|
|
- bir problemin çözümünde, veya gözlemlenen evrensel bir gerçeğin bilimsel modelinin oluşturulmasında izlenmesi gereken yöntemler bütünü. aşamaları şöyle:
-problem beilrlenir: ilk ve en önemli aşama. zaten problem yoksa çözüm de yoktur.
-otorite reddedilir: bu aşamada, kimi zamanlar öne sürülen ve gerçek olarak dayatılan zamanın bilimsel doğrularının bir kısmının doğru olmadığı düşüncesiyle hareket edilir. bu iş, belirlenen probleme göre yapılır. burada reddedilen otorite bağnaz düşünce yapısıdır. örneğin; dünya dönmüyor diyen engizisyonun hiçbir bilimsel dayanağı olmayan önesürümlerini reddetmek. eğer 2x2=4 eşitliğini reddederseniz o otoriteyi reddetmek değil, hıyarlık oluyor.
-ilk gözlemler yapılır. bunlar nicel ve nitel gözlemlerdir. neticeye etkisi olabilecek değişkenler belirlenir; bunların birbirleriyle olan etkileşimleri tanımlanır.
-gözlemler neticesinde bir veya birkaç hipotez öne sürülür.
-kontrollu deneyler yürütülerek hipotez ispata doğru götürülür.
-deneylerle doğruluğu ispatlanan hipotez, artık teori olmuştur.
burada en sık karşılaşılan soru şudur: bu tanıma göre evrim, nasıl hipotezken teori oldu? kontrollu deneyler nasıl yapıldı?
evrim için durum ve yöntem biraz değişiktir. her ne kadar evrim ve içeriği deneysel yöntemlere açık olsa da, deneylerin sonucu her zaman tartışmalıdır çünkü milyonlarca yıl süren bir değişimin laboratuvar ortamında irdelenmesi her zaman tartışmalara açık sonuçlar verir. evrimbilim bunun yerine paleontoloji, antropoloji gibi bilimlerin yardımına başvurmuştur. bu noktadan sonra deneyler yeniden devreye girer. yani; başka bir bilimin desteğini almak da bilimsel yöntemde ara basamak olabilir.
- bilimsel yöntem belirli bir ideolojiye ya da dogmaya dayanmak zorunda değildir. bilimsel yöntem gayet güzel uyumsuz olabilir. uyumsuz bilim nasıl olur onu da açıklamak iyi olabilir.
önce terimleri ve kavramları kendi amaçlarım doğrultusunda bükmeyi deneyeyim. burası işin hokus pokus kısmı ve sizi kıllandırmadan istediğim gibi tanımlar yaparsam tartışmada başarıya ulaşmam kaçınılmaz olur.
pozitivist yöntemi "bilinen ve bilinebilecek evren belirli bir düzene sahiptir ve bu düzenin bilgisine ulaşmanın en iyi yolu da bilimsel yöntemdir." varsayımına bağlı kalma olarak ele alalım. evrene dair bilinebilecek her şeyin bilimsel yöntem ile elde edilebileceği inancına güçlü pozitivizm dersek, her şeyin bilinemeyeceğini kabullenen ama en çok bilgiyi sağlayacak yöntemin bilimsel yöntem olduğunu kabul eden inanca da zayıf pozitivizm diyebiliriz. kabul ediyorum ki bu iki yaklaşım da en temelinde dogmatiktir. yani bilim ile ilgili olarak ifade edilen şu görüşlere pozitivizm için ben de katılmaktayım: "görünür alem, fenomenal varoluş bir düzenden ibarettir. ve bu düzen eger istenirse, düzenin kuralları tespit edilerek görülebilir" (lord of the words, @1625339).
ancak ne güçlü ne de zayıf pozitivizme kapılmadan da bilim yapmanın mümkün olduğunu iddia ediyorum. bilimsel yöntemin geçerli tek bilgi kaynağı olduğunu iddia etmeden, metafizik tartışmaların ve bilim dışı kaynakların kendi başlarına geçerli bilgi kaynakları olabileceğini kabul ederek ve bunların tanımları gereği her zaman bilim dışı kalacaklarını bilerek bilimsel yöntemi tutarlı bir şekilde kullanmak mümkün. evrene ilişkin nihaî bir kavrayışa, varoluşun altında yatan düzene ilişkin "gerçek bilgiye" ulaşma umudu olmadan bilim yapan insan uyumsuzdur. bu insan en az albert camus'nün neden sorusuna karşı sessiz kalan ve saçma bir ölümü dayatan evren karşısında bir karar vermesi gereken uyumsuz insanı kadar uyumsuzdur.
uyumsuz bilim adamı attığı adımların onu evrenin görünür örtüsü altında yatan gerçeklere yaklaştırdığı iddiasında bulunmaz. yeni gelen her teorinin eskilerine göre gerçeği daha iyi yansıttığı, gerçeğe daha yakın olduğunu düşünmez. ancak yadsıyamayacağı tek gerçek gelişen bilimin evrenin sorduğu sorulara daha yüksek hassasiyetle doğru cevaplar veriyor oluşudur. örnek olması açısından, uyumsuz bilim adamı, kuantum mekaniğini evrenin sırlarını aralayan bir kapı olarak değil, yaptığı deneylerde çıkacak sonuçları kendisine büyük bir hassasiyetle hesaplayabilen bir denklemler kümesi olarak görme eğilimindedir.
bu insanın herhangi bir dogmaya bağlı olduğunu, sorgulanamaz varsayımlardan yola çıkarak bilimsel yöntemi işlettiğini iddia edemeyiz. bilimsel yöntem dışında kalan bilgi kaynaklarını reddediyor olması kendi tercihidir ve bu tercih aşağıda verdiğim bakınızı takip ederseniz göreceğiniz üzere oldukça kısıtlayıcıdır, bunda şüphe yok. ancak aynı zamanda tutarlıdır da. tek derdi yaptığı hesaplar ile yaptığı gözlemler arasındaki farkı gidermek olan ve bu farkı giderecek teoriler peşinde koşan bilim adamı için bilimsel yöntemi izlemek ve metafiziği reddetmek son derece tutarlı bir yoldur. mucizelerin varlığını reddetmek insanı tutarsızlığa düşürmez.
(bkz: mucize makine)
|