herhangi bir dine inanan birtakım kişilerde görülebilecek davranış biçimi. bunları madde madde yazıp irdelemek istiyorum.
bazı insanlar şu tür şeyleri sadece günah olduğu için yapmıyorlar:
-geneleve gitmek: günahtır. günah olmasa kendine yakıştırır.
-zina yapmak: günahtır. zinanın anlamını bile bilmez oysa ki. kafasında "nikahsız cinsel ilişki" olarak oturtmuş öyle gitmektedir.
-hırsızlık: günahtır. günah olmasa başkasının emeğine, alın terine göz dikmek o insan için kolay bir şeydir.
-sokaktaki kadına bakmak ve laf atmak: günahtır. günah olmasa kendine ve topluma olan saygısını unutup içindeki vahşi insanı dinlemek pek kolay gelecektir kendisine.
-komşunun karısına kızına göz dikmek: günahtır. günah olmasa diri vücutlu komşu karısını, körpecik komşu kızını tenhada hayal etmenin ötesine gidecektir.
böyle gider
burada hayatım boyunca karşılaştığım kimi
embesilleri örnek verdim. elbette ki herkes böyle değildir. ancak bunlar da var; bunu kabul etmek gerek. bu insanlar kendilerini sadece dini inanışları ve mensup oldukları dinin çerçevesi içinde oluşturabilmiş, ahlak anlayışlarını da bu dinin getirdiği ahlakla bağlantılı kılabilmişlerdir.
uç bir örnek daha verelim: ariel şaron, henüz bir asker iken, filistinli kadınlara tecavüz etmek için askerlerini teşvik ettiğini, bunun en doğal hakları olduğunu söylemişti. ariel şaron tevrat'a göre haklı görünüyor. zira tevrat, yahudilere, kendileri haricindeki her ırka köle muamelesi yapmayı emretmiştir. kendilerinden başka her ırkın kanı helaldir.
buyurun size din çerçeveli bir ahlak anlayışı! kim bunun güzel bir şey olduğunu iddia edebilir?
bizim toplumumuz için bahsettiğim sorunu milli eğitim müfredatımıza da bağlayabiliriz:
din ve
ahlak gibi iki kavramı "
din kültürü ve ahlak bilgisi" ismi altında bir derste ayrılmaz ikili olarak öne süren, 11 yıl boyunca bunu körpecik beyinlere zerketmekten geri durmayan milli eğitimimiz, yarattığı bu toplumu pek güzel idare etmektedir. helal olsun.
son olarak şunu sormak isterim: bir toplumda aslolan toplumun değerleri midir; yoksa tanrı'nın değerleri mi? veya şöyle soralım: dinsiz bir toplum ahlâksız mıdır?
zamanın bu sorulara cevap vereceğinden eminim.