adamın izleyeceği varsa da artık izlememesine sebep olacak eylem. spoiler tadında piç eden tiplere rastgelirseniz lost izleme ihtimalinizi de ortadan kaldırırlar sakınınız.
-oğlum şimdi bir uçak var, düşüyor. sonrasında yolcular ıssız bir adada mahsur kalıyor.
+aa ben izledim lan onu sinemada.
-sinemada mı?
+evet. tom hanks var dimi başrolde?*
bilmeyenin hayata bakış/anlayış durumuna göre değişik biçimlerde aktarılabilen bir eylemdir:
- bir uçak var işte, bir adaya düşüyo, 40 kişi kurtuluyo onların macerası anlatılıyor.
- ya işte bir uaçk düşüyor bi adaya. başrolde çok güzel bi kız var kate. bi de yakışıklı kahraman, efendi doktor jack. sanki böyle aşk olacak gibi görünüyo aralarında. ama kate gidip piç, fırlama sawyer'a veriyo, aklı da hala jack'te...
- ana eksende düşen bir uçak ve kurtulan 40 yolcunun hayatta kalmak ve kurtulmak için yaşadıkları anlatılır. ancak izleklerinde gerçeküstü ögeler bulunduran; yaşamla ölüm arasında; ölüm sonrasına göndermeler yapan; kişilerin geçmişleriyle gelecekleri ve şimdileri arasında gelgitlere sahne olan bir dizidir. kişilerin hem çevreleriyle kurdukları ilişkiler ve biçimleri hem de kendi içlerinde yaşadıkları sorgulamaları, hesaplaşmaları söz konusudur....
sezon bir bölüm bir, açılış sekansı,jack yerde yatıyor,gözlerini açar ve bilmeyen biri sorar "lost bu mu?". o kadar alışmıştır ki bu sorulara türk dizilerinden "gümüş hangisi?","aliye bu mu?". bir de devam ettirir "lost bu çocuk mu? aaa çok yakışıklıymış" ne anlatacaksın ki artık bu kişiye..söyle bütün hikayeyi olsun bitsin (bkz: bruce willis aslında ölü)
bir de çok bilmişe lost anlatmak vardır ki o çok daha sinir bozucudur. efendim niye bu kızlar hiç ağda yapmıyolarmış,bu kadar zaman kimse mi sevişmez miymiş,bu kadar yiyeceği nerden buluyolar,yok artık sigara bile içti adamlar,böyle devam eder ve en sonunda insan lost un anasını sikeyim kıvamına gelir.
tabi ileri bölümlerde olan arkadaşlarınızın sizi "bu kate varyaa neyse söylemiyim hadi kendin izle","abi bu john locke serefsiz çıktı aa sen daha gelmedin di mi o bölüme pardon ya" gibi bilmeyen bana lost u anlatmaya çalışmaları da bir hayli üzmektedir
üçüncü sezonun bitmesine karşılık izleyenlerin bile daha bir halt anlayamadığı ve birçok soru işaretiyle kaldığı düşünülürse, hiç bilmeyene anlatmak felakettir. sadece birinci sezonu izlemiş biriyle bile ortak bir konuşmaya varamazsınız.. losttur dizi, cesur ve güzel falan değil ki..
+abi bi uçak bilinmeyen bir adaya düşüyo. 47 kişi hayatta kalıyo. adada yaşamaya başl..
-açlıktan ölüre unnar?
+yok yiyecek buluy..
-susuzluktan geberirler.
+suyu halletti...
-gurda guşa yem olura unnar..
+ambar bile patliyu da ölmüyülar lan!
-ne ambarı?
+ebenin..
kalkıp da bana anlatılmasını değil istemek anlatanı beyzbol sopamla kovalayacağım harekettir. ben beyzbol oynamıyorum ki lan ne beyzbol sopası. neyse anlatmasın kardeşim işte. hiç izlemedim izlemek de istemiyorum, sen kalkıp kime neyi anlatıyorsun. çok isteseydim sokak tezgahlarında cdleri gırla dolanıyor. gider alır izlerdim.
bak yine sinirlendim durduk yere. yaşlıyım ben. tansiyonum var, migrenim var. gelmeyin bana böyle şeylerle.
-uçak var, düşüyor adaya. ada ıssızmış ama meğer değilmiş. siyah bi tane duman var, sonra dünyanın yok olmaması için düğme var, düğme ambarın içinde, sonra ambarı yok ettiler ordan başka birşey buldular hop oraya geçtiler sonra zamanda geriye gittiler geri dönmeye çalıştılar,4 ayak parmaklı dev heykel var bi de, altında acayip bi adam var mistik böyle acayip. onu bunu bırak da hacı keyt de taş gibi ama of of..