bilim ve din   

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. din adamlarının çoğunluğunun bir araya getirebilirken, bilimdamlarının çoğunlukla bir araya getiremediği olgu topluluğu...
    (luccy in the sky with the diamonds, 13.02.2005 00:39)
  2. bilim dinden tamamıyla bağımsız olduğu zaman bilimdir.
    (napoleon, 13.02.2005 00:41)
  3. orta çağ avrupasında bilimdeki çoğu ilerleme kilisenin işine gelmediği için, bilim adamları afaroz edilmiş, işkence görmüş ve hatta öldürülmüştür. bu yüzden de avrupalı bilim adamları 'bilim dinden bağımsız olmalı' demek zorunda kalmıştır. hatta bu iki kavram zıt kavramlar olarak yerleşmıştır beyinlerde. bilimin reform ve rönesansla başladığını sanan bir kısım türk bilim adamı da bu durmu üzerine alınmış, ortaçağdan önceki müslüman bilim adamlarının hemen hepsinin aynı zamanda bir din bilgini de olduğunu unutmuş (ilk aklıma gelen (bkz: ibn-i sina)), bilim ve din birlikte düşünülemez deyivermiştir.
    (easy company, 14.05.2005 10:24 ~ 23:44)
  4. bilimin dinden bağımsız olmasının sebebi dinin bir inanç sistemi olmasından kaynaklanmaktadır. bilimde inancın değil, ispatların yeri vardır. sonuçta bilim adamları da insan olduğu için herkes etki altında kalabilir. bu sebeptendir ki bilim tamamıyla dinden ayrı olmalıdır, her hangi bir etki altında kalmadan çalışmalar sürdürülmeldir. vakti zamanında çalışmalar yürüten müslüman veya hıristiyan din ve bilim adamları aynı kişiler olabilir ama bu şuan doğrusunu bildiğimiz bir şeyi sürdürme gereği vermez..
    (napoleon, 16.05.2005 09:34)
  5. bilim gözlemlere dayanır, algılarımız ışığında elde ettiğimiz verilerle ilgilenir. bilimin bulduğu şeylerin gerçek olup olmadığı bilinemez, çünkü gerçek bizim algıladığımız gibi olmayabilir. ancak algıladıklarımızın gerçek olduğunu varsayarsak o zaman bilimsel veriler de gerçektir sonucuna varabiliriz.
    din ise bir inanç sistemidir, şahsi fikrimce gerçekliği kanıtlanabilir bir dinin varlığı mantıklı değildir, bu inanç sistemi açıklayamadığımız daha doğrusu kanıtlayamadığımız bilgilere açıklık getirir, tanrının varolması gibi.
    bilim dinden bağımsızdır, din de bilimden bağımsızdır; bu dinin bilimi reddettiği anlamına gelmez, ayrıca bilimin dini çürüttüğü anlamına da gelmez. ikisinin de felsefede ayrı yerleri vardır.
    (raiser, 16.05.2005 14:26 ~ 01.02.2008 15:29)
  6. mezar başında kur'an okuyup karşılığında para alan imamıyla, meclise türbanla giren gerzeğiyle, arkasında üç ninja gezdiren sarıklı amcasıyla bugünün türkiye'sinde birbirinden mümkün olduğunca uzak durması gereken iki kavram.

    biri körü körüne bağlanmaya dayanırken (dogma) diğeri mantıksal sorgulama süzgecine (bilimsel yöntem) dayanır. birbirlerine hizmet etmeleri olasıdır belki; ama mümkünse bugün değil.*
    (adyingwish, 16.05.2005 14:38)
  7. dinin kuralları vardır. inanca dayanır.
    bilim, doğası gereği bütün kural ve inançları reddeder.
    bütün sorun buradan kaynaklanır.

    bilimin bilimsel olabilmesi için her türlü kuralı reddetmesi "gereklidir".

    - bu neden böyle?
    + işte / yaradandan ötürü / allah'ın işine akıl sır ermez / bilmiyorum artıı araştırmıyorum

    gibi bir durum bilimsel olarak kabul edilemez olduğundan, inancın bilim dışında kalması gereklidir.
    bilim adamlarını dinsizlikle suçlayan yobazlar neyin kavgasını yaptıklarından habersizdirler.
    bilim ve dini karşı karşıya getiren en bilindik konu ise evrim teorisidir.
    yaradılış, bir inanç olduğundan bilimsel araştırmalar içerisinde yer alamaz.
    bırakın araştırsın bilim adamları.

    (şahsen gen yapısı ve sayısı farklı olan maymundan evrildiğimize inanmıyorum çünkü aynı mantıkla pek güzel bir şekilde sümüklü böcekten de evrilmiş olabilirdik. ayrıca neden illa evrildik ki? madem en başta maymun vardı, bizim atalar da olamaz mı aynı zamanda?! sesli düşünüyorum...)
    (mavio, 09.09.2005 17:02 ~ 21.04.2006 14:31)
  8. din'e göre bilim bir ispat aracıdır aynı zamanda.
    (azwepsa, 09.09.2005 17:05)
  9. biri mersine giderken diğerinin tersine gittiği ikili.
    (all of nothing, 09.09.2005 18:47)
  10. bilimsel bir takım olgularda objektiflikten ziyade kesin sonuclara varmada ve maksimum bilgi için din bilime göre en büyük tabudur.ne yazıkki dinden uzak bilim kişi ya da şahısların birazda kendi egolarının dönme dolabı olmaktadır.din ve bilim bu noktada birbirinden ayrılır.din bilimde bir tabu değil ilham kaynağı olarak görülmelidir.
    (great dilemma, 09.09.2005 18:56 ~ 18:56)
  11. detaylı bilgi için:
    (bkz: bertrand russell)
    (cabbar, 10.09.2005 02:37)
  12. birisi gerçeğe, deneye, gözleme, kurallara, akıl yürütmeye dayanırken; diğeri ise bir takım inanca dayalı olguların varlığını kabul eder. durumun böyle olması da çelişmeleri, tartışmaları getirir.
    (scully, 18.10.2006 22:50)
  13. sürekli birbirlerini yalanlamaları için uğraşılan iki önemli olgu. birbirleri ile açıklanmaları mümkün değildir ya da birbirlerini doğrulamaları ya da yanlışlamaları. din hiç bir kanıt olmasa bile gönülden inanmaktır. sormadan soruşturmadan, neden diye sormadan. bilim ise sorgulamak, araştırmak, cevaplar bulmaya çalışmaktır. bana göre ise aynı hikayenin iki farklı anlatıcı tarafından anlatılmasıdır.
    (chrystal, 18.10.2006 23:08)
  14. (bkz: teoloji)
    (azwepsa, 18.10.2006 23:10 ~ 23:12)
  15. albert einstein bu konuda da karizmasını konuşturmuştur:

    "science without religion is lame, religion without science is blind."
    (dinsiz bilim topal, bilimsiz din kördür)

    üstüne konuşmaya gerek yok...
    (finch, 18.10.2006 23:32 ~ 23:32)
  16. bilim gerçeği ararken, din "gerçek budur" der.
    (ayqch, 19.10.2006 01:32)
  17. (bkz: din ve bilim)
    (skuba, 20.10.2006 05:09)
  18. allah, kitabında şöyle sesleniyor kuluna: "görmüyor musun ki allah gökten su indirdi. biz onunla türlü türlü ürünler çıkardık. dağlardan da beyaz, kırmızı çeşitli renklerde katmanlar var, simsiyah taşlar da var." (fatır-27) ve devam ediyor: "allah'a karşı ancak; kulları içinden alim olanlar derin saygı duyarlar" (fatır-28). yani diyor ki, ancak bilen bir insan allah'ı ve mucizesini daha iyi anlar. (ben de kendi adıma özellikle biyoloji veya tıp bilimi ile uğraşıp hala allah'a inanmayanlara hayret ediyorum) allah kitabında böyle söylerken elçisi de "ilim müslümanın yitik malıdır, onu nerede bulursa gider alır" der. "ilim çin'de dahi olsa gidip alın" der. "iki günü birbirine eşit olan zarardadır" der. allah'ın elçisinin sevgilisi insan da "bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum" der.

    bunlar hep denir de peki neden müslümanlar bu yitik mallarını bir türlü bulamıyor? müslüman oldukları için mi? aksine hakkıyla müslüman olmaya çalışmadıkları için. sadece fatır suresinin 28. ayetini hakkıyla idrak eden bir insan nasıl hala bir alim olmak istemez şaşıyorum?
    (easy company, 20.10.2006 10:57)
  19. bu konunun başka bir boyutu da bilimin mantık ve araştırmaya, dinin ise sadece salt inanca dayandığı safsatasıdır. bunu söyleyenler bilim dünyasının ne kadar içindeler merak ediyorum. ve bilim dünyasının içinde olmayı birkaç belgesel seyredip, gazetelerin bilim eklerini ve popüler bilim dergilerini takip etmek sanıyorlarsa bir daha düşünsünler.

    hakkında en çok şey bildiğim din olan islam hakkında konuşacağım elbette. ve bunlar sadece kişisel görüşlerim. ne ahkam kesiyorum, ne fetva veriyorum. islam salt inanca mı dayanır? islamın özü şudur. herkes işin en başında yaratıcının varlığına inanmakla sorumludur. bu inancın da iki türü vardır. taklidi iman ve tahkiki iman. taklidi iman, sadece başkalarından öğrenilenlere dayanan imandır ve tahkiki iman kadar makbul ve sağlam değildir. tahkiki iman ise allah katında en değerli imandır. tahkik sözcüğü arapçada soruşturma anlamına gelir. yani tahkiki iman sorgulayarak, kafa yorarak kazanılan imandır, körü körüne bağlanarak değil. peki neyi sorgulayacağız? elbette ki herşeyi. evreni sorgulayacağız, insanı sorgulayacağız, taşı sorgulayacağız, hücreyi sorgulayacağız, atomu sorgulayacağız, ve ben "allah'ım! eşyanın hakikatini bana göster" diye dua eden bir peygambere inanıyorum. eşyanın hakikatini görme çabası her müslümanın işi olmalıdır. buna da bizim orada bilim diyorlar.

    gelelim işin bilim boyutuna. modern bilimin düştüğü en büyük yanlış anlaşilma bilimin dinden tamamen bağımsız olması gerektiğidir. bilim seküler olmalıdır denip kestirilip atılıyor. bu en az bilim müslüman olmalıdır, bilim hıristiyan olmalıdır, bilim şaman olmalıdır demek kadar saçma bir iddia. bilim seküler olmalıdır demek, en baştan bilimi bir kalıba sokar, benim tanrıyla işim olmaz diyerek sınırları belirler ve bu aslında bilimin değil bilimcilerin görüşü olur. tarihsel veriler de gösteriyor ki bu şekilde düşünmeden de bilimin alası yapılabilmektedir. bilim insanı her hangi bir dine mensup veya tanrı tanımaz olabilir. peki bir tanrıya inanmak soru sormaya engel midir? tevekkül ve teslimin arkasına sığınarak bilim yapmaktan kaçınan, "eşyanın hakikatini sorgulamayı" yaratıcının kudretini sorgulamak sanan bir bilimci varsa muhtelif organlarımla gülmaketen başka bir şey yapamam onun için.

    bilimin ikinci büyük hatası ise kanıtlanabilirlik, ölçülebilirlik, nedensellik bağıntılarıyla açıklanabilirlik, deneyle tekrarlanabilirlik gibi olgularla kendisini sınırlandırmasıdır. bilimin bu kadar yavaş ilerlemesinin sebebi budur. newton'un ünlü bir sözü vardır. "metafizikten kendinizi sakının" metafizik nedir peki? kanıtlanabilirlik, ölçülebilirlik, nedensellik bağıntılarıyla açıklanabilirlik, deneyle tekrarlanabilirlik çerçevesine sığmayan şeyler. bilim bunları daha en baştan yok sayar. bilim tarihine bakarsanız bilim %99 ileri gitmiştir. peki zirveye ulaşabilmiş midir? hayır. bilimin güzelliği budur. hiç bir zaman zirveye ulaşmayacak olmasıdır. peki hal böyleyken nasıl bazı şeyler katiyetle bilim dışı ilan edilebiliyor. newton'un zamanında metafizik olarak algılanan çoğu şey bugün günlük hayatın içinde. belki de bilimciler newton'un dediği gibi metafizikten sakınmasalardi bahsettiğim şeyler çok çok daha erkenden günlük hayatımıza girmiş olacaktı.
    (easy company, 20.10.2006 12:56 ~ 13:03)
  20. son zamanlarda akp hükümeti tarafından yapılan yasadışı atamalarla tübitak üzerinden bir araya getirilen iki farklı olgu. geçen sene ilk defa dinin bilim üzerindeki etkileri ve faydaları ile ilgili bir konferans düzenlemişti tübitak. yakında resmi yayın organı bilim ve teknik dergisini raflarda ilim ve teknik adıyla görürsek şaşırmayalım.
    (camel, 28.10.2006 13:00)
  21. bilim bir yoldur, sonu yoktur. bilim tamam buldum demez. şüphe duyar, soru sorar, mecvut cevaplarla asla yetinmez. aynı konu için binbir deney yapılır, gözlem, araştırma, neden, çünkü cevaplar yetmez, şüphe hiç bitmez. bu bir zihniyet, bir dünya görüşüdür. gerçeği aramaya, gerçeği bulmaya adanmış bir zihniyet.

    dinin özünde ise inanç vardır. sormadan, sorgulamadan sadece inanmak.

    pek tabi ki bu iki kavram birbirine taban tabana zıttır.

    aksini iddia edenler için basit bir soru:
    kutsal kitaplarda yazanları sorgulayabilir misiniz? objektif bir şekilde, cevabı önceden kabullenmeden ve sadece ve sadece gerçeğe ulaşabilmek amacıyla
    (sui generis, 17.06.2007 02:59)
  22. bertrand russell 'a ait dinbilim ve bilim arasında yüzyıllarca süre giden çekişme üzerine yazılmış önemli bir toparlama. kitap, kopernikus'çu devrim, evrim teorisinin algılanışı, cincilik ve tıp, ruh ve beden, gerekircilik, gizemcilik, kozmik amaç, bilim ve ahlak alt başlıklarında bu mücadeyi irdeleyerek, kısa bir tarih geçiti sunmaktadır. satır aralarında bertrand russell'ın kendi çıkarımlarına da rastlamak mümkün olup, sonuç bölümünde russell, günümüze dair geleceği(bugünü) de bu yönde etkileyecek olan önemli bir tespite yer vermiştir. dinbilimin bilimsel çalışmalara yöneltmiş olduğu zorbalıklara paralel olarak günümüzde zorbalığın kaynağı olarak görülen bilime bu kez ayırtedici bir tanımlama getirerek şunları söyler: "çağımızda bu tür zorbalıklara doğrudan doğruya boy hedefi olan bilim, ekonomi bilimidir" bilhassa savaş sanayii düşünüldüğünde, pek de haksız bir tespit sayılmaz. kitap, büyük ölçüde ve özellikle ortaçağ hristyan dünyasının durumu düşünüldüğünde, bu eksende kaleme alınmış olup eserin devamı niteliğinde olabilecek diğer bir eserin muhtemel günümüz islam dünyası üzerinden ele alınabileceği bir eserin yazılması zorunluluğunu düşünür kafalara devretmiş bir yazın mirasıdır ayrıca. cem yayınevinden çıkan eseri hilmi yavuz'un türkçe tercümesi ile okuyabilirsiniz.
    (gülüsevdimdikenibattı, 08.07.2007 15:32 ~ 11.04.2008 14:07)
  23. fizikçi steven weinberg bir röportajda konu hakkında şuna benzer bir açıklama yapmıştı (aklımda kaldığı kadarıyla):

    "arap ülkelerinden birinde öğretim üyeliği yapmış arap kökenli bir arkadaşım vardı. oralarda bilimin halka çok fazla yayılmasını istemiyorlarmış. nedenini sorduğumda 'çünkü bilimin dinî duyguları aşındıracağını düşünüyorlar' dedi.

    kahretsin [damn]! elbette bilim dinî duyguları aşındırır! ve bu iyi bir şeydir!"
    (ali kamber, 20.12.2007 21:04 ~ 21:05)
  24. http://www.freethoughtpedia.com/...
    (anti nick, 29.12.2007 20:12)
  25. tom ve jerry işte. sırası yanlış oldu ama şimdi böyle. harf sayıları bile tutuyor aslında.
    (ördeklerindomatestabanfiyatlarınaetkisi, 28.01.2008 22:35 ~ 22:43)
 sayfa  / 2