|
|
- (bkz: otis abi)*
- ota boka çağırırlar. yok yazıcı alır onu kurarsın, web cam alır onu kurarsın hatta neyineyse kablosuz klavye alır onu da halledersin sonra bir de "bu msn açılmıyor bi' baksana" derler. deli ederler insanı. buradan karşı komşumuz arzu ablaya sesleniyorum "ben yokum artık kimbilir kafasını yiyorsun. 30 yaşına gelmişsin öğren artık şu lanet olasıca makineyi"
- komşu 3 tane bekar öğrenci kızsa ayrı, misal bir hamdi abiyse ayrı değerlendirmek gereken durum.
- komşu dişcidir ve bilgisayırı aldığının ertesi gün internete ortak olmak istemiştir öğrenci mileti olan hidro ve arkadaşları da ulan 3 kuruş daha az veririz verelim interneti ne de olsa biz gece giriyoruz adam gündüz girer bize de bir zararı dokunmaz denilir ve bir hatta dişci abimize verilir.
her şey güzel başlamıştır komşu dişcinin bilgisayarına ricası üzerine internet kurulur, antivirüs, msn gibi programlar yüklenir ve arkaya bakılmadan eve çıkılır,fakat dişci için her şey bitmemiş olacak ki arkadan çırak ile haber salmıştır hidro bi zahmet gelsede şu bilgisayara ayar verse, dişçi kırılmaz ve gidilir.
hidro:buyur abi bi sıkıntı mı var pc de
dişci abi:yav internete nasıl gireceğim
h: abi explorerdan gir tabi istersen firefox da kullanabilirsin o da iyi
dişci anlamsız bakışlar içerisinde bakar, durumu anlamış olmakla beraber
h: abi şunu tıklıyorsun şuraya da girmek istediğin sayfayı yazıyorsun
d: tamam anladım bi de sen bana oyun falan oynanan yerler varmış onları ayarlıyabilirmisin
h: tabi abi ne demek
d: bide film falan izliyebileceğimiz yerler
h: tamamdır hocam ben hepsini bulup sık kullanılanlara ekliyorum
her şey yapılır firefox indirilir, sık kullanılanlara mynet hesabı açılarak mynet eklenir, bir kaç film dizi sitesi eklenilir, msn hesabı alınır ve eve gidilir.
fakat kabus yeni başlamıştır ikinci öğretim olan hidro geceleri doğal olarak uyumayıp sabahları uyuyan bir insandır.
saat sabah 8 çivarı kapı hunharca çalınır zilin ve kapının sesi duyulmasına rağmen bir süre açılmaz fakat kapıyı çalan ısrarlıdır ve kazanır.
kapıyı çalan dişcinin çırağıdır ve hidroyu çağırıyordur.
hidro 2-3 saatlik uykusundan kaldırılmasının siniri ile yarı uykulu dişcinin yanına iner.
h: abi hayırdır
d: buyur bi çay iç
h: yok abi yeni yatmıştım da yine yatıcam gerek yok çaya sıkıntı neydi
d: yav sen bu bilgisayarı ayarladın ama bu bilgisayar interneti açmıyor
h: nasıl olur abi ben gece girdim çalışıyordu
d: google açmıyor
h: allah allah bi gidip bakayım acaba arkadaşlar kablo ile mi oynamışlar
eve gidilir ve internet kabloları kontrol edilir, modeme reset atılır her şey nizamidir.
h: abi her şey normal
d: gel bi bak bilgisayara internet yok diyor
h: pc ye bakılır ve gerçekten girmediği görülür fakat biraz dikkatli bakınca dişci abimizin google yerine eksik o lu gogle yazdığı görülür.
h: abi google ı yanlış yazmışsınız ondan girmiyormuş
d: hıım saol
h: rica ederim.
d: bi de şu antivirus zırt pırt bi kutucuk çıkarıyor
h: abi o registiration para istiyor ona gerek yok ben beleş kullanma süresi bitince gelir yenisini indiririm denilir ve eve yarım kalan uykuyu tamamlamaya gidilir.
fakat bu işkencenin ilk adımı olduğu bilinmez hidro için kara günler başlamıştır artık her gecenin sabahında kapı hunharca ve ısrarlı bir şekilde çalınır. dişci abimiz bir gün mynete girememiştir bir gün engellendiği için youtube a girememiştir her gün bu aksilikler ile baş edilir, taa ki diş sıkıntısı ile dişcinin eline düşene kadar, ağrıyan dişin çekilmesine verilen 40 ytl nin ardından bu devirde komşuluğun bi sike yaramadığının morfinsiz bir diş çekmeye verilen tam 40 ytl sonucunda anlaşılır bu işe pis bozulan hidro komşu dişciye msnden gönderdiği virüs ile pusuya yatar ve kendisine muhtaç olan dişçinin her türlü davetini çeşitli bahaneler ile gidilmeyerek intikam alınır.
daha sonra dişciye uygulanan piskolojik baskı neticesinde bu talihsiz komşuluk ilişkisi günlerce paha biçilemeyen uykudan edilme, ağrısı olsa da güzelim bir diş, nakit 40 ytl ve bi boka yaramayan saatler kaybı ile tekrar başlamamak üzere tarih olur.
- siz internet kafelerde süründüğünüz sıralarda bilgisayarın b'sinden anlamayan komşunun gidip bilgisayar alması komünist olma sebeplerindendir. hem sende olmasın hem de git zırt pırt elalemin bilgisayarının sütünü ver, altını değiştir, poposunu pışpışla... ha bunun bir üst modeli direkt dizüstü bilgisayarla meseleye girişen komşudur ki o da adamı arabesk yapar.
(bkz: adaletin bu mu dünya)
- bir de pc'yi aldıktan sonra elinde kağıtla birlikte size gelirler ki delirtir adamı. donanım özelliklerine bakar bakar küfredersiniz içinizden. bilgisayar cehaletine paralel bir donanımı olsa zaten içiniz gam yemez. para bok gibi ya, gider kralını alır mna koym. size de bakıp bakıp iç geçirmek kalır.
- (bkz: hep bilmeyenlerin olur zaten)
- o bilgisayarı en çok kullanacak olan kişi, bilgisayardan anlayan komşunun oğludur. buyursun, hayrını görsün.
- aynı apartmandaki ''bilgisayardan anlayan genç'' için had safhada boktan bir durumdur. hele komşunuz bilgisayarı aldığı yerden sonra tek yetkili olarak sizi görüyorsa, size ücretsiz teknik servis muamelesi yapması çok kısa bir zaman alır.
artık ''bunu açamadık, şunu takamadık, interinete giremedik, bizim çocuk bişeye basmış goruntü kaymış'' diye zırt pırt kapınızı çalan bir sapığınız olmuştur. gerekli talimatlar mümkün mertebe kapını önünden sözlü yahut yazılı olarak verilse de bazen bizzat bilgisayarı görmek gerekebilir. bu andan itibaren de acılı dakikalar başlar.
''internetler'' kesik olmamasına rağmen internete giremeyen bilgisayara el atmak üzere komşuya gidilir. salondaki en sıkışık köşeye kurulmuş bilgisayarın başına oturulur. 3 çocuklu çekirdek aile ile birlikte sülaleden de yaşlı bireyler ''maşallah, maşallah'' fısıltılarıyla sizi izlemektedir.
bağlantılar kontrol edilmek üzere masanın altında ücra bir köşeye atılmış kasaya yetişmek için domalınır. tüm sülaleye karşı çatalınız görünmektedir. sandalye ve masa bacaklarına dolanmış kablolarla uğraşma süreniz arttıkça beyninize kan toplanır.
en sonunda ''iki ucu da kasaya sokulmuş'' kabloyu söküp kızarmış, terlemiş biçimde masanın altından yeryüzüne çıkar, elinizdeki kabloyla salon halkını selamlarsınız. doğru bağlantıları kurup, modemin üstündeki ışık olaylarını anlayacakları biçimde ev halkına anlatırsınız. bağlantı kurulup, ip adresi alınmaya çalışırken modemin ışığı bir yanıp bir sönmektedir.
bu noktadan sonra film kopar. ev halkı çıldırmış gibi modemin ışığının her sönüp yanmasında '' aaaa söndü, tüh tüh, olmadı heralde, gitti gitti, a-aaaa geldi geldi, heey yandı, eyvah söndü, anam geldi '' şeklinde bağırmaya çığlık atmaya başlamıştır. siz tam ''anaskii, noluyo lan kaçsam mı evden'' diye düşünürken, çocukların öncülüğünde başlayan bu çılgın eylem, mönitörde google yazısının görünmesiyle son bulur.
- dubai'de bir süre çalışmış komşumuzun, klavyesi arapça olan laptop alıp bana :
- "kevser kardeşim bunun klavyeyi türkçeye çeviren program yok mu sende?" şeklinde sorular sormasına neden olan durum.
- (bkz: allahım neydi günahım)
- (bkz: fişi tak fişi)
- daha sonra vcd ya da dvd filmler almasıyla show must go on tadında gerçekleşen işkence.
- zerre sikimde olmayan durum. zira ben de bilgisayardan anlamam.
(bkz: have you tried turning it off and on again)
- devamlı yardım için çağırılmanız demektir.
- shift+delete ile silsen de gitmeyecek beladır.
- sonucu komşunuzun bilgisayarına sağlam bir hasar vererek komşunuzun bilgisayar tamircisine gitmesi ve sizi bir daha hayatı boyunca rahatsız etmemesi ile sonuçlanacak olaydır. yaşasın kötülük kahkahaları çınlar duvarlarda.
|