|
|
- dalga ile kıyının aşkını bilir misin?
öncesinden başlayıp, sonsuza giden dalga,
hep aşka kavuşma özlemiyle atılır kıyıya.
dalga; seven, kıyı; sevilendir.
dokunur parmaklarının ucuyla sevdiğine dalga,
ve döner hep geriye.
bilir kavuşamayacağını ama hep koşar kıyıya.
her bir dokunuşunda aşkına verir bedenini hesapsızca.
işte ben de seni böyle severim yar!
yar! bilir misin dağ başında açan uçurum çiçeklerini?
bilirler görülmeyeceklerini...
sevilmeyeceklerini...
koklanmayacaklarını...
okşanmayacaklarını...
ama inatla açarlar, aşkla, sevgiyle, özlemle.
hep beklerler gelmeyecek sevgilinin onu kucaklamasını.
işte ben de seni böyle beklerim yar!
yar! ipek böceğini bilir misin?
onun kozasının içinde ördüğü o ipliğe olan aşkını?
bilir o, ördüğü ipliğin kendisinin ölümü olacağını,
ama aşkına feda eder kendini.
öyle verir kendini yarenine korkusuzca.
işte ben de kendimi böyle veririm sana yar!
yar! ağaç ile meyvesinin aşkını bilir misin ?
meyvesini vermelidir ağaç, yeniden doğmak için.
öyle zorludur ki ayrılmaları.
verir meyvesini ağaç.
meyve tohum olur, tohum kök olur,
ve yeniden doğar ağaç kendi meyvesinden.
işte ben de böyle yar!
yok olmayı göze aldım, tekrar sende doğmak icin.
-alıntı-
|