|
|
- dolmuştayım. en arka koltukta, en köşede, en solda. buğulu camdan insanları seyrediyorum, "ne çok insan var" diyorum içimden, sonra o geliyor aklıma. "neden beni yalnız bıraktın ki?". gözlerim uzaklara kayıyor. gene mi? olmaz, burada da ağlayamam. boğazım acıyor hafiften. derken bir şarkı açıyor soför. sesinide iyice yükseltiyor, belli ki çok seviyor. ama ben bu şarkıyı daha önce de dinlemiştim, hatta o'nunla birlikte dinlemiştik. bu kadar acıtıyormuydu bu şarkı? sözleri bu kadar mı anlamlıydı? boğazım daha çok acıyor, ağlamamak için daha bir sıkıyorum kendimi, kalbim de katılıyor bize, o da acıyor. bu şarkı beni anlatıyor.
"uyuyorum uyuyorum
günler çabuk geçsin diye
kadehlere koyuyorum
acımı dindirsin diye
bekliyorum bekliyorum
bu sensizlik bitsin diye
seni özlediğim kadar
beni özlüyormusun,
sende rüyalarında
beni görüyormusun
öyle zor ki ayrı kalmak
öyle dayanılmaz ki
unut beni sevgilim
ben unutmuyorum."
- bilgisayar başındayken televizyondan gelen şarkı ile irkilmek
ve kalkıp televizyonun karşısına dikilmek
- ilk dinlediğinizde şöyle bir afallarsınız, "hımmm hoş şeymiş, ben bunu niye önceden duymadım ki" diye düşünürsünüz.. sonraki birkaç sefer dinlediğiniz de "aman tanrım, süper ya, hemen sözlerini bulmalıyım ve beynime kazımalıyım" diye düşünürsünüz, şarkının herşeyini araştırırsınız, olay saplantısal hale gelmeye başlamıştır. tamam sözler de bulunmuştur artık, aşkınızı çılgınca yaşamanın ve her anının tadını çıkarmanın zamanı gelmiştir. şarkı defalarca dinlenir, evde, işte, yolda, arabada.. eğer olmadığı bir ortama düşerseniz özlenir, içinizden, beyninizden şarkıya eşlik etmeye devam edersiniz.. her dinleyişinizde coşar, hoplar, kafa sallar ya da hüzünlenir, ağlar ama mutlak bir şekilde coşar ve saçmalarsınız.. herkese anlatırsınız şarkıyı, herkese mail atarsınız, öve öve bitiremezsiniz.. sonra birkaç gün ya da hafta geçer ve cicim ayları biter, dinleme sıklığınız azalır ve hatta kendinize itiraf etmeseniz bile ondan sıkılmaya başlarsınız, uzaklaşırsınız ve acı son gelmiştir.. efendim şarkıya olan aşkınız bitmiştir .. hımm bunlar bana başka bir yerden tanıdık geliyor ama nerden?? hımm..
- sadece sözlerini okuyup evet bu şarkıyı dinlemeliyim dediğiniz, sonra hiç bıkmadan usanmadan her dinlediğinizde daha huzur bularak daha acı çekerek daha mutlu olarak ve binbir duyguyu size tattırmasıyla derin düşüncelere gark olduğunuz olaydır. keza, bu sayede bu şarkı etrafınızdaki insanlara da dinlettirilir, zaman içersinde birkaç kişinin daha favorisi haline gelir, ve işte olay o zaman başlar. şarkıyı şu dakikada kessek daha mı iyi olur konulı araştırma ve deneyleri başlamıştır, denenir beğenilmez, orjinalliğine sadık kalınmanın daha mutlu ettiğine inanılır, ama arada kaçak olarak kendi versiyonlarınız da dinlenilir. bir şarkı insanı bu kadar mı kendisne bağlar, nasıl olur bu olay anlaşılmaz. saplantı gibidir, winamp listenizde hep bu şarkı vardır. bir gun başka şarkı dinlediğinizde ister istemez elleriniz titrer ve hemen o şarkıyı açmaya koyulursunuz. ha bir de şarkının bir ayla ilişkisi varsa, ve şarkı o aya bir kaç gun önce keşfedilmişse tadı da bi başka oluyor. evet sölemeliyim november rain şarkısı ile büyük aşk yaşıyoruz. *
- şarkılara duyulan aşk için hep "ilk duyuşta" kuralı geçerlidir. insanların birbirine duydukları aşktan yegane farkı budur. diğer sevilen şarkılar; anısı olduğu için, dinlemeye alışıldığı için, sözleri çağrışım yaptığı için ve zamanla tanıya tanıya algılanabilindiği içindir.
- (bkz: sometimes i feel like screaming)
- ...
aylar geçmiş...
bir gün bir şarkı duyuyorum,hiç hatırası olmayan bir şarkı.
öyle içten bir ses,öyle güzel sözler.
bitmesin bu şarkı...
dinlerken aklımdan neler geçiyor da bu derece uyuşuyorum?
pek çok şey.
düşünüyorum:
bu sözleri yazan insan nasıl yaşadı?nasıl sevdi?nasıl aşık oldu?
bu insan ''gülü''nü nerede gördü ilk defa?ilk kez ne zaman ''gülüm'' dedi ona?
öldüğünde adı dudaklarının arasında gizli mi kaldı?
peki o ? gül?o nasıldı?
bu şarkıyı ondan dinledi mi hiç?söyledi mi peki o da?''sen diledikçe gülünüm senin '' dedi mi?
ahh ...
sonra seviniyorum tam burada.aşık oldum çünkü.
herkesin kaderi başka başka yazılmış.kimi sever,kavuşur.kimi bir hayalle ömür boyu yaşar.kimi ömür boyu bir yalana inanır.kimi yalanının farkında yalnızlıktan kaçıyorum en azından diye avunur.kimi de işte böyle...sen gibi,ben gibi bir şarkıya aşık olur.
dinlerken akla bir ses,bir koku,bir gülüş gelmez katiyen.
şarkıdaki aşka imrenilmez,çünkü aşk :şarkının ta kendisidir.
sonra bir de sorarlar.ne tür müzikten hoşlanırsın?punk mısın rocker mı?metalik misin?senin olayın ne ?
fill in the blanks yapılır,ardından ama kenan da dinliyorum bu aralar diye eklenilir ki espritüel kişiliğimize zeval gelmesin.
neden?
kıskanırım.
isterim ki;bir tek ben dinleyeyim o sesi.
bilirim bu şarkının çok seveni vardır,ama aklıma getirmem bunu.kalabalık bir ortamda çalsa çıkar giderim.bir başkası yanımdayken asla dinlemem.aslında kendimden bile kıskanırım bu şarkıyı.o yüzden ara sıra dinlerim.
sadece;
güller açınca,
sonbahar gelince,senenin ilk karı yağınca,
bir de yıkılmış bir köprü başında.
- bir gün yolda yürüyordum
bir şarkı duydum
kalbim acıdı
o kadar…(grace, 14.08.2007 13:05)
- bazen bir kitapevinde bazen bir cafede bazen de en olmadık zamanda playlist de döner kendisi önce hoşlandırır sonra aşık eder zamanla sevdirir en sonunda da top ten iniz falan varsa orada kendine yer edindirir ya ilk sıradadır ya da uğurlu sayınızın listedeki yerindedir.
|