|
|
- hıncal uluç'un 1996 yılında yayımlanan anı türündeki kitabı..
ustanın o meşhuur büyük aşkı için; -aynı zamanda kitabın ilk anı/hikayesi-
(bkz: @927027)
- bizimkisi bir aşk hikayesi
siyah beyaz film gibi biraz
gözyaşı umut ve ihtiras
bizimkisi alev gibi biraz
bizimkisi bir aşk hikayesi
siyah beyaz film gibi biraz
ateşle su dikenle gül gibi
bizimkisi roman gibi biraz
bu güller senin için
bu gönül bizim için
hiç üzülme ağlama
sen gülümse daima
bizimkisi bir aşk hikayesi
siyah beyaz film gibi biraz
hüzünlü sonbahar kapısından
çıkmak gibi aydınlığa biraz
ne güzeldi değil mi yaşadıklarımız
ne güzeldi
artık ne sen ne de ben
bulamayız o günleri
bazen düşünüyorum da
bende yanlış bir şeyler vardı diyorum
ikimizde kıymetini bilemedik bir şeylerin
hatırlarmısın akşam olur
mumlarımızı yakardık
sen kokunu sürerdin
oda sen kokardı
olmadık şeylere güler
durup dururken ağlardık
güzel havalarda sokaklara çıkardık
bir de kar yağınca kar topu oynardık seninle
sen iskambil kağıtlarından fal bakardın
isteğin çıkmayınca
kağıtları bir daha karardın
çok kızardın sigara içtiğime
ve içkime karışırdın
uzun uzun zararlarını anlatırdın bana
arasıra rejim yapardın
tartı bir doğru tartsa
bir yanlış tartardı
yani onunla da anlaşamazdın
komşunun çocukları vardı
bizim kızla oynardı
çocuk bahcesine giderdiniz
ben televizyonda maça bakardım
arasıra arkadaşlar gelir
sohbet ederdik
şurdan burdan konuşurduk işte
benim askerlik hatıralarım
senin doğum hikayen bitmezdi
ilk tanıştığımız günü hatırlar gülerdik
sen bana üstümde ne vardı diye sorardın
bende her seferinde hatırlamazdım
şimdi hatırlıyorum
kırmızı bir kazak, siyah bir etek
siyah çoraplar,kırmızı pabuçların
ve bir perşembe günü saat 2'yi 4 geçiyordu
ikimizde önümüze bakmamıştık çarpıştık önce
sen pardon dedin sonra ben
yere düşen kitaplarını topladım
gözgöze geldik ve başladık
film gibi yani
son mektubunu dün aldım
teşekkür ederim
ben sana yazmıştım grip salgını var demiştim
bak yine gribe yakalanmışsın
neyse geçmiş olsun
buralarda da hava soğuk ama hasta falan değilim
bu gözlüklerle başım dertte
hayat işte yuvarlanıp gidiyoruz
hepinizi çok özledim
kayahan(te5ir, 27.03.2007 23:50)
- (bkz: lisey s story)
- bir aşk hikayesiydi herşey...
mahmut gene bir gün oturmuştu düşünüyordu. aşık olmuştu.
o
ı=
ı/\
"ah mualla yaktın beni"
ama sevdiği kız mualla varlıklı bir ailenin kızıydı ona bakmazdı ki. son model arabalarda dolaşan mahmuta tepeden bakacak bir kızdı ama napsın mahmut kalbe karşı gelmek kolay mıydı. karar verdi bir gün gidecekti yanına mualla nın söyleyecekti aşkını. önce biriktirdiği parasını götürdü en ucuzundan gümüş bi yüzük aldı sonra saçlarını jöleledi filinta gibi oldu kendisini böyle görmek mutlu etmişti onu.
/////
(o.o) "ah be mualla nolur kabul et beni"
sonra düştü yollara mahmut bugün büyük gündü koşa koşa gitti(hadi aslanım be..)
lol
ı
ı
/\ "bekle beni mualla ben geliyorum"
büyük an geldi çattı çıktı karşısına mahmut mualla nın söyledi cesaretini toplayıp...
/////
(o.o) /(o.o)\
ma: ben sizi seviyorum mualla hanım.
mu: sen mi ha ha ha
bu olaydan sonra artık mahmut bitmişti kendisini yalnızlığa adadı ve hergün uçurumun kenarına gidip oturdu dalgaları izledi artık mutsuzdu.
o
ı=
ı/\....................
.......................
.......................
.......................
.......................
.......................
.......................
.......................
.......................
.......................^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^
günler aylar sonra mahmut un artık hayattan beklentisi kalmamıştı bıraktı herşeyi ve o kasvetli günde atladı uçurumdan ve gitti.
........................
........................ "elveda mualla ben seni sevmiştim"
........................ o
........................ -ı-
........................ ı
........................ /\
........................
........................
........................
........................^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^
bir aşk hikayesiydi herşey...
the end(spazmol, 14.08.2007 14:48 ~ 14:50)
- (bkz: aşkın gözü kördür/!gülüsevdimdikenibattı)
- (bkz: gri bir aşk)
- stephen king'in son kitabı olan bir aşk hikayesi, adeta yazarın kendini ve karısını anlatıyor. yazar her zamanki müthiş kelime seçimleri, alıntıları ve hayalgücüyle sizi başka bir dünyaya, aslında hepimizin içinde olan bir dünyaya götürüyor. 574 sayfa olan kitabı insanın iki günde bitirmesine neden oluyor. zincirleme olaylar ve farklı bakış açısı, kopuklukları ve okurun bunları bağdaştırmasıyla güzelleşiyor.
- her dinlediğimde biraz daha sevdiğim, bana soğuk kış günlerini anımsatan, hatırası bir başka olan kayahan şarkısı.
|