futbol maçı izlediği an
gözlerini kaçırmadığı her an.
hıçkıra hıçkıra ağladığı an.
hatasını anlayıp sustuğu an.
inanmaya ihtiyaç duyduğunuz anların toplamıdır onun inandırıcılığı.
yalan söylemediği andır.
haklı olduğu yerde bile sustuğu an.
(murty, 14.08.2007 00:16)
bir kadının inanmak istediği an.
örneğin iltifat ettiği an.
*
ayrıca çırılçıplak olduğu an.
(bkz:
seeing is believing)
gözlerinin içine bakarak konuştuğu an.
beni sakın bırakma dediği an.
tabi inanmamak lazım her lafa...
(du, 14.08.2007 00:18 ~ 11.09.2007 22:15)
şu an.
yarrak kafalı erkeklerin encik cincik sçtığı erotik bok, çektiği içten sümük, masaaltına sürdüğü en samimi tatağı sözlük mecralarında çözemediniz gitti.
daha önce ilişkisi olduğunu itiraf ettiği andır.
(bkz:
şimdi inandın mı)
(gakko, 14.08.2007 00:22)
(albus, 14.08.2007 00:24)
iki kişi bindiği asansörde, daha çıkılacak katı yarılamadan asansörde oluşan kokunun sebebinin, kendi osuruğu olduğunu bayana, itiraf ettiği an.
konuştuklarının farkında olmayacak kadar sarhoş olduğu andır.
ağladığı an. erkekler ağlamaz diye bir söz vardır, bi tek kadınlar yalandan ağlayabilir zannedilir. oysa hiç de öyle değilmiş. yalandan ağladığını söylemesi mi yalandı yoksa yalandan mı ağladı anlaşılamaz. (bkz:
paradoks)
direkt söylemek yerine, yan konularla söylemini besleyip konuyu şişirdiği andır.
ayaklarınıza kapanıp, ufak gözlerle dolu dolu baktığı an..
gözyaşları içinde bizi telaşlandırdığı an.
gerçekten, kesin olarak, ağladığı an.
edit: son derece yalan söylüyor olabilir lakin inandırıcı olur kanısındayım.
baba olduğu, daha acımasız olursak, baba olmayı öğrendiği zamandır.
ağlamasına gerek olmayan anlardır. senin için, bir şeyleri kendisini düşünmeden yapabiliyorsa ve bu yaptıklarının samimiyetini sözlerinden değil de gözlerinden anlayabildiğin her andır.
burnunda sümük olduğunu söylediği an.
bir dişiyi kandırdığı andır, gibi bir önermeyle kendi içinde dönerek ışık hızına ulaşıp yok olabilecek bir sarmal, demek ki herbişeyiniz yalan ulandır.