belki ilginizi çeker
  1. · aşk bu gece şehri terk etti
  2. · haydar ergülen
  3. · yılmaz odabaşı
  4. · ankaraya gidiyorum
  5. · anılar düştü peşime
  6. · bir şehri özlemek
  7. · bir şehri terk etmek
  8. · bir şehirden üzgün ayrılmak
  9. · uzun bir aradan sonra eski sevgiliyle karşılaşmak
  10. · bir şehri bırakmak
gündem
  1. · her yerinden öpüyorum rüştü
  2. · başkaları sevinsin diye yapılan atraksiyonlar
  3. · gece yarısını geçtiği halde sözlükte dolaşan kız
  4. · uludağ sözlük
  5. · otuz yaşına gelen kadının kendini avutma yolları
  6. · the twilight saga new moon
  7. · 24 kasım 2009 barcelona inter maçı
  8. · anadol
  9. · around the world

bir şehri terk etmek  

 sayfa  / 3
  1. eski sevgiliye ait bir şehirse gidilmek istenen ve yaşananlar varsa sokağında ,durağında ve bunun gibi saçma noktalarında kaybolmuşsanız onunla olağan bir istektir kanımca. her ne kadar bir istek olmasada bir kaçış başka anlamda kayboluş.
    (chladoceran, 24.04.2007 02:09)
  2. bir şiir.

    yıkılmış bir hayat ve anılarla
    ümit diyarından ayrılıyorum
    fikrimce bu şehri sana bırakıp
    senli her zerreden sıyrılıyorum...

    tek tek ıslanıyor uzun sokaklar
    yağmurla birlikte ben ağlıyorum
    gözyaşım donarken yanaklarımda
    benim hatam neydi anlamıyorum...

    kayseri garı'nda sabah saat üç
    elimde bavulum ayrılıyorum
    kalbimden adını, benden izini
    bütün hatıranı parçalıyorum.

    *
    (one more cup of coffee, 27.07.2007 15:53 ~ 11.11.2007 23:53)
  3. bir şehir ki yaşanmışlıkların has şahididir. sokaklarından okursunuz gün gün sevgili ile geçen günleri hem sahip çıkmak istersiniz tüm anılara hem bırakıp kaçmak istersiniz tüm anıları orada. bir şehri terketmek yarı yarıya bir aşkı bırakmaktır geride. bir şehirde terkedilmek yine yarı yarıya zihni bırakmaktır anıların istilasına...

    haydar ergülen 'in sisşiirinde anlatılır, bir sevgiliye bir şehri terketmenin ya da bir şehirde terkedilmenin hüznü.
    iki şehri var gecenin, biri gözümde
    tütüyor, birinin dumanı üstünde yağmur
    gibi çöken siste, bana bu uykusuz
    şehri niye bıraktın, göze alamadığım
    bir şehrin yerine bütün şehirlerdesin,
    gece değil istediğin hayli karanlık
    bakışlı bir şehrin gözleriyle çarpışmak
    hevesindesin! gözlerini anlıyorum, henüz
    bağışlayabileceği gözleriyle çarpışmadı kimsenin;
    gözlerimizi uzaklıklar değil ki yalnız
    göze alamadığımız yakınlıklar da acıtır,
    ve gözleri ancak gözler bağışlayabilir,
    öyle acıyor ki gözlerim kim bağışlayacak,
    sis değil, uykusuzluk değil, iki uzak
    şehir gibi ayrılıktan kavuşmuyor gözlerim:
    biri hepimizle gözgöze gibi hala uykusuz,
    biri sis içinde kirpiklerine kadar açık,
    bu sessizliği kim bıraktıysa, göremiyorum
    konuşkan gözlerinde tek sözcük bile,
    gözlerimiz birbirine değmiyor gecenin iki şehrinde.

    kimsenin kimseye gözü değmiyorsa, şiir niye ?
    (celibon, 27.10.2007 21:44 ~ 29.10.2007 23:48)
  4. (negatif, 27.10.2007 22:02)
  5. her erkeğin kalbinden, hayatından en az bir kere geçmiş hadise...

    - > celibon
    + > one more cup of coffee

    "-sürekli tekrarlayan bir kader döngüsü gibi... sev,şehirden ayrıl, yeni bir şehre git. yeni şehirde sev, şehirden ayrıl, eski şehrine git. eski şehrinde yeniden sev, o başka bir şehre gitsin. sev, şehirler geçsin içinde hikayenin ve sen çıkama işin içinden... bu arada cidden kahve nasıl iyi giderdi...
    +ışıklar yanından hızlıca geçer, bazen soğuk renkli ışığın altında birilerini görürsün düşünmeye başlarsın ne çok hikaye var seninkinden başka.
    kar da yağıyorsa ve de soğukta birileri varsa otobüsün sıcaklığına şükran duyarsın.
    -o kadar çok düşünürsün ki sonunda yanında oturanın sorduğu soruların seni senden uzaklaştırdığına sevinirsin.sonra o uykuya dalar, sen ve soruların uykusuz. gün geceden sabah varır, sabah ayazına denk gelen molada iner sigara içersin hatta bu yolculuklarda alışırsın iyiden iyiye sigara içmeye. kahve içmeye çekinirsin kahve diye ne idüğü belirsiz koyu sular tutuştururlar eline, bir yudum alır onu da bırakır otobüsün sıcağına sığınırsın. sanki o sıcakta teselli bulacak gibi. yolu izlemeye devam eder, aklına "memleket notlarını" getirirsin...
    +kendi yazdığın romanı düşünürsün ardından... kalem değmeden eline, hiç bir yere yazmadan.
    kahramanı da sen, yazarı da sensin bu romanın. acırsın kahramana başka biriymiş gibi. gidişini hatırlarsın yeniden. umutların nasıl adım adım hayallere; hayallerin sabun köpüğü hayal kırıklıklarına dönüştüğnü..
    -sonra bu yol hikayesini yazayım dersin; her daim yanında bulunan o küçük not defterini ve kalemini ayak ucunda duran sırt çantandan çıkarmaya çalışırsın, bir yandan yanındaki yolcuyu uyandırmamaya çalışaraktan. çıkarırsın ama lanet olsun sen kahve ve sigara olmadan yazamazsın ki! muavinden rica edersin kahve gelir, servis panelini açar kahve kokusuyla mest yazmaya başlarsın. sigara seni yoklamadan yazman gerekir elinden geldiğince çabuk.
    +cebinde her daim mp3 çaların, yani yualnızlığının tek tesellisi... açarsın, one more cup of coffee... "keşke" dersin. otobüse binmeden onunla.. one more cup of coffee for the road. yazmaya başlarsın:

    "ilk gidişim değil bu... muhtemelen son da olmayacak. sanırım anladım, benim kaderimdeki mtv kliplerinden fırlama, esrar, eğlence, dans ve seks ağırlıklı hızlı bir hayat değil. ağlamak düşmüş sanırım payıma. anlamış beni yaradan. ya da yaratmadan önce anlamış ne isteyeceğimi..
    -..ben seveceğim ve geçtiğim her şehirde de için için fısıldayacağım bunu.şehirler anlamaz, onlar uyku sersemi bir kulak kabartır sesime gene uykuya dalar. ancak yollar bilebilir ve sana anlatabilir, sana gelirken otobüsümün nasıl da tüy gibi hafif olduğunu ve seni geride bırakıp dönerken gittikçe ağırlaşan ağırlığı ile nasıl çekilmez olduğunu. oysa sen orda kalmasan şu an yanımda oturan sen olsan, sen uyusan ki ben gene uyuyamam sana bakmaktan, o zaman bu yol bitsin diler miyim hiç? ben zaten varmışımdır varacağım yere, varsın otobüs yol alsın şehirler ülkelerce...
    +saçlarının kokusu yeter tüm sıkıntımı alıp götürmeye, uyku sersemliğiyle gözlerini açıp, usulca "seni seviyorum" diyip yeniden yatsan omzuma... baksam yüzüne dak
    kalarca. "bu masumiyettir değil! masumiyet budur!" desem.
    acısam senin sevgine sahip olmayan her bir erkeğe. gurur duysam kendimle. özgüvenim olsan. her şeyim olduğun gibi...
    -..hayatın bana verdiği en güzel şey olduğunu yazıyorum şimdi ama hergün allaha şükrediyorum varlığın için. aslında şükrediyorum ki "bitmesin". bu kaybetme ya da olmamanın hali aklıma gelince yollara razı oluyorum işte yeniden. varsın ben gideyim geleyim, tren garları, otobüs terminalleri eskisin gözümüzden ama bitmesin işte...
    +ve seni her aklıma getirdiğimde önce gurur duyuyorum seni ilk'in olmakla, ve ardından hayret ediyorum senden önce "de" yaşadığıma.
    suyu düşünüyorum, can verdiği çiçeği. seni... ve kendimi...
    küçülüyorum büyüklüğünün karşısında..."


    hiçbir ortak noktası olmayan iki yazarı bir anda aynı yola döken karderdir.
    not: an itibariyle daha önceden hiçbir tanışmışlığımız olmayan celibonile yukarıdaki mesajlaşma yaşanmıştır….
    not2: izninle celibon
    (one more cup of coffee, 12.11.2007 00:00 ~ 00:47)
  6. teoman da bunu şu sözlerle dile getirmiştir;
    bir şehri tam kalbinden, beyninden vurup gitmek var aklımda..
    (iki nokta üst üste biri altta biri üstte, 12.11.2007 00:03 ~ 00:09)
  7. "i'm a stranger in this town..." önce bunu hissetmeyi gerektirir.
    (şiirbaz, 12.11.2007 00:08)
  8. ankaraya gidiyorum'un depresif söylenişidir.
    (manuelayar, 12.11.2007 00:13 ~ 00:13)
  9. yeniden doğmaktır bazen bir şehri terk etmek.belkide doğmak başlı başına bir şehri terketmektir.
    (sıracalı, 12.11.2007 00:18 ~ 28.11.2007 01:06)
  10. daha kötüsü için
    (bkz: bir ülkeyi terketmek)
    (burcumsu, 12.11.2007 21:58)
  11. "öyle günler vardır ki ömürlerimiz de; bir şey ansızın başlar ve başlatmak düşer insana; bitince de simsiyah bir matem ayak uçlarına...

    işte bir kentti ve bir sevda! özlemi yitik, cürümü enkaz; dağıtır rengini yalnızlıklara.. bir kentti ve bir sevda, önce ağrılar şimdi de anılarla... bir kent, gidince ve bir sevda ayrılınca biter mi? bir kent bitse bile o kentte ve o sevdaya gitmiş olmak bitmez ki! bir sevdanın son sözlerini yazdım şimdi ben ona ve giderek küllenen bir aşkın son direncini... noktalama imleriyle sürüp giden bir oyuna benziyor yaşam; noktalı virgüllerle, soru imleriyle sürüp gideni ya da bir ünlemle, bir noktayla ansızın biteni yaşıyor insan. çok şey başlar çok şey biter... bitmeyen anılardır. anılar bitmeyi bilmezler ve bir uğultu gibi savrulurlar yüreklerde, dinmezler... bir sevdanın son sözlerini yazdım şimdi sen ona ve anılarla tütsülenen bir aşkın son direncini... artık kendini bıçak gibi ışıyan yeni güne bağışla; yürü, arkana bakma, ama umursa; bazen anılara en çok yakışan elbise, birkaç damla gözyaşıdır unutma..."
    (bkz: yılmaz odabaşı)
    (varolmanın dayanılmaz hafifliği, 13.12.2007 19:32)
  12. geride kalan çok şey varsa şehirle birlikte hep bir şarkı eşlik etmektedir bana..

    'gidiyorum yine bu şehirden
    ayaklarım geri geri
    tekerlekler almış başını
    dönüyor dönüyor'
    (volshebnik, 04.05.2008 03:02)
  13. terkedilen şehirde sevilenler ve yürekteki ince sızı doğru orantılıdır -işbu cümlede sevilenlerden kasıt salt aşık olunan insan değildir - .
    (fular, 05.08.2008 09:53 ~ 23.10.2008 09:57)
  14. kimi zaman bir insanı terk etmek kadar üzer.
    (sarc, 04.01.2009 19:49)
  15. ankara üzerinde sıklıkla uygulamak istediğim ve fakat yapamadığım eylem. terk etmek istiyorum ankara'yı. bazen sebebi bir aşk oluyor. tamam çoğunlukla aşk oluyor. bazen de iş. bazen depresyon. aklıma suçlayacak ankara'dan başka bir şey gelmiyor. ankara'yı terk etmeye çalışıyorum. 12 sene oldu gerçi. başaramadım henüz. onu terk etmek istemenin ardında, gittiğimde başarısız olursam, beni geri kabul edeceğinin güveni var belki de. belki de ben gerçekten seviyorum ankara'yı. yitmiş, bitmiş bir aşk gibi ankara. onla da olmuyor onsuz da.
    (deli, 04.01.2009 19:55 ~ 19:55)
  16. yürüdüğün sokaklarını , tanımadan hergün yüzlercesini gördüğün insanlarını, nargileyle birlikte sohbet ettiğin cafelerini, en acelen olduğu zamanlarda gelmeyen otobüsü beklediğin duraklarını, kulağına dokunsan kırılcakmış gibi hissettiren buz kesmiş havasını, tıklım tıklım otobüslerini, keyifle içinden gele gele para harcadığın alışveriş merkezlerini, duymaya alıştığın kelimeleri, anılarını, hayallerini, duygularını da o şehirle bırakıp gitmektir.
    (kahvekokusu, 04.01.2009 20:02 ~ 08.01.2009 00:26)
  17. zülfü livaneli'nin gözlerin şarkısında anlattığı gibi

    bir kenti böylece bırakıp gitmek
    içinde bin kaygı binbir soruyla
    bitmemiş bir şarkı dudağında bir yarım ezgi
    sığınmak şarkılara sığınmak bir ömür boyu

    gözlerin bir cığlık bir yaralı haykırış
    gözlerin bu gece cok uzaktan geçen bir gemi
    ellerin bir martı telaşlı ve ürkek
    ellerin fırtınada çırpınan bir beyaz yelken ...
    (hariboo, 04.01.2009 20:05)
  18. şarkıdır aslında bir şehri terk etmek :

    ardımda bırakıp
    gül çağrısını
    ayrılık anı bu sisli şarkıyı
    ırmaklar gibi akıp uzun uzun
    terk ediyorum bu kenti
    ah ölüler gibi

    şarkılar bir çığlığa sığınmaksa şimdi
    sonsuz bir yangın gibi
    sevmesem öyle kolay çekip gitmek
    yaralı bir kuş gibi

    kumral bir çocuğun
    yaz öyküsü bu
    şarkılarla geçtim aranızdan
    yalnızlar gibi susup uzun uzun
    terk ediyorum bu kenti
    ah bir aşk gibi

    şarkılar bir çığlığa sığınmaksa şimdi
    sonsuz bir yangın gibi
    sevmesem öyle kolay çekip gitmek
    yaralı bir kuş gibi

    düşlüyorum bu kenti
    son bir aşk gibi
    (sen benim bir külah dondurmam, 04.01.2009 20:06)
  19. istanbul..
    (truva, 04.01.2009 20:10)
  20. kendini terk etmek isteğiyle eşzamanlı hasıl olabilir bünyede.
    ara sıra herkese lazımdır bir şehri terk etmek. zira, sürekli kalan olabilmek için öncelikle yeterince gitmiş olmak gereklidir. dir dir dir.
    (zahidem gurbanımov, 04.01.2009 20:12 ~ 05.01.2009 15:34)
  21. bir şehrin seni terketmesinden daha kolay.

    bazen terketmek istersin bir şehri onurunla, gidemezsin. hayat işte, iş vardır, güç vardır, anne vardır, baba vardır. sonra şehir seni terkeder. güzel olan hiç bir yer güzel değildir. o şehir artık sana ağlayacak bir yer dahi vermez ve bir şehri terketmenin bir tek zamanı vardır o zaman terkedemedinse artık terkedemezsin çünkü o seni terketmiştir.
    (commensalist, 16.03.2009 18:36 ~ 18:37)
  22. bir şehri terk etmek yaşanmış ne varsa terk etmeye benzer.
    eğer bie aşksa bir şehri terk etmenizin sebebi
    bir gün geri döndüğünüzde göz yaşlarınız düğümlenir boğazınıza her durakta.
    size ait geçmişte kalan ne varsa hortlar.
    zordur geri dönmek terk ettiğiniz bir şehre.
    ama o şehri terk etmek daha zordur.
    her kilometrede geride bırakırsınız anılarınızı.
    anılarınızdan uzaklaşmak acılarınızı daha çok siz yapar farkında olmadan.
    bir şehri terk etmek yeni bir hayat demektir.
    yeni acıların sizi beklediği...
    (sandaletli seyyah, 13.04.2009 14:40)
  23. bir şehri terk etmek
    özelde yaşadığın şehri terketmek
    oynadığın rolden sıkılmak
    sessiz sedasız kenara çekilmek
    sensiz oynanan oyunlara seyirci olmak
    sıkılıp yeni bir sahne aramak
    sanki bu yeni bulacağın sahnenin eski oyununda
    başrolde mi olacaksın
    alkışlar hep senin için mi olacak
    peki yalnızlığı seçip tek kişilik bir oyun mu oynayacaksın
    o yokken öyle ya
    ama olmayacak
    ne güldüreceksin
    ne de ağlatacak
    kendin söyleyip kendin dinleyeceksin
    deli gibi
    peki o
    onlar
    seni sahneden atanlar ya da kaçıranlar
    çok umurlarında olacaksın
    sen ağlarken de gülecekler
    gülerken de
    ama kendi sevinçlerine
    ara sıra üzülecekler
    ama sana değil
    kendi dertlerine
    sen git
    alıştığın belki doğduğun şehirden
    kaç işte
    kurtul
    onurunu da bırakarak
    ya da savaş
    oyunu boz
    kendi oyununu oynamaya başla
    (byberat, 13.04.2009 16:06)
  24. (sinirliyim ezelden, 13.04.2009 16:10)
  25. bir şehri terk etmek
    bir avuç anıyı da yanına alıp gitmektir bazen
    ve geride kalanları o şehre armağan etmek.
    bir şehri terk etmek,
    o şehire giden otobüsleri yok saymak demek
    ve o şehri haritadan silmek bazen.
    bir şehri terk etmek
    öpüşmeleri, el ele gezmeleri yok saymak,
    aşkları ise yakmak.
    bir şehri terk etmek
    geçmişi yok edebilmeyi sağlamaktır.
    geçmişteki senden kilometrelerce uzaklaşmak.
    (karyatid, 13.04.2009 16:15 ~ 30.10.2009 10:39)
 sayfa  / 3

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil