görseller
bin jipbin jip
bin jipbin jip
belki ilginizi çeker
  1. · kim ki duk
  2. · imdb 250 ye girmesi gereken filmler
  3. · bin jip
  4. · aşkı susarak anlatmak
  5. · breath
  6. · aşk
  7. · kim ki duk
  8. · boş ev
  9. · ağlatan filmler
  10. · my home way is through you
gündem
  1. · hayatın iyi bilinmesi gereken kanunları
  2. · annelerin yakışıklı anlayışı
  3. · author
  4. · ugg
  5. · dünyanın en güçlü 500 müslümanı
  6. · itü sözlük e bir daha gelinse alınacak nickler
  7. · darbeci baro taksim e hoş geldin
  8. · 7 mart 2008 gençlerbirliği beşiktaş maçı
  9. · ömer üründül ile maç seyretmek

bin jip  

 sayfa  / 2
  1. kelimelerin yetersiz kaldığını dile getiren insanoğlunun şikayetlerine tokat gibi bir cevap olarak, nice kelimenin anlatamayacağı duyguları ve düşünceleri tek kelime etmeden ifade edebilmenin mümkünlüğünü anlatan bir film. amerikan yapımı filmlerde görülemeyen manevi derinliğin bulunduğu bir film ayrıca.
    yaşadıklarımız, ilişkilerimiz, konuştuklarımız, ya da konuşamadıklarımız... insan, yaşadığı hayatın ne kadar gerçek olduğu sorusunu sorma gereği duyuyor bir an kendine. şayet hayatında gerçekten konuşmaya ihtiyaç duymadan anlaşabileceği hatta anlaşmanın da ötesinde bir olabileceği birinin varlığını düşünebiliyorsa cevap olarak, kendisini dünyanın belki en şanslı insanı olarak görebiliyor. konuşmadan anlaşabildiği birkaç kişi de varsa hele.. mutluluktan uçsa yeri..
    peki ya diğerleri.. hayatındaki diğer insanlar.. arkadaşım, dostum, yakınım dediği; fakat bir şey anlatabilmek için saatlerce dil döküp durmasına rağmen anlatamadığı ya da yanlış anlaşıldığı onca insan.. işte tüm bunların gerçekliği soru işareti olup kalıyor kafada.
    hasılı, izlenesi bir film kanımca. zevklerin ve renklerin tartışılmazlığına sözümüz yok tabii ki..
    (tenekeci, 25.07.2005 14:57)
  2. dil denen iletişim aracının aslında iletişimi engelleyen bir demir parmaklık olduğunu ispatlayan bir filmdir.
    bütün film boyu tek kelime etmeden aşkın dibine kadar gövde gösterisi yaptığını bu kadar gzel gösterebilirler. doğu duygusallığını da ortaya koyması ayrı bir noktadır.

    yaşamda insan her şeye sahip olabilir. dünya malı tümünden eline geçebilir. nice köşelerden döne döne yanına kadar uzanan arkadaş kuyrukları peşinden de kovalayabilir, sevgi diye içinde sakladığı emelleri gösteren de. hepsinin en büyük ortak özelliği (keza silahı da) dil iken, yalnızca sevginin dili yoktur, özelliği odur. sevgide dil düşmandır, kirletendir. sevginin kelimeler değildir dili daha doğrusu. kelimeler dışındaki her şeydir ama. o her şeyi de, tek kelime etmeden, bütün duyguları anlayan ve bu üstün anlayışın da yanısıra sevenin diğer yarısı olan sevgili bilir, duyar, görür ve gösterir. bu filmde de işte bu işlenmiştir. diğer bir anlamda "bir" olmanın dilsizliği yani saflığı işlenmiştir. ne mutludur, en mutludur, en harikadır, yüceler yücesidir bu dilsizliğe sahip olabilen iki kişi.
    (hell guardian, 26.07.2005 23:30)
  3. bu filmin ülkemizde gösterimdeki adı ne diye merak edenler için de ( e haliyle bin jip'in ne olduğunu filme gitmeden bilemez kimse)
    (bkz: boş ev)
    bir de çağrışıverdi nacizane: (bkz: söz gümüşse sükut altındır) (hoş ben gümüşü daha çok severim.)
    (hell guardian, 26.07.2005 23:35 ~ 27.07.2005 00:00)
  4. (bkz: kim ki duk)
    (lapsus, 06.08.2005 16:46)
  5. bin adet 4*4'e bu şekilde seslenebiliriz. örneğin:
    - hey! bin jip!
    (the weakest link, 06.08.2005 16:50)
  6. esas oğlan girdiği her evde natacha atlas'tan halim adlı şarkıyı çalarak şarkıyı izleyicinin beynine kazır. hepimiz biri gelip kapımızı açana kadar boş bir evizdir ve birinin kapısını açıp içeri girdiğimizde veya biri bizim kapımızı açtığında aynı şarkı başlar beyindeki playlistte. ne kadar zordur bi insanı tanımak, sevmek ama daha zor olan o sevgi uğruna hayalet olabilmeyi göze almaktır. esas oğlan göze alır sevdiğine yakın olmak uğruna hayalet olmayı. saf bir aşk örneği. kim ki-duk'un ellerinden öpesim gelir...
    (fena halde leman, 30.10.2005 18:24)
  7. filmdeki esas oğlanın filmin sonuna kadar tek bir kelime etmeden pek çok şey anlatması etkileyici ama bu filmi güzel yapan bu değil verdiği mesajlardır. romantik film gözüyle bakmamak gerekir. duygusal birliktelik dışında başka konularada değinilmiştir. konular birarada iyi dengelenmiş. kısaca izlemeye değer güzel bir film.
    (trouble everyday, 08.11.2005 23:13)
  8. 2005 in en iyi filmlerinden biri. filmde geçen mekanların kore'nin muhtelif yerlerinde olmalarına rağmen, hepsinde büyüleyici bir sadelik ve ferahlık hissiyatı vardır. bu sadelik filmin genel atmosferiyle de bütünleşiktir. elvis presley'in "a little less conversation a little more action" kuramı filme damgasını vurmuştur. yönetmenin diğer filmlerini izlememiş biri olarak izleme isteğine bu filmle sahip oldum diyebilirim.
    (ynitm ynits, 20.08.2006 17:07)
  9. bu akşam saat 22'de cnbc e'de yayınlanacak film.
    (sycrone one, 16.10.2006 20:03)
  10. izledikten sonra üçüncü gözünüzün açıldığını hissettiğiniz filmdir.. bi süre hayata o üçüncü gözle bakarsınız. yeryüzünde dönen pislikleri, acı çekenleri, ölüleri, ruhunu şeytana satanları henüz görmemiş yepyeni bir üçüncü göz..
    nedense izlediğim en iyi filmler, içinde en az cümlenin sarfedildiği filmlerdi.. "az laf çok iş" prensibi burda da çıkıyordu karşımıza ve ben hiçbir susmayı bu kadar konuşkan görmemiştim.. ve hiçbir seni seviyorum'u bu kadar yankılı..
    (gudu bet, 17.10.2006 00:45)
  11. her izlemenin sonunda insanı sessizliğe büründüren, kelimelerin kifayetsiz kaldığını öğreten, evdeki bozuk eşyaları tamir etme hissi uyandıran, aşkın çok güzel ve sade anlatıldığı kim ki duk filmi. baskül sahnesi ve özellikle bayan oyuncunun, sevgilisini hatırlamak için neden o evi seçtiği çok güzel ayrıntılardır. kim ki duk'un bütün filmleri ayrı bir lezzete sahiptir. 3-iron uluslararası tanıtım ismidir.

    (bkz: spring summer fall winter and spring)
    (bkz: samaria)
    (bkz: hwal)
    (bkz: the isle)
    (ice t, 12.01.2007 17:00)
  12. kim ki duk'un en iyi yapımı bence. sihirli bir film.
    (bambaska, 03.02.2007 17:54)
  13. suskunluğun nasıl böyle ses getirdiğini izlediğinizde şaşkınlığınza engel olamayacağınız, güney kore yapımı,izlerken bir tuhaf eden güzel film.
    (karamelize ekmek, 10.02.2007 16:45 ~ 23.08.2007 16:42)
  14. kaç kilo çeker ki bir yalnızlık..hele iki yalnızın ağırlığını ölçer mi bu dünyanın tartıları...
    (hayatberbat, 19.02.2007 01:21)
  15. dvd'si şu aralar www.ideefixe.com)" onmousedown="return bkc('1198782','www.ideefixe.com')">www.ideefixe.com'da 5 ytl'ye düşmüş müthiş film. sadece izleyin,konuşmakla anlatılmaz bu film. zaten filmde de kimse konuşmaz...
    (seanpenn, 25.02.2007 00:23 ~ 00:23)
  16. izlediğim en güzel aşk filmi. aşkta bence olması gereken, suskuyla anlaşabilme, iki kişi dışındaki her şeye rağmen vazgeçmeme erdemi ve daha kelimelerimin yetersiz kaldığı bir sürü şeyi bünyesinde barındırmasıyla tabiri caizse bayıldığım film.

    sonlara doğru olan öpüşme sahnesinden etkilenmemek mümkün değil.

    giz aşkı yaşatacaksa...


    bu arada bana bu filmi şiddetle öneren albayım hayatberbata binlerce teşekkürü bir borç bilirim.
    (betty blue, 20.03.2007 17:21)
  17. çok ama çok değişik bir kurguya sahip film

    fotoları ekleyemediğim için yazıyı da ekleyemedim
    ama burdan bakın efem
    (bkz: http://www.balkanskidom.com/...)
    (varolmayan şövalye, 25.06.2007 00:00)
  18. iki iyidir, üç daha iyidir.
    (talen, 25.06.2007 00:02)
  19. senaryo ve yönetmenliği kim ki duk'a, baş rolleri hee jae, lee seung-yeon ve jin mo-ju'ya ait, 2004 yapımı güney kore filmi. uzun uzadıya konusunu anlatmaya gerek yok. yazılan yazılmış zaten ama gerçekten çok ilginç izlemesi gereken filmlerden biri. filmin esas oğlanı tek bir kelime bile etmez tüm film boyunca. esas kızsa sadece iki kere konuşur. birinde "seni seviyorum" der ikincisinde "kahvaltı hazır". hepsi bu. ve tüm film boyunca aynı şarkı çalar (tüm aralamalarıma rağmen şarkıyı bir türlü bulamadım ) ve hatta hep aynı yerden başlar şarkı.
    "yaşadığımız dünya, hayal mi gerçek mi, söylemek zor."
    (crow, 25.06.2007 01:02)
  20. uluslararası sinema eleştirmenleri birliğince 2005 yılının en iyi seçilen filmi. sessizliğin ustası kim ki duk, bu filmle sinemanın temel öğesi olan görselliği ustalıkla kullanmıştır. filmdeki diyalogların azlığı izleyiciyi sıkmaz çünkü; görüntüler her şeyi anlatmaya yeter bu filmde. biraz kaba kaçsa da şiir gibi filmdir bin-jip*metaforlardan ve semiyolojinin sınırsız etki alanından olabildiğince yararlanır yönetmen. bin-jip son dönem dünya sinemasında diyaloga yönelmeyi elzem görenlerin karşısında ayrı bir yerde durur. çekilen her görüntünün alegorik-anlamsal bir karşılığı vardır. hayat da bu değil midir zaten?
    (kuklaların yaşamından, 29.06.2007 22:23)
  21. sessizliğin sesinin bağıra çağıra kulaklarınızı tırmaladığını, kelimelerin kifayetsiz kaldığı an düşüncesinin reddedilip iki uzakdoğu ülkesi insanının natacha atlastan gafsa adlı arapça şarkıyla bile mükemmel bir ortak dil oluşturduklarını seyretmeden ölmemeli bence...
    (sonbahar uğultusu, 29.06.2007 22:54 ~ 22:56)
  22. güney kore'li yönetmen kim ki duk'un 2004 yapımı 11. filmi. uluslararası tanıtımda ismi 3-iron olarak geçmiştir ki, bu da, filmde ana kahramanın yanından ayırmadığı 3 numaralı demir golf sopasından kaynaklanmaktadır. türkçe ismi ise orijinalden direkt çeviridir ve "boş ev(ler)" anlamına gelir. spring summer fall winter and spring ve samaritan girl'den sonra, kim ki duk'un dünya izleyicisi tarafından yoğun ilgi ve hayranlıkla karşılanan ve ciddi bir popülariteye ulaşmasında büyük katkı sağlayan üçüncü filmidir. film, yönetmenin takipçileri tarafından özümsenen bir kim ki duk örgüsüne sahiptir: oldukça sessizdir, söze pek ihtiyaç duymaz, resimseldir, imgelerle doludur ve ucu açıktır. her izlenişte farklı bir detayın farkına varılabilecek, üzerinde titizlikle çalışıldığı her karesinden belli olan, sürprizlerle dolu ve her türlü duyguyu başka duygularla harmanlayıp avucunuza bırakan insani bir filmdir. mutlaka izlenmelidir.

    (bkz: tekrar tekrar izlenmesi gereken filmler)
    (blaberus, 24.07.2007 15:33 ~ 15:36)
  23. güzel, izlenilesi bir film. benim anlatabileceğimden güzel, izleyin.

    o zaman, filmden yüzeysel çıkarımlar yapmak istiyorum (spoiler denen naneden olabilir) :
    1. çamaşırları çitileyerek yıkayın.(küresel ısınma falan)
    2. golf topu öldürücü olabilir, şakaya gelmez.
    3. iyi bir müzik sistemi istiyorsanız; paraya kıyın, pioneer alın.
    4. tartıya çıktığınızda gördükleriniz hoşunuza gitmiyorsa, tartının ayarıyla oynayın.
    (ornitrin, 10.08.2007 18:13)
  24. tüm hoolywood yönetmenlerinin bir araya gelse muhtemelen çekmeyi başaramayacağı derdini çok yalın anlatan mükemmel bir film. muhtemelen filmin ortalarında farkına varılır bu filmde niye kimse konuşmuyor diye.buna rağmen başrol oyuncularından film boyunca duyulan tek cümle ise her şeye değer. tam yerinde tam zamanında soylenen o kelime grubu insanı garip bir şekilde inanılmaz mutlu eder. koreli yönetmen kim ki duk sanatının doruklarına cıkmıştır bu filmde. ayrıca film muhtemelen sinema tarihinin en sıra dışı öpüşme sahnesine de sahiptir. ölmeden once kesinlikle izlenmeli. filmin aldığı ödüller yan yana dizilse muhtemelen buralardan kore'ye yol olur ki o yüzden ödüllere değinmeye gerek de yoktur.
    (alajuve, 11.12.2007 04:08)
  25. sükunetin ne kadar çok şey anlatabildiğine değinen bir film.sevmek için anlatmak, saatlerce konuşmak ve dinlemek gerekmezmiş meğer sadece hissetmek yeterli imiş dedirtir insana bu film.kurgu,oyuncuların yeteneği,anlatım çok başarılı.bu filmde öğrenilebilecek çok ders,keşfedilecek çok duygu var...
    "hepimiz kilitlerimizi açacak kişiyi bekleyen birer boş eviz!"

    (ağır hasarlı, 01.02.2008 13:47)
    (ağır hasarlı, 01.02.2008 13:58)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil