sen baktın, tüm gözlerim kıskandı resmini
sarıldık takvimlerce anlattık ki hayata
zaman yok kucağında, tek bir an bile yeter bana zaten
yarım kalan bu düş bizim mi
yoksa yiten ben miyim derken
nerden geldin sen
kaybeden ben miyim derken
nerden geldin sen
sarhoştum evindeydi ellerim
bütün günlerden başka bir ismin vardı senin
titredim zamansızca, dün ve yarın yok oldu yanında
yarım kalan bu düş bizim mi
yoksa yiten ben miyim derken nerden geldin sen
kelimelere bir özellik kazandıran ve birçok farklı bağlam açan kelimedir bana göre.çok zaman olmuştur ki birşeyler yazmak için oturduğumda aklımdan geçen ilk şey 'bir' ile başlayan bir cümle ya da bir kelime gurubudur.özellikli bir sayıdır benim için.bir yalnızlık,bir dost,bir serzeniş,bir sevgi,bir bitkinlik,bir sarhoşluk,bir ütopya,bir kavram,bir arıza,bir takıntı,bir masa,bir küllük,bir el,bir uzanış,bir nefes...hepsinin başında 'bir' varken anlamları bir başkadır.ayrıca herşeyin başlangıcında da bir olabilir.bir yaratıcıdır herşeyin başlangıcı kimine göre,ya da başka teorilerde bir toz ve gaz bulutudur herşey önce.herşey birdenbire olmuştur belki de.bir alıntı.önemli bir şeydir yani benim için bir.
bu haftasonu çılgınca "insanoğlu kendini arar, dünya döner milim milim,eğer göçüp gidersen bugün, yarım kalan işin var senin" dedirtecek güzide pentagram şarkısı.
richard bach'ın gerçekten çok ilginç bir konusu olan okunası kitabıdır. paralel evrenlerde dolaşıp, kendi benliklerinin farklı zaman dilimlerindeki farklı durumlarıyla tanışma imkanına kavuşur yazarımız ve karısı. ama isminden de anlaşıldığı gibi bu benliklerin hepsi birdir aslında. gerçekten tavsiye edilir.
tek olmaktır. anlamın bozulmadığı, üst üste yorucu sayıların yığılmadığı, duru olma hali. iki, birden çok daha yıkıcı bir olasılığı içerisinde barındırır, ancak birin tekliği hüzünlendirici, derinleştiricidir.