çok yakında atv'de başlayacak olan yarışma programı.konsept şu;9-16 yaşlarındaki yurdum gençlerini el birliğiyle medya maymunu,şizofren hale dönüştürmek.elemeleri başlamış.haydi çocuklarım.bütün çocuklarım.
atv'nin rezillik formatında yarışması.çocuk sömürüsü bir yana 9-14 yaş arası çocukların gelişim özelliklerinden bihaber tiplerin bu yarışmanın başlangıcı ve ilerlemesinde çocukların ruh ve akıl sağlığında ne gibi etkiler bırakacağını düşünmeden yaptığı bir soytarılık. tabii 9 yaşındaki çocukların evlendirilebileceğine inanan zihniyetlerin çoğaldığı bir ortamda; çocuğun gelişim özelliği neymiş ki, bunlar evlenecek çağda çocuklar, şarkıda söyletilirler, maymun da edilirler değil mi ? küçücük kız çocuklarının kadınlar gibi giydirilmesi, erkek çocuklarının ibrahim tatlıses ve küçük emrah formatındaki tavırları ve de izlemesi muhtemel çocukların da beyinlerinin alt üst olmasına neden olucak bir program müsveddesi. reyting uğruna genç beyinlerde yapılan bir talan. bu kadar çocukların sanat ve müzikle ilgilenmelerine meraklısınız, yapsanıza çocuk korosu yarışması, ve de klasik repertuar ile çocuk şarkılarından oluşan çok renkli bir 9-14 yaş arası programı. ama olmaz di mi, o zaman yaşlarına uygun düzgün bir programda gelişimlerini destekleyen aktivitelere katılır bu çocuklar.
bu yarışma çocuk istismarıdır !
okulların henüz açık olduğu bir dönemde, hangi ailenin kabul edip de çocuklarının katılımını kabul ettiğine şaştığım yarışma. bu çocukların "15 dakikalığına ünlü olduktan sonra" diğer tüm medya ünlüleri gibi unutulacağı belli iken, bu çocukların kazanacakları ani popülariteyi kaybettiklerinde alt üst olacak psikolojilerini nasıl düzelteceği üzerine kafa yormadıklarını, kimsenin bunu umursamadığını zaten biliyoruz.
insanlar bu yarışmayı seyredecek ve küçücük çocuklar üzerinden kazanç sağlanmasına vesile olacak. kimse daha sonra bu çocukların ne olacağını düşünmeyecek, kimse bu üç günlük şöhretin, bu çocukların hayatında hiçbir gerçek değişime sebep olmayacağını akıllarına bile getirmeyecek.
öpüşme sahnelerine, şarkıcıların dekoltelerine kafayı takan rtük ise, bu konuda eyleme geçmek için -geleceği şaibeli- şikayetleri bekleyecek.
asıl yetenekleri yaş sınırı ile kaçıran yarışmadır.şimdi kızın biri çemberimde gül oyayı söylüyor.bende onunla beraber ekinler dize kadarı söylüyorum.çıkıp her hafta televizyonda söylesem bunu istisnasız her hafta 1. seçilirim.ahh ah imkan vermiyorlarki...
bu arada evet, gerek katılan gerekse ekran başındaki çocuklar için ciddi anlamda sakıncalı bir yarışma.birkaç çocuğun çıkıp daha dün annemizin ve mini mini bir kuşu söylemeside pek hoş durmaz ama ille sesi güzel, yetenekli çocukları geliştirmek istiyorsan onları keşfedip eğitim verirsin.reyting malzemesi yapmazsın.hadi psikolojik zararı geçtim, diyelimki hiç etkilenmeyecek bu çocuklar anlık gelen ve aynı hızla giden şöhretten, sen bu yarışmayı okul zamanında yapıyorsun.dersleri yok mu o çocukların?
tam şu anda küçük bir oğlan çocuğu, yere bağdaş kurmuş gazel okuyor; seyirciler içinden özellikle gösterdikleri biri -ki ben meslektaşlarımın ajitasyon katsayısını biliyorsam babası veya en azından amcası, gözleri dolu dolu onu dinliyor.
çocuğun gerçekten görmezden gelinemeyecek bir yeteneği var; hatta jüri üyesi seyyal taner tutamamış kendini, ona eşlik ediyor. peki ne olacak?
sonra ne olacak?
bu yarışma bu çocukların hepsinin yeteneklerine uygun eğitim almalarını sağlayacak mı? hayır.
o eğitimi alsalar bile, devamını getirmesine yardım edecek mi? hayır.
tıpkı daha önceki tv ünlülerine yaptığı gibi, sistem bu çocukları da çiğneyecek, alacağını aldığına ikna olduktan sonra da tükürecek ve unutacak.
bu yarışmayı yapanın çocukları oraya çıkaranın diye gidesim geldi ama sakin olmak lazım. şimdi bu çocuklar daha ergenlik yaşına gelmemiş ve sesleri de gayet güzel çıkıyor. bu çocukların ergenlikten sonra seslerinin ne olacağı bilinmez çoğunun belki de sesi bozulacak ergenlik yaşındaki o iğrenc sesle nasıl bir psikolojiye sürüklenecek çocuklar bunu düşünmek lazım.
küçükken bu yarışmalar yokken benimde sesim güzel di (o zaman niye yapmadınız lan) ve şimdi eminim dinlemek istemezsiniz öyle ki şarkı söyler büyüklerden para alırdım. hala bazen o sesi özler ve canım sıkılır. o ses tabiki ergenlikte gitti (gelenlerin yanında lafı bile olmaz ama). ayrıca bu yarışmada gördüğüm kadarıyla gelecekte kimin ibrahim tatlıses kimin tarkan olacağıda belli oluyor.
2 yıldan fazla bir süredir kanal 24'te ekrana gelen programdır. türk sanat müziğinin popüler ya da orta bilinirlikteki eserlerini ve hikayelerini işliyor. ayrıca çok benzer bir format ve aynı isimle trt'de bir program hazırlamaktadır. atv'dek 3. bir şarkısın sen'dir yani. yeni zortladı.
bu kadarı da ayıptır artık. küçücük çocukları adam/kadın kılığında insanlara sunuyorlar. evet, yapılan en kaba tabirle bu. bu programın gerek oradaki çocuklara ve ailelerine, gerek de türk izleyicisine olumlu yönde herhangi bir katkısı olamaz, tam tersi olumsuz birçok duruma sebep olabilir. format kimin aklına gelmiş bilmiyorum ama kendisine çocuk gelişimi ve psikolojisi hakkında piyasadaki herhangi bir kitabı okumasını tavsiye ederim. çocukların ileride gerçekten unutmak isteyecekleri bir hatıra olsa gerek ip atlamak dururken o kadar insanın önünde büyük adamcılık/kadıncılık oynamak..
biri çıkıp da 'her şey sanat için' diyecek diye korkuyorum. demiştir de belki bilemiyorum, programın tamamını takip etmeye sinir sistemim dayanamadı çünkü.
ecnebistanda connie talbot isimli 6 yaşındaki ufaklık imagine, i have a dream, i will always love you gibi şarkıları söyliyip yıldız olup hatta hatta albüm çıkartırken benzerlerinin (hatta bana kalırsa içlerinde daha iyi olan bi kız var şöle gözlüklü bir şeydi adını bilemiyorum) ülkemizde çocuklar böyle televizyona çıkartılır mı yok efendim onlara bu şarkılar söyletilir mi vs. şeklinde aşağılandığı programdır.
10-11 yaşındaki çocuklara şarkı türkü söyletilen program. böyle iğrenç bir şey hayatımda görmedim. agora meyhanesi'ni söyleyen 11 yaşındaki kız... hem de garip bir kıyafet var üstünde. assolist havalarında falan. atv'den tiksinme sebeplerinden birisi de budur.
on yaşında bir çocuğun kemancı söyleyişini görüp vampirle görüşme filminindeki büyüyemeyen kızı hatırladığım yarışmadır. evet şarkı doğru ve güzel söyleniyor da on yaşındaki bir çocuktan "halime bak dertli çal" falan gibi meyhane sözleri duymak çok garip geldi. şarkıyı çok severim o ayrı.
bacak kadar veletlere 'kahverengi gözlerin' tadında şarkılar söyleten zihniyetten tiksiniyorum.alayına bacağım girsin dediğim program.
not:bir de gözler yaşlarla dolarak 'ay ne içli söylüyor,kurban olurum verene,maşallah' tarzı destek verici cümleler yasaklansın.ne lan bu, ben bu yaştayken 'bir küçücük aslancık varmış' filan söylüyodum.
ailemden farklı bir odada kitap okurken küçük bir kız çocuğunun "tanrım bana üç tane, üç de yetmez beş tane, beş de yetmez yedi tane veeeer veeeer veeeeer veeeeeeeeer! ver allahım ver!" diye şarkı söyleyişini dehşetle dinlediğim, anladığım kadarıyla amacı sadece "para" olan, çocukların gelişiminin, onların küçücük, tertemiz kalplerinin ve onların anlamlarını bilmeden okudukları o gazelleri, türküleri, şarkıları anlayamayacaklarının hiç hesaba katılmadığı şuursuz yarışmalarımızdan yalnızca bir tanesi. bu gerzeklik elbet birgün popülerliğini kaybedecektir. sonra, hızlı tüketilen popüler kültürün oyuncuları olarak rol biçilen bu çocukların vefasız toplum tarafından unutulduklarında gelişen kişilik bozuklukları, gelişimlerini etkileyen bir unsur olarak hep onları engelleyecek... tabi bu, parsayı toplayanların umurunda bile olmayacaktır.
okullar devam ediyor değil mi? 15 dakikalık performansları için bir haftası yenilen bu çocukların okullarına konsantre olmaları ve bilimsel olarak başarılı olmaları nasıl beklenir? tabi ki sosyal olmaları, aktif olmaları, sanatla ilgilenmeleri güzel birşey de, ulan taş çatlasın 11 yaşındaki çocuk ne anlar lan "arda boyları", "üç tane beş tane ver"den...?
gülbeyaz karadeniz kızı olduğu için şarkıyı karadeniz şivesiyle yani "bir şarkisun sen" diye söylüyor ve bardaki istanbullu arkadaşlar büyük ihtimalle kafaları güzel olduğu için aynı şekilde "biiiiiiiiiirrrrrrrrrrrrr şarkisuuuuunnnnnnnn sennnnnn" diye eşlik ediyor ...
formatını kavrayamadığım yarışma. yahu bunlar yarışıyor mı yarışmıyor mu? amaç ne? ne diye şarkı söylüyorlar. çocuk yarışmasıysa kazık kadar adamların işi ne? jürinin görevi ne? herkesi çok beğenmek mi?
küçücük çocuklara takım elbiselerle, arabesk, saçma salak şarkılar ve türküler söyleten über aptal bir şarkı yarışması daha. o değilde erol evginin ne işi var bu hokkabaz ortamında onu anlayabilmiş değilim.
çocuk istismarı yapan, çocukları sömürerek sırtlarından reyting kazanmaya çalışan programın adıdır. programı yapanı, jüri olanları bilmiyorum, kendilerini bu işe para ve reyting uğruna alet edenler kimdir görmedim ama sormak istiyorum 10 yaşında bir çocuğun sesi nasıl güzel olabilir? 10 yaşında bir çocuğa tuvalet giydirip o bebek yüzlerine makyaj yaparak karşınızda göbek attırmak nasıl bir duygudur?
yarışmaya dair gördüğüm tek şey sunucuları ve arkasından sahneye çıkan küçücük bir çocuk oldu. içim acıdı, bu nasıl anne babadır böyle çocuğunun öyle suistimal edilmesine göz yumar? hatta yarışmaya kendi elleriyle götürür teslim eder?
sonra bir konu daha var, içimi acıtan; hadi pınar altuğ neyse de, kendi çocuğunu bile yarın öbür gün çıkarır şarkı söylettirir göbek attırır ama, erol abi sen ne yaptın yahu? çocukluğumun erol abisi, bütün yaşıtlarım gibi aşık olduğum, büyüyünce kiminle evleneceksin sorusuna "erol abi" diye cevap verdiğim, sen bu işin içinde nasıl olabilirsin?