• isle of dreams
    itü sözlük yazarlarına özel %20 indirimli biletler için son tarih 19 temmuzkayıt ol
  • videolar+1

  • görseller

    • bir akıl hastasının günlüğü
  1. kan ter içindeyim. dudaklarım çatlamış içimdeki ateşten, yatakta bir o tarafa bir bu tarafa dönmekten yorgun düştüm. zaten son günlerde elimi kaldırmaya bile mecalim yok. boş boş tavana bakıyorum çoğu gece. çünkü yapabilecek daha iyi şeylerim yok! gözlerimi bir an kapatabilmek için neler vermezdim ama ne mümkün. bazı geceler tavana uzun süre baktığımda şekiller görmeye başlıyorum. bazı gölgeler görüyorum. allah'ım sanırım aklımı kaybediyorum.. ve belki de çoktan kaybettim. birileri adımı sayıklıyor, uzun uzun çağırıyor beni. dönüp bakmaya korkuyorum. öyle çok korkuyorum ki artık her şeyden.. karanlıktan, gözlerimi kapamaktan ( üstelik bir an uyuyabilmek için neler vermezdim ), biriyle konuşmaktan, sokağa çıkmaktan ve nefes almaktan...

    beynimi kapatmak isterdim, hiç bir şey düşünmemek. böylesi daha iyi olurdu gibime geliyor. bedenim bir demircinin potasında eriyip gidiyor sanki. elimde tuttuğumu sandığım tüm hayatlar hiç benim olmamış zaten. abidin mutluluğun resmini neden çizemedi şimdi daha iyi anlıyorum; mutluluk belki de hiç var olmadı benim için. mutluluk diye yaşadığım etkileşimler birer aldanmacaydı belki...

    düşünmemem gerek, düşünmemeliyim. " düşünmemeliyim! ". neyseki karanlık odamın içine günde birkaç kez sızan, gözlerimi kısmama sebep olan, başıma ağrılar sokan bu ışık düşünmememi sağlayacak vaadlerle geliyor bana. neyseki her seferinde hemşire elindeki o ilaçlarla beynimi uyuşturuyor da bir nebze olsun huzur bulduğuma inanıyorum.*
  2. bugün yine onu gördüm. hani şu kimsenin varlığına inanmadığı insanı..

    sen inanıyorsun bana dimi? inanmalısın sen de gördün onu çünkü. ne güzel bakıyor insana değil mi? içim kıpır kıpır oluyor onu görünce. onu gördüğümü söylediğimde iğne yapıyorlar bana, uyutuyorlar. ne olur söyle onlara gerçeği.. söyle seninde gördüğünü. uyutmasınlar beni, ayırmasınlar gördüğüm en güzel gözlerden..

    hasta diyorlar bana öyle duydum. şu sürekli beni uyutan varya öyle dedi doktora. umutsuz dedi. ne demek bu sahi? umutsuzmuyum ben, imkan yok mu hiç? konuşsana, susma sen de. sende bırakma böyle çaresiz. sen de gidersen, böyle susarsan, yardım etmezsen kim kalıcak yanımda.

    bu aynalarda fayda etmiyor artık..

    bekliyorum onu yine görmeyi, bu sefer bir şey söylemeyeceğim, izleyeceğim sadece. uyutmalarına, beni bu güzellikten mahrum bırakmalarına izin vermeyeceğim. gül ey gördüğüm en güzel sıfat daha çok gül. bana hasta diyenlere inat, tüm aklımla sorgulayacağım varlığını...
  3. bir doktora öğrencisinin günlüğü ile benzer yanları olup olmadığını merak ettiğim günlüktür.
  4. bir şizofrenin günlüğünden:
    ulen neden kimse inanmıyo bana? peşimdeler diyorum, öldürcekler beni diyorum kimse kıçına bile takmıyo aq. dün akşam yine ana haber bülteninde pezevenk spiker mesaj gönderdi bana, onu da mı kimse anlamadı yani? beni bu hastaneye tıktılar ama burda da güvende değilim,kaldığım odanın her tarafı gizli kamera dolu. çok yakında bulacaklar beni.

    bir manik depresifin günlüğünden:
    ölmek istiyorum. bu hayatta beni mutlu edebilecek hiç bir şey kalmamış. dünyanın en değersiz insanıyım zaten ben,yokluğumun kimseye bir zararı dokunacağını düşünmüyorum. günlerce uyusam uyusam, hiç uyanmasam keşke...
    --bi kaç zaman sonra--
    yine aşık oldum ben. allahım ne büyük mutluluk. aşkımı anlatan şiirler yazdım defterler dolusu. hem zaten hiç uykum gelmiyor ki geceleri, bende üreterek değerlendiriyorum o vakti. yazıyorum bol bol. bi de bu aralar biraz hesapsız davrandığımı söylüyorlar,alışveriş olayını fazla abartmışım. yani tamam kredi kartlarımın limiti doldu ama napayım modacılar o kıyafetleri benim için tasarlamışlar sanki,almamak olur mu?
  5. "yalnızlık.
    her kimliğe doğuştan yazılı tek uğraşıdır insanın bir yaşama sırasında.
    tek sermayesi, sahip olduğu tek şeydir,
    kıymetini bilmelidir, dedi.

    yalnızdır insan;
    hep kalabalıklara karışma telaşı bundandır.
    kalabalık yalnızlıklar, yalnız kalabalıklar oluşur, şehir şehir ülke ülke.
    kalabalık arttıkça artmaktadır yalnızlık da.
    insan bir ölümü istemez, bir de ondan beter bir yalnızlığı.
    ama ikisi de muhakkak gelir başına bir yalnız yaşama sırasında.
    ölümün değil ama yalnızlığın bir tek çaresi var, dedi.
    tek çaresi aşktır bir yalnız yaşama sırasında nefes almanın.
    aşk da zaten iki yalnızın ortak bir yalnızlıkta buluşmasıdır, dedi.

    aşık olun!
    gösterin birbirinize yalnızlıklarınızı.
    nasılsa ayrılık insanın tek kişilik yalnızlığını özlemesi.
    sade ölüm değil, ayrılık da yaşamın emri.

    evet söyledi.
    ya da ben duydum.
    duyduğuma göre elbet bir ses söyledi bu söylendikçe usulen söylenir olan sözleri.
    evet duydum söyledi.
    her duyduğumda ağladım.
    pek çok ağlayışım sırasında duydum.
    kalbim tutanak tuttu duyduklarıma.
    "soruldu" dedi, cevap alındı.
    "yaşamak" dedi, "tek marifetiniz biraz özen gösteriniz."
    "zulüm kimse zalimlik yapmayınca biter -mazlumlar dahil" dedi.
    "ama yapmayın, o daha bir çocuk" dedi tanrı.

    ya gördüm neyleyim?
    insanlar vardı duvarın içinde.
    ya ben hep duvara konuştum
    ya da duvar değil konuştuğum, içinde insanlar var.
    nedense beni anlasın istedim içinde insan olan duvarlar.

    bilmiyorum,
    belki de ben gerçekten delirdim.
    onlar haklı belki de.
    içinde değil duvarların insanlar.
    sadece arasındalar."

    (bkz: yılmaz erdoğan)
    (bkz: altan erkekli)
    (bkz: bana bir şeyhler oluyor)
  6. not: noktalama işaretleri akıl hastası tarafından kullanılmamıştır. yazı buraya aynen aktarılmıştır.

    08.08.2004
    büyük güne az kaldı hala hasta olmadığıma inanmıyorlar yapabileceğim her şeyi yaptım onları inandırmak için artık elimden başka bir şey gelmiyor bunca zaman zamanımı onları inandırmaya çalışarak harcadım şimdi ise onları inandırabilecek başka ne yapabilirim diye düşünmeye harcıyorum bütün vaktimi

    09.08.2004
    büyük güne çok az kaldı bugün onları inandıracak hiçbir şey bulamadım sadece oturdum sessizce gezintiye çıktığımda derince çektim nefesimi içime gökyüzünü hissettim içimde çok güzel kuş sesleri duydum akşam uyuyamadım yazıyorum

    10.08.2004
    büyük gün yarın ama aslında küçücük bir gün olacak benim için sabahtan itibaren çok az bir süre yaşayacağım çünkü artık onları inandırmaya çalışmayacağım için mutluyum şimdi yarına kadar kendimi inandırmaya çalışacağım ben akıl hastasıyım diye ve kendimi inandıracağım artık uzun bir uykuya dalmam gerektiğine sonra başaracağım herkesi inandırmayı öldüğüme

    11.08.2004
    ..................................
  7. "bana deli diyen dali kaşların kara değil mi? doktor doktor kalksana aynalara baksana sakalların çıkmış çaresine baksana! evet."