dünyalar tatlısı bir kişiliğe sahip ve bir o kadar da sıcak kanlı altıncı nesil yazar(sözlük dışında yazdıklarıda çok güzeldir, okunulasıdır), muahabbet ederken zaman kavramını akıldan silmek gibide güzel bir özelliği vardır.
hoş gelmiş sefa gelmiş sözlüğe keyif vermiştir.
bunu diyen @3149235'i de dedi.
(bkz: tatlı cadı)
evcil hayvanım benim. kardeşim kelimesini tamamiyle hak eden yegane insandır kendisi. mavi boncuklu çengelli iğne küpesini hak edecek tek insandır benim canım. yanındayken bütün zamanı, dertleri unutturandır bana. gözülerine baktığımda ne demek istediğimi anlayandır o. gerçektir, canımdır, candan öte can,kardeşim ve mavimdir o...
değişik bir insandır kendisi. ya da ben çözemedim. seviyorum der; sonra sizi msn adresinden siler. sonra beklemediğiniz bir an aşkummm diye karşınıza çıkar. aşk konuları dışında güzel sohbeti vardır. " itü sözlükte yine çaylak oldum " diye ağlanıp, sızlanır. bu sebeple; bir çok kez eleştirdiğim bağyandır kendisi. yine de sevilir.
satırlarındaki sıcaklığı hissetmek için onu tanımanıza gerek olmayan yazar.. aslında tanıyorsunuz gibi bir yerden. aşinasınız yazdıklarına.. peki nereden ve nasıl bu aşinalık.. bir damla sevgi, bir damla iyiniyet, bir de güzel kalp..
pek bir heyecanlı, pek bir atik, yerinde duramayan tatlı mı tatlı büzük dudaklı bir şey bu. minik suratını kapatan uzun saçları mağara kadını havası veriyor.
gözüktüğünden daha fazlası var bu kızımızda. zamanında kötü şeyler yaşamış ki ruhunda bir ağırlık var. şiir okuyup sözlerinde kaybolmayı, damar şarkılarla hüznü yaşamayı pek bir seviyor.
bazen derin bir yaradan akan kan damlası, bazen bir papatyaya hayat veren su damlası olabiliyor. akıp gitse de arkasında izini bırakmak istiyor, bırakıyor da.
konuşmaya bir başladığınızda zamanın bükülmesini sağlayan yazar.
valla diyorum bi 15 dakka konuşuruz sonra giderim ders çalışırım bi bakıyorum 3 saat geçmiş. oha diyorum bu sefer de, gene yalan ettim dersleri, bir cinnet geçirmiş gibi sohbete daldık. tabi sonradan pişman oluyor muyum, hayır, böylece bi 3 saat daha devam ediyor bu.
ayrıca çok sabırlı bir şahsiyet olması burcunun tüm özelliklerini göstermediğine bir işaret olsa gerek. her türlü iğrenç esprime, sululuğuma, britanyaca sözlerime, bana mısın demiyor, sebatla cevab veriyor.
sözlük bünyesinde kazandığım en değerli ve eğlenceli arkadaşlardan birisini de, böyle bir yıllık formatı giride tanımlamaya çalıştım. son zamanlarda pek anlaşamasak da*, kendisine burdan selam ederim. elbet bir bildiği vardır.*
savrulurken raconun kırmızı pelerini o zarif öfkeye,
zaman ki sana hasta olmuş, incelikli haytasın,
raksederken mahallenin maşallahı, eyvallahı,
güzellik be oğlum şimdilik ölümüne kadar hayattasın. şimdilik, ölümüne kadar hayattasın.
yine çaylak olmuş, bizi üzmüştür. ama artık alıştık geri geleceğini biliyoruz.
tez zamanda yazar olup, bizi yazılarından mahrum etmeyeceğine inanıyorum.
pek tatlı , pek şeker, muhabbettine doyum olmayan, sonsuz gecelerin , bitmez sabahların kurtarıcısı diye hakkında tam giri yazacakken zaten girilmiş olduğunu görüp yazmaktan vazgeçtiğim meslektaşım 6. nesil hafif "çatlak" yazar.
öyle bir insandır ki bir cinnet , adamı şaşırtır. çok çok uzun zamandır tanıdığımdan böyle söylemiyorum. oldukça kısa - hayat göz önüne alındığında - bir zamandır tanısam da , tanıdım diyebilirim. yardımseverdir , hoştur , iyi kalplidir , mutludur , bir o kadar da mutsuzdur. tanımak için -eğer benim gibi insan uzmanı değilseniz- çok uzun zaman ayırmanız gereken biridir. ama iyi ki tanınmıştır.
hamarattır bir de söylemeden edemeyeceğim. saatlerce konuşulur , zaman ne zaman geçti anlaşılmaz. alıngandır , her insan gibi. delirir ara sıra , e adı üstünde bir cinnet. boşa koymamış nickini. hala bana milan - udinese maçından bir burger king whooper menü borcu olsa da , hatırlatmıyorum bunu. kendi hatırlasın bana öyle alsın.
ben çok fazla insan sevmem. hele bu kadar kısa zamanda sevemem. ama bana kendini bu kadar kısa zamanda sevdirerek , kendimle inzivaya çekilmeme neden olmuş insandır ayrıca. iyi ki varsınız efendim.
buna rağmen hayatta tanıdığım en çatlak, en şeker, en güzel, en makara, en komik, en üzgün, en mutlu, en ağlak, en çok gülen, en manyak insandır kendisi.
müzik zevkine hayran kaldığım yazar. beni müzik gıdasıyla beslerken afiyet olsun demeyi de ihmal etmemiştir. vampir yaşantısına özendiği yönünde güçlü duyumlar mevcut. sadece uyku düzensizliği elbet. kanla işi yok. en fazla kan portakalı ile işi olur. biri piyer loti mi demişti? tabi ki kırmam canım.
itü sözlük yazarlarının nicklerini nerden aldığını merak ettiğim birgün araştırmaya koyuldum. bir cinnet nicki ilgimi çekti ve araştırdım, sordum, soruşturdum. bizzat kendisiyle ilk iletişimim bu sayede oldu. işte o günden sonra bu nicki ondan daha çok hakedecek birinin olmadığını anladım.
düzenli ağlama seanları, nasıl düzgün ağlarım, ağlayarak zayıflama, ağlayarak sevinme gibi ilginç özellikleri de ilk defa kendisi sayesinde tanımış oldum.
tanıdıkça daha da ilginçleşiyordu kendisi. böyle şeylere eğiliminin nereden geldiğini, neden ağlama üzerine bu kadar kafa yorduğunu merak etmiyor değildim ama kendisine bunu söylersem ağlar diye korkuyordum. bir gün dayanamadım ve sordum;
-neden ağlama üzerine bu kadar kafa patlatıyorsun?
-ühü ühü ühüü
* 10 dakika sonra *
- ya abi benim olayım bu.
- nasıl yani? ne olayı?
- seviyorum abi ben bu olayı
- tamam ağlamak doğal birşey ama bence sen biraz abartmışım.
- ama ağlamayı çözmeden nasıl güzel bir emo olabilirim ki? he?
*iett şimdi çevrim dışı oldu*
bu duyduklarım beni korkutmuştu hem de çok. aradan biraz vakit geçtikten sonra kendisiyle tekrar iletişim kurmayı denedim. amacım onu kazanmak, bu gittiği yolun yol olmadığını göstermekti.
anlattım, ağlayarak bir yere varamazsın dedim bu sefer ağlarken aynı anda sinirliydi de.
gün geçmiyordu ki bir yeni özelliğini daha öğrenmeyeyim.
sinirlenince evindeki eşyaları sağa sola fırlattığını, camı çerçeveyi parçaladığını ve siniri geçince bir köşeye gidip ağladığını anlattığında ikinci bir şok yaşamıştım.
sinirlendiği şeyler ise daha vahimdi;
ugg botunun olmaması, bilgisayarının mikrofonunun olmaması, akşam 5'te kamyon sesi nedeniyle uyandırılması gibi vahim konulardı bu arkadaşımızı üzen konular.
daha anlatılacak, yazılacak çok şey var aslında ama bunlar tanımanız için yeterli olmuştur sanırım.
bir cinnet nickini gerçekten hakeden başka biri daha yoktur sanırım.
(bkz: ağlama melis)
uyarmıştım seni, ama beni dinlemedin; bana ayıp ettin, bana bunu yapmayacaktın, şu an bunları kodesten yazıyorum, diyeceksin ki vayrlısla kablonun olmadığı yerde internete nasıl bağlanıyorsun falan ben de derim ki rica ettim blututu bana monte ettiler evet bunu fazla irdelemeyelim lütfen teşekkürler; başkomiser zaten konuya hakim... neyse, gün sayıyorum, o gün gelecek; sonra dan dan... o güne kadar rest in piis; o gün geldiğinde de zaten sonra hep rest in piis!!! üstü kapalı tehdit ettim gittim...
bir cinnetin ortasında çıkıp geldin mısrasına ilham kaynağı olabilecek,türkiye içerisinde sinemayla izleyici olmak dışında alakası olmadığı halde haneke izleyebilme şerefine nail olmuş sayılı güzel insandan biri olan yazar