|
|
- bilkent üniversitesi kampusunde yaşanmış veya yaşanmış olduğu iddia edilen olaylardır. gerçeklikleri hakkında kesin bir bilgi yoktur.
yanyana parketmiş iki ferrari'nin üzerine bir helikopterin iniş yapması çok fazla bilinen bir bilkent efsanesidir.
hatta efsaneden öteye de gidememektedir. yalandır safsatadır.
(bkz: ukteydim doldum)
- bu ise bilkent dolaylarında hala anlatılan bir efsane olmakla beraber dolaylı yoldan bir arkadaşımın yapmış olduğu eylemdir.
psikolojik sorunları nedeniyle aşırı saldırganlık gösterebilen bu arkadaşım ayrıldığı kız arkadaşı kendisiyle barışsın diye önce kızın arabasının lastiklerini patlatmıştır. kız barışmayınca bu kez arabasının üzerine gümüş rengi bir boya döküp "seni seviyorum, beni bırakma" yazılı bir not bırakmıştır. hamın kızımız barışmamakta ısrarcı olunca da arabasını bir gece ateşe vermiştir. çıkan yangında 2 araba daha hasar görmüştür.
kızın şikayetiyle olay jandarmaya ve okul yönetimine intikal etmiştir. arkadaşın ailesi zararları ödemeyi kabul edince tutuklanmaktan kurtulmuştur bu zeki bünye.
ancak esas olay okulda karşısına çıktığı heyette gerçekleşmiştir.
heyet çocuğun yazılı savunmasını almıştır ve sözlü savunma için çağırır.
kendisi için ayrılan sandalyeye oturur ve ilk soruyu alır;
- neden arkadaşının arabasını ateşe verdin evladım söyle bakalım?
- söyliyim mi hocam?
- söyle...
(adamımız tam bu noktada ayağa kalkar ve...)
-bir kulunu çok sevdim
o beni hiç sevmiyor
kalbimi ona verdim
artık geri vermiyor
şeklinde şarkıya girer...
- (bkz: köpekler ve burslular giremez)
- insanları bilkent tercih etme aşamasında ciddi buhrana sürükleyen, oryantasyon için okula gittiğinizde herkese potansiyel manyak gözüyle bakmanızı sağlayan safsata zincirlemeleri.
hayır burslular ezilmiyor hatta el üstünde tutuluyorlar.
ve hayır burslular saçını iki yandan ören kezban tipli insanlar ya da inek gözlüklü tipler değil,sosyal yönlerini geliştirmeyi de biliyorlar.
ve hayır henüz hiç iki tane ferrari görmedim zaten 5 metrede bir hız kesici kasis olan yollarda ferrari kullanacak zihniyet varsa ona da burdan selam etmek istiyorum.
- bir kere bilkent'in kantin diye birşeysi olmadığından ve tabii ki otopark denilen şeyden bilkent'de bir sürü olmasından dolayı kesiş olduğu baştan belli olan efsaneler bütünü.tabii arada tek tük doğru olanlar da çıkabiliyor.fakat burslulara şöyle yapılıyormuş bilmem ne geyikleri tamamen saçmalıktır.türkiyenin en iyi vakıf üniversitesi olan bilkent üniversitesine atılmış çamurlardır bunlar.özellikle koç üniversitesinde okuyan arkadaşımla ettiğimiz muhabbetlerden sonra buna iyice karar vermiş bulunmaktayım.
- (bkz: lütfen helikopterinizi parka indirmeyiniz)
- bilkent'te ferrariler yarışıyormuş filan gibi şeyler de cuma gününe kadar efsaneydi bana göre. gerçi yarış olmasa da bir tane numunelik ferrari'yi okulun servis duraklarının hemen arkasındaki otoparkında görmüş bulunmaktayım. servisten iniyorsunuz ve mis gibi kıpkırmızı bir ferrari sizi karşılıyor. hatta ben, yalnızca bilkent'te değil hayatımda da ilk kez ferrari gördüğüm için, usulca arabaya yanaşıp "kaç yapıyo bu" şeklinde içine de göz gezdirdim. vallahi güzel arabaymış ne diyim, allah sahibine bağışlasın.
- ''ne alırsan 100 ytl dükkanı varmış'' ın da içinde bulunduğu efsaneler bütünüdür.
(bkz: ne alırsan 1 ytl)
- bilkent sakinlerinin alayını mutant gibi göstermeye çalışanları da vardır bu efsanelerin. en son duyduğumuz, kuzeyli bir hatunun yerde 5 metre kar varken "üşümüyom kiii, bizim oralar buz gibi, buna soğuk mu diyosunuz kiii" diyerek çıplak ayakla gezdiğiydi. efsane yaratmanın da bir ölçüsü olmalı arkadaşım, marvel comics'e fikir üretmiyoruz burada.
edit: bulletproof diyor ki, böyle bir tip var ama yerde kar varken değil, sadece hava soğukken gördüm. kulaktan kulağa oynarsak olacağı buydu.
|