|
|
- ütmek fiilinin ilk çıkış noktası.eskilerin vazgeçilmeziymiş.devir değişti e tabi çelik de değişti (bkz: taso)
- (bkz: kapçık)
- (bkz: misket havası)
(viola, 25.01.2005 02:02)
- (bkz: eldişlik)
- (bkz: ayna misket)
(bkz: ayna kuyruk)*
- bütün düğünlerin vazgeçilmez türküsü ve oyunudur. oyunun üç önemli bölümü vardır:
1) duruş
2) yürüyüş
3) sekiş
düz oyun grubuna girer ve düz oyunların hiçbirinde vücut sallanmaz, eğilinmez ve çökülmez. baş sürekli dik tutulur.
türküsüne gelince...
aslında yıllar önce yaşanmış bir aşkı anlatmaktadır. efe yavuklusunun al al yanaklarını misket
elmasına benzettiğinden ona bu ismi vermiştir*. sevdiceğinden ayrılan delikanlı gönlündeki ateşe su serpmek için bağlamasına sarılır ve şu türküyü yakar:
güvercinim uyur mu?
çağırsam uyanır mı?
misket orda ben burda
buna can dayanır mı?
a benim aslan yarim
dağlara yaslan yarim
dağlar cefa götürmez
sineme yaslan yarim
güvercin uçuverdi
kanadın açıverdi
eloğlu değil mi?
sevdi de kaçıverdi
a benim hacı yarim
başımın tacı yarim
eller bana acımaz
sen bari acı yarim
caminin ezanı yok
içinin düzeni yok
çok memleketler gezdim
misketten güzeli yok,
yılan aktı gazele
gönül düştü güzele
vallah billah kıyarım
yarim ile gezene.
oy farfara farfara
ateş düştü şalvara
ağzım dilim kurudu
kız yalvara yalvara
caminin ezan vakti
içinin düzen vakti
ben misketi kaybettim
sonbahar gazel vakti.
üzüm dengi yıkıldı
şarap suya sıkıldı
verin benim yarimi
benim canım sıkıldı.
ördek gölde süzülür
inci mercan dizilir
açma misket göğsünü
hastamız var üzülür.
daracık daracık sokaklar
kızlar misket yuvarlar
kızlar koca bulmuyor
kocaman kocaman karılar.
havuz başı, su başı
ben istemem yüzbaşı
olursa müşir olsun
dosta düşmana karşı
yılan kaydı kamışa
su neylesin yanmışa
mevlan sabırlar versin
yarinden ayrılmışa.
http://www.discoverturkey.com/...(viola, 26.05.2005 16:41 ~ 16:46)
- bir zamanlar deterjanların içinde aradığımız çocukluğumuz oyuncağı.dizlediğimiz toprakta bıraktığımız çukurlar,tırnaklarımıza birikmiş kum taneleriyle rengarenk bilyelere olan hevesimiz...hepsi geride kaldı...sanal oyuncaklarla avutmaya başladık kendimizi...
- (bkz: şeytan'ın misketleri)
- (bkz: baş)
(bkz: başaltı)
(bkz: gaflik)
(bkz: kapış)
- (bkz: kapış yapma teknikleri)
- benim için anlamı büyük olan, esrarengiz, eğlenceli, farklı, renkli, deli bi şeydir misketler. hala saklarım hepsini, çook çeşitli oyunlar yaratmışımdır küçükken, hala alıp getiren olsa bi çocuk gibi sevinirim. hep birini kırıp açmak istemişimdir ama kıyamadım hiç bi zaman...
çekirdek bir ailenin bireylerini görüyoruz oturma odasında; anne örgü örmekte ablalar ders çalışıyor, baba tvde, küçük çocuk başka bi dünyanın içinde çünki onun misketleri var, odanın ortasına koyduğu yastığına yatıp tavandaki lambaya tutarak renklerinin içinde kaybolduğu misketleri...
- ömrüm boyunca bunlar ile oynanan oyunun erkekler sokakta oynarken "5lik dik" "bu 3lük" gibi terimlerine anlam verememiş ve hala merak etmekteyimdir.
benim ilgilendiğim kısım, hepsini bir poşete doldurup şıngırdırtmakla ilgili olan kısmıydı. garip bir dinginlik verirdi o ses.
ve ayrıca türkü olanının "güvercin uçuverdiiiiiiiiiii" diiye uzatılarak söyleneen kısmı köy düğünlerinde insanları bir sean paul konserindeymişçesine çoştururur, izlemesi acaip zevk verir.
- müzeyyen senar tarafından bir kısmı şöyle seslendirilmiştir.
güvercin uçuverdi
kanadını açıverdi
ah ülen ah ahhh!
elin oğlu değil mi amon..
piliç gibi kızı bırakıp kaçıverdi(venom, 07.09.2007 18:53)
- küçükken bizdeki ismi bilye idi...cumartesi sabahları .ocukların erkenden sokakta toplanmalarının sebebiydi....bir uçtan diğer bir uca kadar dizilir bir baş seçilirdi...eğer oyunculardan biri bu başı vurdukları zaman bütün bilyeler onun olurdu yani diğerlerini üterdi....
- bizim evin halleri adlı milyonlarca bölümdür devam eden dizide yer alan bir karakterdir.
- bizim köyde kendilerine doni denirdi. ufakken bütün mahalle çocukları çıkar; herkes evden riske ettiği kadar doni yi çıkartır sokağa gelir. donilerden bir baştan başa dizilirdi işin en önemli kısmı baş seçmekti. bizde sağ ve sol taraf yoktu. bi tarafta komşunun arabası olurdu. "arabadan yannı" veya "galdırımdan yannı" olarak iki seçenek olurdu. sonra başı vuran bütün donileri üterdi. lakin biz o misket çağına tam yetişemedik. tam millet misketten sıkılmışken, piyasaya tasolar çıktı. bizi kurtardı.
(omega, 07.09.2007 23:17 ~ 09.09.2007 22:41)
- (bkz: taso çıktı mertlik bozuldu)
(omega, 07.09.2007 23:30 ~ 09.09.2007 22:41)
- kuzey kıbrıs'ta iseniz onun adı pirillidir.
- eski bir ayakkabı kutusunda futbolcu kartları ve tasolarla beraber hala sakladığım, iki parmağımın arasında tutup çevire çevire renklerine hayran olup bakakaldığım, çocukken nasıl yapıldıklarını hep anlamaya çalıştığım harika şeylerdi.
yeri geldiğinde tek başıma oynardım saf saf. bazen de hayali bir arkadaş yaratır gibi ikimize eşit sayıda misket verip bir onun adına bir kendi adıma vururdum. ne günlerdi be.
bir zirve yapılsın isterim şöyle, kumluk boş bir arazide misket oynasak falan çocukluğa dönüş adına, hatta tasolarımı da alıp geleceğimdir.
- (bkz: ankara havası)
- ankaranın tarihi mahallelerinden birisidir. yuksek bi tepeye kurulu olduğundan mahalleye çıkmak için uzun ve dik merdivenleri tırmanmak gerekirmiş..
(rasko, 15.05.2008 19:52 ~ 12.08.2008 00:53)
- ankara misket. ankara'da düğünlerde fiks çalınır, çalınmazsa kavga çıkar.
- para verip alanların aşağılanmasına sebebiyet veren, çocukluğumuzun mücevherleri.
(g o d, 13.09.2008 11:12)
|