olağan yüz hatlarıyla, sade mimikleriyle bir aktörün sadece imaj olarak başrol oynamasını ispatlayan bir kişilik bill. çenesi düşük adam rollerini bill murray'e verip bir alternatif jack nicholson karakteri yaratılmaya çalışıldı bir süre, sonra vazgeçildi "al kafana göre takıl bill" denildi. kenarda dursun, sandalyede otursun, figüran olarak konsun gene de o filme renk katar.
filmlerinde genellikle "birtakım şeylerin öyle olması" tavrını takınır. yanına gidip "bill, neden böyle oluyor dostum ? söylesene ha nerede hata yapıyoruz?" diyesiniz gelir. özellikle rushmore filminde çok zengin olmasına rağmen mutsuz olması ve lost in translation'da ünlü ve zengin olmasına rağmen yine mutsuz olması hem onu teskin etmek istememe neden olmuştur hem de beni birden bir hüzünbaza dönüştürmüştür. ne zaman filmlerini izlesem "neden bill, ha neden?" diye efkarlanırım zaten.