün sahibinin eşi dostu akrabası eve üşüşmüş,her bir sofra başında 10'u ayakta olmak üzre en az 20 kişi beklemekte,evin bayanları sofralara etli pide,ayran yetiştirmemekte hatta.öyle bir kalabalık.

    lan dedim,fırsat bu fırsat,kimse bizi farketmez,zaten kalabalık her yer,düğün evi nihayetinde,para da yok,yemeği beleşe getirelim.bir anlık tereddütten sonra gittik eve girdik.
    bir misafirperverlik,bir karşılama,bir hürmet donduk kaldık,'aa hoşgeldiniz,buyrun buyrun,kimler de gelmiş kimler....' sesleri arasında direk genişçe bir sininin dibinde aldık soluğu.
    sofra da en az 8 kişi vardı,belli ki düğün sahibi aile için kurulmuştu sofra,herkes takım elbiseli,jilet gibi.tanımadığımız adamlar,kadınlar bize hizmet etmeye başladılar,hiç bir şey diyemedik.sulu yemeklerden tutun da etli pilav,kıymalı pide,kola,ayran,tatlı derken sırayla gelmeye başladı yemekler.misafir sofrası değildi bu belli yani.ev sahibi sofrasıydı.düğün telaşı evin her yerini sarmıştı,giren çıkan belli değil,nitekim araya karışmıştık.
    bir allahın kulu da o dakikaya kadar kimsiniz siz birader demedi.

    arkadaşla birbirimizi kese kese yumulduk pilava,herkes yemek yemeye dalmış,kimse başını bile kaldırmıyordu.hemen sağım da dokuzuncu bir kişinin sığabileceği bir boşluk vardı,bir kaç dakika sonra en az bizim kadar aylak tipli biri geldi yanıma oturdu.söylemesi ayıp hayvan gibi girişti yemeğe.kaşık daha ağzında iken çatalla bişiler götürme çabasında.acelesi var gibiydi.yanımda olduğu için bir kaç defa göz göze de geldik,umrunda değildim,dünya umrunda değildi.

    ben doymak üzereydim ki yanımda ki doydu nihayet,bir süre milleti inceledikten sonra herkesin duyabileceği bir ses tonu ile;
    -siz ne taraftansınız birader ? (bizi kastediyor)
    +aom eee şey hmmmm (ne desem bilemedim,beklemiyordum bu soruyu)
    +eee şey,biz kız tarafındanız...
    ben bu cümleyi bitirir bitirmez sofra da kim varsa bir anda bana baktı,bir bok yedik anladım ama nerde hata yaptık anlamadım.
    -hmmmm,kimin oğlusun sen ?
    +ee ben şey,şeyin oğluyum (ne yapcam ben yaw ?)
    +(hah buldum) gelinin dayısının oğluyum...(oh bee)

    tam bu sırada o ana dek seyirci konumunda olan kalabalıktan biri olaya müdahale etti,etmez olaydı...
    --ne diyosun birader sen ? sünnet düğünü bu...
    iç ses:ananı avradını sikiyiiiiiim,kusacam,ne yaptık lan...
    kıpkırmızı bir halde sağıma bir döndüm,soruyu soran piç yokolmuş,soluma döndüm sevgili arkadaşım caner sağ elinde bir pide,sol elinin başparmağıyla çekecek niyetine ökçesinden tutmuş,ayakkabıyı bir giyse beni bırakıp kaçacak.

    o an en doğru şeyin herşeyi olduğu gibi açıklamak olduğuna karar verdim.tüm bakışlar üzerimdeydi.can güvenliğimden şüpheye düştüm bir an.
    +abi biz düğün evini görünce,yemeği bedavaya getirelim diye buraya geldik.siz bizi öyle karşılayınca bişi de diyemedik,sofraya geçtik,allah razı olsun doyduk.yanım daki adam öyle bir soru sorunca da cevap verme ihtiyacı duydum,sünnet düğünü olduğunu bilmiyordum.kusura bakmayın.

    kalabalık gülmekten sofranın yanına yatacaktı neredeyse.ben çoktan ayağa kalkmıştım.ayakkabıyı bırakmayı bile göze aldım,biri bir hareket yapsa fırlıyacam evden.tam o sıra karşı taraftan buzzzzz gibi bir cevap geldi.

    --ayıpsın birader,kusura bakılacak bir durum yokta,oturma odamıza kadar niye geldiniz ? hemen bişiler de size ayarlanırdı bahçede.her yer masa zaten...
    +pardon abi.bilemedik.teşekkür ederim kendi adıma.ben gidiyim artık.

    evden çıktığımda hala kıpkırmızı haldeymişim.ne yediysem ağzıma geldi geldi gitti.caner le birlikte yanımda oturan piç evden 50 metre kadar uzakta beni beklemekteler.
    meğer o da bizim gibi beleşçinin biri imiş.ben bir kaç defa ona bakınca,yabancı olduğu anlaşılmasın diye öyle bir soru soruvermiş.karşı taraftan gelen tepkiyi duyunca da kaşla göz arasında evden kaçmış.şerefsiz.o değil,bizi de afişe etti.rezil olduk.
    (adrian, 16.08.2007 14:59 ~ 02.09.2007 00:00)
  15. evde değilde evin balkonu ve bahçesinde yaşanmıştır. ayrıca bu olaya kimse tanık olmamıştır ama biz eldeki delillerden olayın nasıl geliştiğini anlayabildik. apartmanın giriş katında oturmanın sakıncalarından birisini okuyacaksınız biraz sonra...

    efendim, olay, akşam vakti meydana gelmiştir. meçhul şahıs, balkona tırmanmış, çamaşır ipinde asılı duran bir bezi -artık toz bezi miydi hatırlamıyorum orasını- almış, bahçenin en kuytu köşesine çekilip ayıptır söylemesi sıçmış, çaldığı bezle de kıçını silip bezi kömürlüğün damına atmıştır.

    tek avuntumuz meçhul şahsın balkona sıçmamış olmasıdır.
    (fox mulder, 19.08.2007 12:43)
  16. hiçbir neden yokken tek ayak üstünde işemeye çalışmak.ikinci ayağı yere basıp kurtulabilecekken tek ayak üstünde düşmemek için kasmak.yandaki duşakabine tutunmak ve ardından duşakabinin harekete geçmesi akabinde düşmek ve klozetle öpüşmek.
    (invader, 19.08.2007 14:44)
  17. kim bilir kaç kez tekrarı verilen kartallar yüksek uçar dizisinin son tekrar serisine abi abone olmuş, kaçırmadan izlemektedir. uzun bir müddet takip ettikten sonra yarınki bölümün son bölümü olacağını öğrenir epilofs'un tepesine tüner:

    -yarın son bölümüymüş, hadi bana bi kıyak yap yarın evden çıkma izle, bana anlatırsın ben evde olamıycam çok önemli işlerim var..
    -ya git, ne izliycem zaten senin izlemene bile zor dayanıyorum..
    -hadi yaa, kırk yılda bir bişey istedik aslansın sen yaparsın!!
    -valla evde olursam izlerim ama garanti vermem..

    bir sonraki gün gelir, abi evde yoktur, hadi izliyim sevinsin garip duygularıyla tv başına geçilir, ve fakat kanepenin uyumak için ne harika bir yer olduğu keşfedilip sızılır.. uyanıldığında dizi bitmeye yakındır, bir an panik olunur, saate bakmak için kafa kaldırıldığında inanılması namümkün bir manzarayla karşılaşılır: anne diğer kanepede oturmuş, gözünde yakın gözlüğü bir yandan diziyi izlemekte, diğer yandan not tutmaktadır.. hatta gözler birkaç kez açılıp kapandıktan sonra bile aynı eylemi yapmaktadır.. abinin evdeki otoritesine mi şaşılır, annenin birinin dizisi birinin uykusu arasında kalıp o sıkıcı diziyi izleme fedakarlığına mı bilinmez.

    (şimdi yazdıklarıma bi göz attım da, pek dumur durmuyo. yaşanıldığında dumurdu. valla. ühü. )
    (epilofs, 19.08.2007 15:15)
  18. gece vakti, wenge (yani nerdeyse simsiyah) rengi kapının kapalı olduğunu farketmeyip, karanlıkta odanı bulup gümm diye kapıya dalmak
    (chocolattes, 19.08.2007 15:28)
  19. eve geldiğinizde salonun ortasına kurulmuş portatif bir hamak görmek ve bunun üzerinde bir arkadaşınızın uyuyor olduğunu farketmektir etmektir.
    (dereye inip taş bulamayan adam, 19.08.2007 15:30 ~ 15:40)
  20. odadaki ses sisteminin yerleşiminin tuhaflığından kaynaklı sürekli kapı çaldı sanıp odadan dışarı çıkmak.
    (chat noir chat blanc, 19.08.2007 15:34)
  21. en büyük zevki, pencerenin önüne oturup, dışarıyı izlemek olan kara kedimiz, her zamanki gibi penceredeki yerini almış,bir yandan sakin sakin yalanıp, bir yandan da dışarıyı seyretmektedir.. ailecek her birimiz kanepelerdeki yerlerimizi almış oturmaktayken cama atılan taş sesiyle irkildik ‘annemin yürüyüş arkadaşlarının, annemi çağırma metodudur, muhattabı ilgilensin’ diye kimse zahmet edip yerinden kalkıp cama bakmaz ama taş bu defa şiddetli bir sesle bir kez daha cama gelince bakmamız gereken önemli bir şey olduğunu anlamışızdır..yüzlerinde çok önemli bir şey varmış gibi hissettiren ifadeleriyle yan yana dizilmiş,tanımadığımız üç kadını görünce merak ve şaşkınlıkla sorulur;
    (iç ses: allah allah hayırdır inşallah, kim bunlar?)
    + noldu?
    - kızım evinize kedi girmiş!
    + ?...! ne kedisi?
    - aaaa……bir de ne kedisi diyor önünde duruyor işte kedi, kara kedi kızım kara kedi…!
    + ne diyorsun be o benim kedim…!
    - aaaa o kedi eve alınır mı?
    + ne diyorsun teyze yaa…hallahım yarebbim…
    (casillasmania, 19.08.2007 20:05)
  22. elinde silah olan bi adamın kapıyı açtığınız anda içeri dalıp, annenize "abla peşimde adamlar var" tarzı bi şeyler söylediği andır. biz yaşadık, ordan biliyorum.
    (i am the most important thing in my life, 19.08.2007 20:19)
  23. bilgisayar başında oyun oynanmaktadır, anne gelir birşeyler sorar, baştan savılır çünkü oynanan oyun counter strike, dikkatin dağılmaması lazımdır ve ansızın o soru gelir,
    -hem sen niye oturumuna şifre koydun?
    +?!?!?!?!
    -sana diyorum oturumuna niye şifre koydun?
    +anne sen oturumu nerden biliyorsun?
    -biliyorum işte, sen soruma cevap ver, yoksa yasak şeyler mi var he.
    +anne onu geç sen, windows ingilizce hiç bir yerinde oturum yazmıyor, sana bilgisayarda oturum denen bişey olduğunu kim söyledi?
    - ne yani ben salak mıyım? ben bilemezmiyim? hayret bişey.(annem ingilizce bilmiyor bu arada, üstelik soruşturdum kimse oturum diye birşeyden bahsetmemiş anneme)
    (kötüböcek, 01.09.2007 16:56)
  24. pazar sabahı herkes öğlene kadar uyumak için yatağına gömüldüğü saatlerde binanın hafife alınmayacak derecede sarsılması ve ardından duyulan alarm sesiyle yerinden fırlamak.neler oluyor diye bakmak için balkona koşunca anne ve ablanın "ayyy ayyy yazıııkkk" nidaları arasında apartman sakinlerinin olayı deprem sanmasından dolayı don paça sokağa fırlamış olmasını izlemek ve binanın köşesine feci halde bindirip akordeon haline gelen doğanı* şaşkınla görmek.hamile olan ve 99 depremini avcılarda yaşayan ablanın o sırada balkonda oturup olayı canlı izlediğini öğrenip uyumadığı için şükretmek.polisin arabadan çıkan iki gence "siz bundan nasıl sağ çıktınız" sorusunu sorması(her ikisinde de sadece kırılan ön camdan sıçrayan cam parçalarının yüzlerine gelmesiyle oluşan küçük sıyrıklardan başka bir şey yoktu).ve bütün bu olanların sonunda olayın ilk yaşandığı an balkona gitmekteki o kısa anda aklımdan geçen saçmasapan senaryoya saatlerce gülmemiz(kesin doğalgaz patladı ve alarm çalıyor).
    (deliyayla, 01.09.2007 17:33)
  25. tam evin içinde aşanmamış olsa da evle ilgili dumur bir olaydır. her zaman olduğu gibi bir gün dışarıdan eve gelinir. kapı çalınır kimse açmaz. anahtarla kapı açılır, eve girilir ve büyük bir dumur yaşanır. evde kimse yoktur ayrıca tek bir eşya da yoktur. bir süre odada "nooluyo lan?" modunda dikildikten sonra cep telefonu çalar ve anne "süürpriiiz! taşındık" der.
    (prozac, 01.09.2007 17:40 ~ 17:40)
 sayfa  / 3

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil