insanı hayattan bezdiren bir hadise bu.
sıkça yaşıyorum. ne zaman yabancı olduğum bir ortama girsem bakışların aniden bana yöneltildiğini, etraftakilerin çoğunun yanıma sokulup tanışmak istediklerini, bazısının ise sanki bir ünlüye benzemek benim suçummuş gibi tavır koyduklarını, arkamdan konuştuklarını ve içten içe kıskandıklarını hissediyorum.
biliyorum bu durum aslında kulağa hoş geliyor. ama sonuçta gördüğünüz ilginin siz olduğunuz için değil de popüler birine benzediğiniz için yöneltildiğini farkedince bedeninizden tiksiniyorsunuz. keza bizzat ayna karşısına geçip yüzüme jilet atmayı arzuladığım anlar oldu. gece yatağıma yatmadan önce, sabah uyandığımda farklı bir çehreye sahip olmak için binlerce defa dua ettim.
ne yazık ki olmadı. olamadı belki de. tanrı böyle yaşamamı; bir ünlünün suretiyle var olmamı uygun gördü herhalde...
ama and olsun ki bir gün sinirlerime hakim olamamayacağım ve isyan edeceğim. o an tanışmak isteyen kişi; bütün cesaretini toplayıp yanıma gelmiş olan hoş ve alımlı bir bayan dahi olsa,
izzet altınmeşe'ye benzetilmekten hoşlanmadığımı söyleyeceğim.