sevgili günlük,
bugün sahibim beni diğer balıkların kuyruğunu ısırıyorum diye bir cam bardağa koydu. azmettim zıplayıp kaçtım. namussuz bulana kadar debelendi çok güldüm; ama boğuluyordum.
aslında bunları yandaki arkadaş söylüyor, hemen aklımda kalanları yazdım. hep boş sayfaların yoksa bu ne unutkanlık anlamadım gitti.
(maia, 22.01.2007 00:00 ~ 00:01)
parmağımdaki kırmızı şey ne?
sevgili günlük
şu abduraaman lavuğu vardı ya benim manitaya sarkan bugün sana ömür, bir uyandık ölmüş , üzüldüm ama artık başbaşayız şükufeyle sahip yeni bir lavuk getirmez inşallah getirecekse de dişil olsun bize yarasın yoksa katil olacağım haaa
sevgili günlük;
sevgili günlük;
sevgili günlük;
"
"
"
"
neyse yarın yazarım
sevgili anlık, yaklaşık 2 saniye önce........, siktir yine doldu 3 saniye mına godumun....
sevgili günlük;
bana diğer balıklar çok zekisin diyorlar. neden anlayamıyorum, her biri zekisin diyor, 1 saniye geçiyor bir daha zekisin sen diyor. ne salak şey lan bunlar.
neyse, bugün ben resim yaptım, dans ettim, atladım zıpladım filan, bissürü insan geldi beni seyretmeye. çok eğlendiler, çok mutlu oldum. bu arada, bi eğitmen var, kıl bişi, zehra'ya daha çok balık veriyo, aç kalıyorum ben. sinirli bakıyim diyorum, gülüyorum zannediyo şerefsiz. estetik yaptırıcam dudaklarıma, hep gülüyo havası var yüzümün..
animatör yunus olmak zor iş sevgili günlük, sürekli mesai sürekli hareket. annemi özledim, okyanusta rahat rahat yüzüyodur kadın... babam balinalarla kavga etmişti en son, umarım başına kötü bişey gelmemiştir..
zehra beni çağırıyo sevgili günlük, hastayım şuna ya.. gittim ben..
(misuf, 22.01.2007 00:19)
sevgili günlük
şu kadarcık suyun içinde dön dur sersem oldum valla, allah canımı alsa da kurtulsam
sevgili günlük
ne kadar zaman oldu hatırlamıyorum, gözümü kırpmadım çalışmaktan artık ben de yoruldum. gözlerim şişti uykusuzluktan.
(murty, 22.01.2007 00:42)
sevgili gü gü gü neydi lan bu neyse ya anne bittiiiiiii
sevgili günlük,
japonya yı özledim sıçtığım bokta yüzüyorum...
(megae, 02.07.2007 23:10)
sevgili günlük,
geçenlerde bir çocuk akvaryumun içine doğru bakarak "anaaaa, şunlara bak lan! sıçtıkları bokta yüzüyorlar" dedi, ben de ona "aslanım siz de ossurduğunuz havayı soluyorsunuz" dedim. nasıl iyi demişim, değil mi?
not: aslında yukarıdaki girileri okurken benim aklıma başka bir şey yazmak gelmişti ama unuttum harbiden ya. ulan balık olduk iyi mi?
(bkz:
gülme komşuna, gelir başına)
sevgili günlük,
sabit şekil akvaryumun bi noktasında titreşip duruyorum, bunun makul bir sebebi olmalı. dışardan bakan uykusu kaçık sahibim olduğunu sanan tip cama dayanmış ne halt yediğimi çözmeye çalışıyor. sanki kendi hali çok makul gibi... neyse acaba yumurtluyor muyum, yoksa üşüme mi geldi?
(heidi, 14.01.2009 01:41)
sevgili günlük,
bugün kalktım,elimi yüzümü yıkadım yüzdüm yemek yedim ama yem yutmadım, eve gedim, yattım uyudum.
kıssadan hisse ;(bkz:
ilkokul öğrencisi balık)
(kurban, 14.01.2009 01:49 ~ 01:50)
sevgili günlük,
sonunda ufaklığı hakladım. tam mekan ferahladı, (gerçi dişlemek rahatlatıyordu beni ama) derken, öleni hemen unutup yerini doldurma becerililer bir yenisini yanıma saldılar. açıkçası bu biraz daha iri, gözlemliyorum, ilk günden dalaşmayıp dar mekan sarhoşluğuna düşmesini bekleyeceğim, sonra icabına bakarım.
burda günler sıkıcı ama burda olmayan günlerin nasıl olduğunu bilmediğime göre yemlenip, salınmaktan şikayet etmemeliyim!
(heidi, 19.01.2009 08:00)
sevgili günlük;
dünyam dışındakiler çok umarsız, etrafımı pislik götürüyor, göz gözü görmemeye başladı ama kime ne? gerçi neden beklenti içindeyim onu da bilmem, henüz evin dişisini elinde süpürgeyle görmüşlüğüm yok, haftada bir uğrayan iri yarı tanrıça da olmasa evi bok götürecek. neyse ben bi tarafımdan çıkanları yemekle işe koyuldum, az kaldı etraf çiçek olacak, ya da bi tane vatoz mu yumurtlasam?
(heidi, 21.01.2009 14:39)
sevgili günlük;
bugün fark etttim ki boşa yazıyorum, önceki sayfalar çoktan hamura dönüşüp, dağılmış...tam vazgeçiyordum ki, vazgeçmekten vazgeçtim, sonuçta kendi kendime terapime kimse engel olamaz, hazır ağzımla kalem tutmayı da öğrenmişken, devam...
(heidi, 27.01.2009 10:33)
sevgili günlük;
şu yeni gelen var ya, hani iri olan, çok dişli çıktı anasını satim. değil dalaşmak, bi tarafımı kollamak zorundayım artık. sanırım kendisi guatr hastası. aşırı sinirli ve de gözleri pörtlek, gıdısını kontrol edecek kadar yamacına yanaşamadım henüz. ama pörtlek gözlü olması acayip işime geldi, salak sahip nerden duyduysa yemimizi gözümüzle orantılayıp vermekte, benim mercimek gözlerim yüzünden açlıktan ölmek üzereyken, pörtleğin gelmesi iyi oldu... pozitif halimi seviyorum, sen de beni sev günlük...
(heidi, 27.01.2009 10:44 ~ 11:04)
sevgili günlük;
şu yeni gelen var ya, hani iri olan, çok dişli çıktı anasını satim. değil dalaşmak, bi tarafımı kollamak zorundayım artık. sanırım kendisi guatr hastası. aşırı sinirli ve de gözleri pörtlek, gıdısını kontrol edecek kadar yamacına yanaşamadım henüz. ama şu pörtlek gözlü olması acayip işime geldi, salak sahip nerden duyduysa yemimizi gözümüzle orantılayıp vermekte, benim mercimek gözlerim yüzünden açlıktan ölmek üzereyken, pörtleğin gelmesi iyi oldu... pozitif halimi seviyorum, sen de beni sev günlük.
(bülend, 27.01.2009 10:54 ~ 11:29)
sevgili günlük;
bugün evdeki insanlardan en küçük boylu olan elini suyumuza daldırdı ve avuç avuç içti. dışarda işler buradan da daha zor galiba. geçen günde beni eline alıp öpmüştü. bilemiyorum, korku içerisindeyim.
based on a true story
(bkz:
kendimden tiskiniyorum)
(kazulet, 27.01.2009 11:04 ~ 11.02.2009 18:21)
sevgili günlük,
şu derin sulara yumurta olup düştüğüm günlerden beri düşünür dururum. her defasında baştan düşünüyorum. sonuca varamadan ne düşündüğümü unutup baştan düşünmeye başlıyorum.
neyse yine unutmadan yazayım, karşı serinsular köyünün ufak ama kalabalık ailesi hamsigiloğullarından temelle karşılaştım dün. hamsiyeden uzak durmam için uyardı beni. ah be günlük kolay mı? daha dün gibi aklımda karşılaşmamız; bundan bir yıl önce bizim it oğlu it köpekbalığı rıza ile karşılaşmıştım dere boyunda. gençlik işte "havlayan köpek ısırmaz ehe" dememle peşime düşmesi bir olmuştu. tam dişlerinin arasında kaybolduğumu düşünürken yüzgecimde hissettiğim o sıcaklık, döndüğümde gördüğüm ve bana "haçen şurdan " diyen o güzel dudaklar. ilk orda aldı aklımı başımdan. aklım var mı hala tereddütteyim ama boşver. bu aşk yakıp kavurdu beni günlük. şimdi nasıl olur vazgeçerim. vücudum bir tavada kızarıyormuş gibi hissediyorum geceleri, gözüme uyku girmez oldu. ama karar verdim. bizim köyden alabalık hamdi ile plan yapıp kaçıracağım hamsiyeyi. yengesi mezgit melehatta beni sever, sevenlerin kavuşmasına engel olmayacaktır. ne de olsa o da imkansız aşkı yaşamış biri. zamanında suluköyden istavrit ismail ile büyük bir aşk yaşamış ama babası vermemiş. neyse... bu iş buraya kadar ne olursa olsun, sonum mıhlamada olsa hamsiyeyi kaçıracağım. bu arada "saw fish" filmine iki deniz kabuğu aldım. hamsiyeyi götüreceğim. tabi abilerinden kaçmayı başarabilirse. bu kadar abiye sahip olmak en büyük şansızlığı sanırım. hamsiye yi getirdi.... hamsiye kim ki?
sevgili günlük
sana yazarken aklıma geldi aslında yetkili bir merci bulup ona da yazmalıyım, bu camekan bir hapisane gibi, koşup kafa atasım geliyor, ama koşamıyorum... talep edeceğim ya uzun tüplerle odalara uzanan koridorlar yapsınlar hareketlenelim, ya da perde, panjur gibi bir görüş engeli istiyorum. madem dünyam küçük, niye dünyam olmayanı izliyorum? neyse birileri bişi yapmazsa, ayaklanacağım, ayaklanırsam koşarım da hem, koşarsam kafasını dağıtarak özgürlüğü için direnen ilk balık da olurum, idealizmim tavan şu sıralar...
(heidi, 29.01.2009 09:30)
sevgili günlük
zamanımız az kalmış falan olabilir, o yüzden vakitlice paylaşmak istedim. dün bir karar aldık, toplu halde. aslında karar benim ama tahmin edersin ki diğer tırsıklar uymak zorunda yoksa canlarına okurum. artık hayatın zorluklarını biraz hissetmeliyiz, tepemizden yağan yiyeceği havada kapmakla olmuyor. bu yüzden taşların arasına düşene kadar sabredip, aralarından güçlükle yemeye çalışıyoruz. noldu? daha enteresan bir şey bekler gibi sessizsin günlük, çok biliyosan bu camın içinde sen daha dahice bişi bul! bir müddet sonra yemleri gün aşırı tüketip, hiçlik aşaması için yol katedebileceğimizi düşünüyorum, ölmezsek sonucu mest olmuş şekil yazarım...
(heidi, 10.02.2009 01:14)