belki ilginizi çeker
  1. · kopalım bari
gündem
  1. · 22 kasım 2009 izmirlilerin pkk tepkisi
  2. · babaların garip huyları
  3. · 250 milyarlık cip kullanan türbanlı
  4. · boylumlama
  5. · itü sözlük yazarlarından özlü sözler
  6. · 28 kasım 2009 fenerbahçe kasımpaşa maçı
  7. · ugg
  8. · manken şarkıcı sunucu oyuncu yazar
  9. · duman

bir ülkeyi terk etmek  

  1. yaşadığın sürece bildiğin, sevdiğin her şeyi terk etmektir.
    sarımsak döveceğinin ismini yeni baştan öğrenmektir.
    yabancı kalmaktır, ürkek bakmaktır, bir nevi yardıma muhtaç olmaktır.
    aptal gibi hissetmektir bazen. sürekli öğrenmeye ihtiyaç duymaktır.
    sessiz, soluksuz, arayansız, arkadaşsız kalmaktır.
    annensiz yaşamaktır, büyümektir.
    sevdiğini bırakmaktır geride.
    ülkeyi terk etmek bir nevi, ölüp tekrar dirilmeye uğraşmaktır.
    (burcumsu, 12.11.2007 22:02 ~ 17.11.2007 17:28)
  2. kaçınca kurtulacağını sanmaktır.
    (burcumsu, 29.02.2008 01:21)
  3. ananı da alıp gitmektir gönül verdiğin topraklardan.
    (w, 29.02.2008 10:19)
  4. (tembel, 29.02.2008 11:16)
  5. eğer bu ülke vatan dediğin topraklarsa;

    bir korkaklık olarak algılanmamalıdır.
    belki yılgınlık olabilir insanı bu ruh haline sokan.
    yada bıkmak yanmaktan anlaşılmamaktan,
    esasında artık hiçbirşeyi değiştiremiyeceğini kabul etmek belkide,
    yada yaşlanmak sadece.
    ama kesinlikle bu toprakları sevmemekle ilgisi yok,
    sadece buraları böyle görmeye dayanamamak olabilir.
    (kasaba insanı, 29.02.2008 11:42)
  6. her attığınız adımda karşınızda içi boş dimaglar peyda oluyorsa, söylediklerinizden sonra baskıya maruz kalıyorsanız ve bu baskıların sonunda "ruh halinizin güvercin tedirginliği"ne sığınıp ve hala buna inat bu ülkede duruyor iseniz, siz bu ülkeyi gerçekten çok seviyorsunuzdur.

    bir gün çekip gidecem ama, bir gün bu ülkeyi öylesine özleyerek gideceğim ki gittiğim yerden sadece özlemlerimi hissedeceksiniz. ölsem bile kimse duymayacak. zalime karşı savaşmaya gideceğim. bir vicdani redçi olarak, kendi kendimle tezat oluşturarak. mesela israil'e karşı filistinli olacağım yada ingiltere'ye karşı irlandalı...

    neyse daha vakit var çekip gitmeye. o zamana kadar bir şeyleri düzeltebilmek adına susmak yok.
    (itirazım var sayın yönetici, 29.02.2008 11:49)
  7. tanımı girişte aradan çıkarayımda sonra istediğim gibi at koşturayım diyerek söze başlayayım. gelecek hafta şu saatlerde yapmış olacağım eylem.

    dışarıdan bakıldığında bile kolay olmayacağı belliydi lakin işin içine girince insan ister istemez bir tuhaf oluyormuş. hani terk etmek derkende bi netlik getirmek lazım. elbet geri dönülür, aile ve arkadaşlar ziyaret edilir. yıllarca gidilen mekanlara gidilir, eski günler hatırlanır filan. benim nazarımda bir ülkeyi terk etmek, bir daha hiç yerleşmemeyi, en azından uzun bir süre yerleşmemeyi göze alarak o yeri terk etmektir. ne bileyim biletini tek gidiş almaktır misal, ne zaman döneceksin sorusuna cevap verememektir bir nevi.

    ilk başta sevip saydığın ama can dostun olmayan kişilerle veda turlarını yaparsın. son günler için de en yakın dostlarına ve ailene yer bırakırsın. uzun zamandır gitmenin hayalini kuruyorsan, daha önceden de ailenden ve sevdiklerinden ayrı hatırı sayılır bir süre geçirdiysen pek heyecan da yapmayabilirsin.

    ama ileriki hayatında aileni, kardeşim dediğin dostlarını yılda 1-2 defa, o da bir kaç günlüğüne veya haftalığına görebilme ihtimalin aklına gelir, ister istemez napıyorum lan ben dersin. nihayetinde planlanan ve hedeflediğin bir eylemse terkedişin, bunların hiçbiri senin aklını çelmez, çelemez. yine de ne olur ne olmaz diyerekten kesin konuşmak istemezsin ve olası bir dönüş hakkını saklı tutarsın..
    (o s c a r, 18.08.2008 01:28 ~ 02:05)
  8. yapmak istediğim için üzüldüğüm ama gene de yapmak istemem için bana her gün nedenler verdiği için kendimi savunabildiğimdir.kaçmak istemek,giderek daha kötü bir duruma geldiği için,insanını harcayabildiği için ve bunun sonuçlarıyla yüzleşmediği için,hayallerimi gerçekleştirmem için fırsat tanımadığı için kaçmak istemek.
    okulun bir an önce bitmesini beklemek,sonra belki yalnız belki sevgiliyle terk i diyar eylemek..
    (düttürü dünya, 25.11.2008 13:56)
  9. ciddi iştir gurbet, şakaya gelmez.uzaktan toz pembe görünür. yaşamayan bilmez. iki yüzlü olduk buralarda biz biraz: sokakta bize gelen geçen "hi, how are you doing?" diyerek selam verince şaşırdık önceleri, nerden tanıyor beni bu yahu dedik. sonra ne yapmacıklar diye eleştirdik, ama türkiye'ye dönünce "nedir bu insanlarin suratı,bir merhaba deseler dillerine mi yapişir" demeyi ihmal etmedik. isimlerimizi söylerken katlediyor amerikalılar diye dem vurduk; ama senelerdir bir ıowa diyemedik doğru dürüst; one, van, won a döndüremedik bir türlü dilimizi. anam babam, buralar çok medeni, uygarlik başka şeymis, diye telefonlara sarıldık önceleri; sonra gandhi nin "what do you think of western civilization?" sorusuna verdiği cevap geldi aklımıza,oturduk ağladik. benden gayrı dursun yunanlı dedik senelerce; sonra uzoya sarıldık rakı bulamadığımız akşamlarda. burda bize ikinci sınıf insan muamelesi yapıyorlar diye şikayet ettik, sonra aklımıza geride bıraktığımız, kendi memleketinde 2. hatta 3. sınıf muamelesi gören insanlarimiz geldi,sustuk. eş dost düğününde "hadi kızım kalk biraz oyna" diyen annelerimizi "ben mi,hayatta!" diye tersledik; sonra new york barlarında masalara çıkıp göbek attık.tüketici hakları süper burda dedik; sonra kullandık kullandık geri verdik aldıklarımızı.. türkiyedeyken, çaldığı yerden koşarcasına kaçtık; burada ise kadehleri kurunca sofraya "koy bir ibo, bir muzeyyen abla" dedik, demekle kalmadık hatta hepsini ezberleyip meze yaptık rakılarımıza. amerikalılar kör cahil, dünyadan haberleri yok diye dalga geçtik, ama bize sizler ermenileri katletmişsiniz denince, "yok biz onlari öldürmedik, onlar göç yolunda öldüler" den başka birşey diyemedik. sağlık sigortasının pahalılığından yakındık durmadan,beleşe getirmenin yollarını aradık, ama başımıza bir iş gelse, 911 i arayabilmenin, acilden geri çevrilmeyeceğimizi bilmenin rahatlığıyla koyduk başımızı yastığa geceleri. ingilizceyi sardık dilimize, kınandık aralara serpiştirdiğimiz ingilizce kelime ve deyimler yüzünden; ağız dolusu türkçe küfürler savurduk futursuzca, sanki bu memleketteki tek türk bizmişiz gibi, rezil olduk zaman zaman; ağzımıza gözümüze bulastırdık hepsini. hepimiz başka umutlarla geldik buralara. kimimiz dar attı kendini okyanusun bu yakasına, kimimiz ayaklarını sürüye sürüye indi jfk havalimanina. hep özledik. hem de alex'in lyonu, vi'nin pekini, kavita'nin bombayı özlediğinden bir farklı özledik nedense. kimimiz ince belli bardakta turistik rize çayının hasretini çekti, kimimiz anasının dizinin, kimimiz kaş'ın arnavut kaldırımlı yollarinin. kimimiz dondurulmuş simit taşıdı valizinde, kimimiz dolmalık biber ,burdakiler kafam kadar, doldur doldur bitmiyor diyerekten. en çok da istanbulu özledik. raki-balik girdi nice geceler rüyalarımıza. erie gölüne, atlas okyanusuna, colarado nehrine, meksika körfezine döndük yüzümüzü, kapattik gözlerimizi, kadiköy-beşiktaş vapurunda boğaz rüzgarı yalıyor suratımızı diye hayal kurduk. "deli misin, napcaksın dönüp, millet kapağı oraya atmaya çalışıyor" azarlarıyla anamızın babamızın "kızım yetmedi mi artık?" sitemleri arasında bir gidip bir geldik gidip-kalma planları arasında. can dündar'ın dediği gibi hep ufak bir ışık görmek için baktık türkiyeye. kimimiz gördü, ilk uçağa atladı.. kimimiz umudunu hepten kesti. benim ise, gene can dündarın dediği gibi, bavullarım hep toplu duruyor; bu aşk burada biter ve ben çekip giderim diyeceğim gün için.

    not : buralara uğramayan bayramların hatrına.
    (burcumsu, 11.12.2008 14:27)
  10. maddeten mümkün olsa bile manen mümkün olmayan şeydir,
    siz uzaklaştıkça o yaklaşır.
    (excalibur, 11.12.2008 14:37)
  11. "bir başka ülkeye, bir başka denize giderim," dedin,
    ''bundan daha iyi başka şehir bulunur elbet.
    her çabam kaderin olumsuz bir yargısıyla karşı karşıya;
    bir ceset gibi gömülü kalbim.
    aklım daha ne kadar kalacak bu çorak ülkede?
    yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam,
    kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün,
    boşuna bunca yıl tükettiğim ülkede.''

    yeni bir ülke bulamazsın.
    bu şehir arkandan gelecektir.
    sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın,
    ayni mahallede kocayacaksin;
    ayni evlerde kir düsecek saçlarina.
    dönüp dolasip bu sehre geleceksin sonunda.
    baska bir sey umma
    binecegin gemi yok, çıkacağın yol yok.
    ömrünü nasil tükettiysen burada, bu köşecikte,
    öyle tükettin demektir bütün yeryüzünde de.


    konstantin kavafis
    (deme didem e, 11.12.2008 18:47)
  12. fevkalade hayırlı bir iştir.
    (bkz: her bitiş bir başlangıçtır)
    mutlaka bünyede kahır yapar, kahır da karakter yapar iyidir.
    (togisama, 11.12.2008 19:06)
  13. zamanında son padişah vahdettin'in ingiliz gemisiyle gerçekleştirdiği eylem .
    (thedill, 21.02.2009 15:07)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil